Havva Öztel'in üzerinde 'Aleyna Tilki'nin annesi' baskısı mı var?

Aleyna Tilki'nin annesi Havva Öztel'in Instagram hesabında paylaştığı fotoğrafta kendini inceltmek isterken Amsterdam'ı yamultması dikkatlerden kaçmadı. Aslında konu fotoğrafla oynamak ya da oynarken amatör hatalar yapmak değil, sırf Aleyna Tilki'nin annesi olduğu için kusursuz olmak zorunda hissetmek... Ünlü ve güzel birinin annesi olunca kusursuz olmak şart mı?

Havva Öztel'in üzerinde 'Aleyna Tilki'nin annesi' baskısı mı var?

Sıradan birinin annesi olsa yapar mı?

Sıradan birinin annesi olsa yapar mı?

Aleyna Tilki ünlü olmasa, çoğu yaşıtı gibi okula gidip gelen, halktan, normal bir genç kız olsa; annesi Havva Öztel yine fotoğraflarında oynamalar yapar mıydı acaba?

Belki renk düzeltmesi, filtre gibi şeyler kullanırdı. Onları herkes kullanıyor.

Fakat fiziken daha ince ve kusursuz görünme çabası olmazdı muhtemelen. Ama şu anda oluyor. Çünkü o, milyonların sevgilisi Aleyna Tilki'nin annesi. Nispeten de genç bir anne. Kızından ötürü takipçi sayısı 70 bine ulaşmış durumda.

Fotoğraflarındaki yorumlarda "En az kızınız kadar güzelsiniz", "Aleyna, kızınız gibi değil, kardeşiniz gibi duruyor" benzeri yorumları görmek mümkün.

Birkaç sene önce her anne gibi normal hayatına devam ederken bir anda böyle övgüler duymak, insanda 'kusur olarak görülen' şeyleri örtme ihtiyacı doğurabiliyor.

Beğenildikçe beğenilme isteği

Beğenildikçe beğenilme isteği

Çok insani bir durum aslında. Öyle dalga geçmeye, 'fotoşok yapmış rezil oldu' gibi alaycı tavırlara gerek yok. Beğenilmeyi herkes istiyor fakat herkes buna ulaşamıyor. Uygun şartlar oluşup bu amacımıza ulaştığımızda da hoşumuza gidiyor. Okşanan egomuz devamlı okşansın, hiç kesilmesin, Allah'ım bitmesin bitmesin rüya istiyoruz.

Bu beğenilme durumunun sürmesi için de spor, diyet, kişisel bakımın tillahı, fotoşop ve daha nice ufak taktiği aniden hayatımıza sokuyoruz. Dünyanın en ünlü isimleri bile yapıyor bunu.

Belirli bir olgunluk gerektiriyor

Belirli bir olgunluk gerektiriyor

İnsanın herkes tarafından beğenilme isteği olgunlukla alakalı bir durum. Belirli olgunluğa ve doygunluğa ulaştıkça bu istek artık o kadar da önemli olmuyor. Tabii o olgunluğa ulaşmak da bir farkındalık gerektiriyor.

Beğenilme kaygısının bazı gereksiz ve zaman kaybı hareketler yaptırdığını gördüğünüzde "Ne gerek var?" diye sormaya başlıyorsunuz. Bu farkındalık da olgunlaşma sürecinin başlangıcı oluyor.

Gerçek aşkı bulmak ve aşırı ilgiden sıkılmak da olgunlaşma sürecini başlatabilir. Özellikle karşı cinse açlığın had safhada olduğu bazı ülkelerde böylesi bir sürecin daha sık görülmesi şaşırtıcı değil. Çünkü olay çoğu zaman 'masumane' iltifat etmekten çok 'şansını denemek'le alakalı oluyor.

Fotoğrafın orijinalini atınca da beğenildi

Fotoğrafın orijinalini atınca da beğenildi

Havva Öztel de farkına varmıştır, fotoğrafın orijinalini paylaştığında da benzer övgüler geldi. Çünkü o övgüleri yapanların 'kusursuz güzellik' arayışı yok. Onlar şansını deniyor. Hem de herkese karşı. Twitter'daki malum 'balıkçı ağı' görselinin de çıkış sebebi bu değil mi zaten?

Bu makaleye ifade bırak