Haruki Murakami'nin 'Mesleğim Yazarlık' kitabını kimler okumalı?

Sevmek herkesin harcı değil. Yazmak da. Daha doğrusu "Ben yazarım" diyebilmek de. Herkes yazıyor ancak sadece 'yazar'lar 'yazar' olabiliyor. Peki bu işin sırrı ne? Japon yazar Haruki Murakami, 'Mesleğim Yazarlık' adlı denemesinde işte bütün bu meseleyi şahane bir şekilde anlatıyor...

Haruki Murakami'nin 'Mesleğim Yazarlık' kitabını kimler okumalı?

Bıçak sırtı bir yazar

Bıçak sırtı bir yazar

Haruki Murakami, son yılların tartışmasız en konuşulan, en popüler yazarlarından biri.





Murakami'yi sevenler çok seviyor. Sevmeyenler de hiç ama hiç sevmiyor. Bıçak sırtı bir yazar.

Nobel bahislerinde adı geçse de...

Nobel bahislerinde adı geçse de...

Adı her ne kadar Nobel Edebiyat Ödülü adayları arasında -ki biliyorsunuz adayları ancak 50 yıl sonra öğrenebiliyoruz- geçse de yıllardır bu ödüle kavuşamadı.

Takıntılar, metaforlar...

Takıntılar, metaforlar...

Nobel'le anılacak kadar nitelikli bir yazar olarak görülse de bir taraftan da 'bestseller' olma hali var Murakami'nin. Metaforları var. Olmazsa olmaz takıntıları, kedileri, caz müziği, makarnası var.

Yazmak isteyenlere tavsiyeleri var

Yazmak isteyenlere tavsiyeleri var

Bir taraftan popüler bir iş yaparken diğer yandan da nitelikli bir 'yazma eylemi'ni başarıyor Murakami.





'Mesleğim Yazarlık' adıyla yayımlanan son denemesinde de onun "İlerde yazar olmak istiyorum" diyen gençlere şahane tavsiyeleri var.

Korkularla yüzleşmek

Korkularla yüzleşmek

Satır satır altı çizilerek okunması gereken bu kitapta Murakami, yazma eyleminin her şeyden öte bir tutku ve daha da önemlisi korkularla yüzleşmek olduğunu ifade ediyor.

"Yazmak, karanlığın dibine inmektir"

"Yazmak, karanlığın dibine inmektir"

"Roman yazmak yüreğinizdeki karanlığın dibine dek inmektir" diyor. Bu korkutucu gelebilir kulağa ilk etapta. Ancak birçoğumuzun yaşaması gereken bir tecrübe. Mesele, yazabilmekte, ifade edebilmekte.

Yükleri sırtlayarak hafifletmek

Yükleri sırtlayarak hafifletmek

Yazar olmak ne demek peki? 'Korkularla yüzleşen, yüreğindeki karanlığın dibine inen, finalde de bütün yüklerini bir başka biçime aktararak, yüklerini sessizce sırtlayarak ortadan kaldıran, hafifleyen ve hafifleten' bir yazarlık portresi çiziyor Murakami.

İşte buna özgüven denilir

İşte buna özgüven denilir

Deneme kitaplarını önemsemiyoruz ama bize yazarlar hakkında çok şahane doneler veriyor. Murakami belli ki bir deneme kitabıyla kendi şifrelerini açığa çıkartmayı 'popüler gözükme kaygısı' gütmeden ortaya çıkartmış. İşte buna da özgüven derler.

Acıyı bal eyleyen herkes okumalı

Acıyı bal eyleyen herkes okumalı

Murakami bir gün Nobel Edebiyat Ödülü kazanır mı, bence zor. Ama kazanmasa bile dünya edebiyatını sıkı takip eden, yılda en az 100 kitap okuyan okuyucuların gönlündeki yeri ayrı. Haruki Murakami'nin 'Mesleğim Yazarlık' denemesini yazmayı, okumayı ve daha da önemlisi acıların bal eylemeyi bilen herkes okumalı...

 

can.sisman@milliyet.com.tr

Bu makaleye ifade bırak