13.08.2018 - 01:30 | Son Güncelleme: 13.08.2018-1:30 A-A+

HAYAT HER YAŞTA GÖRMEYE DEĞER!



Yaşlanmaya beraber ortaya çıkan görme sorunları, hayat kalitesini düşürüyor. Bu hastalıklardan korunmak için düzenli muayene şart!

Yaşlanma sürecinde hücre, doku, organ ve sistemlerde bazı değişiklikler meydana gelir. Genetik faktörler, yaşam biçimi ve beslenme alışkanlığı gibi faktörlere bağlı olarak bu değişimlerin etkisi, herkeste farklı şekilde ortaya çıkar. 65, genel olarak yaşlılığın başlangıcı kabul edilir. Metabolizmanın yanı sıra, vücudun arınma mekanizması da yavaşlar, hücre yenilenmesi azalırken hücre ölümleri artar. Tüm bunların bir sonucu olarak, duyu organlarında da doku bozuklukları meydana gelir. Yaşlanmanın etkilerini ilk gösterdiği organların başında gözler yer alır.

Kudret Göz İstanbul Başhekimi, Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Nail Sönmez, yaşın ilerlemesiyle gözde gelişebilecek hastalıklar hakkında bilgi verdi. Sönmez, göz sağlığını korumanın yollarını da anlattı.

Görme kalitesini düşüren ve kayıplara yol açan fizyolojik değişimler, sosyal hayata uyum sürecinde sorunlara yol açarak, psikolojiyi etkileyebilir. En sık karşılaşılan sorunlar arasında şunlar bulunur:

- Yakını görme zorluğu

- Göz altı torbaları ve göz kapağı düşüklüğü 

- Üst ve alt göz kapaklarında sarkmalar

- Göz kapaklarının dışa veya içe dönmesi

- Göz kuruluğu

- Katarakt

- Göz tansiyonu

- Sarı nokta

Göz kapaklarının dışa veya içe dönmesi: Gözlerde yanma, batma, ağrı ve kuruluk gibi birçok şikayete yol açar. Kirpiklerin tahrişi, enfeksiyonlara neden olabilir. Tedavi edilmeyen vakalar, ilerleyerek görme kayıplarını beraberinde getirebilir. Bu yüzden cerrahi müdahale gerekir.

Üst ve alt göz kapaklarında sarkmalar: Estetik açıdan istenmeyen bir görünüm oluşturmasının yanı sıra, görmeyi engelleyecek boyuta ulaşabilir. Bu durumda cerrahi müdahale önerilir.

Katarakt: Dünyadaki en yaygın görme kaybı nedenidir. Özellikle         60 yaş üzerindeki kişilerde rastlanır. Gözün doğal merceğinin saydamlığını yitirerek, matlaşması sonucu ortaya çıkan kataraktın ameliyatla tedavisi mümkün. Operasyonla işlevini yitirmiş mercekler yerine, gözün doğal yapısıyla uyumlu göz içi lensler yerleştirilir. Bu işlem, 10-20 dakika sürer.

Günümüzde katarakt tedavisinde uygulanan akıllı merceklerle hastalar hem yakın, hem orta hem de uzak mesafede net görüşe kavuşabilir.

Presbiyopi: 45 yaşından sonra görülmeye başlanan bir kusurdur. Göz merceği zamanla doğal esnekliğini kaybederek, yakın mesafeye odaklanma yeteneğini yitirir. Bunun sonucunda da kişiler gözlüksüz olarak yakını rahat görememeye başlar. Tedavisinde yine akıllı göz içi merceklerden yararlanılır.

Göz tansiyonu: Dünyada sık rastlanan kalıcı görme kayıplarının en yaygın ikinci nedenidir. Sinsi hastalık olarak da bilinir çünkü herhangi bir şikayete yol açmadan ilerler ve beklenmedik bir anda ani görme kaybına yol açabilir. Herhangi bir yaş döneminde görülmekle birlikte, özellikle 40 yaş üzerindekilerde daha sık rastlanır. Bir araştırmaya göre, 75-79 yaşlarındaki kişilerde glokom görülme riski, 55-59 yaşlarındaki kişilere göre iki kat fazladır. Glokomla mücadelede en etkili yöntem, düzenli muayene ve göz tansiyonunun ölçümüdür.

Sarı nokta: Tıbben makula dejenerasyonu olarak adlandırdığımız hastalık, en sık 55-60 yaş üzerinde ortaya çıkar. İlerleyen yaş, sigara kullanımı, uzun süre güneş altında kalmak, lipid kolesterol yüksekliği, ideal kilonun üzerinde olmak, genetik faktörler ve hipertansiyon, başlıca nedenleridir. 

Göz kuruluğu: Gözyaşı salgısı, erkek ve kadınlarda yaşın ilerlemesiyle azalır. Menopoz da göz kuruluğuna yol açtığı için daha sık rastlanır. Kornea tabakasında tahrişe neden olacağı için tedavi edilmesi gerekir. Aksi durumda, kalıcı hasarı beraberinde getirir.

BÖBREĞİ KASIĞINA NAKLEDİLDİ

Rabia Uçan’a şiddetli baş ağrıları nedeniyle migren teşhisi kondu. Ancak ağrıları geçmediği gibi, mevcut duruma 24/16 tansiyon şikayeti de eklendi. Genç kız, üç ay boyunca hastanede tedavi gördü. Bir böbreğinde damar tıkanıklığı tespit edildi. Uçan’ın böbreğine by-pass uygulandı ancak yüksek tansiyon şikayeti çözülmeyince, İstinye Üniversite Hastanesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi’ndeki Organ Nakli Bölümü’ne sevk edildi. Uçan’ın böbreği operasyonla önce dışarı alındı, tıkalı damarı bertaraf edildi ve organ kasığına nakledildi. Bir hafta sonra taburcu olan genç kız, tüm organlarını bağışladı ve şunları söyledi: “Hastalığımın tedavisi, kendi böbreğimin nakliyle mümkün hale geldi. Hayatı başkasının yapacağı bağışa bağlı olan sayısız hasta var. Bu zorlu sürece yakından tanıklık ettim.”

Böbrek ototransplantasyon adı verilen nakli gerçekleştiren İstinye Üniverisite Hastanesi Liv Hospital Bahçeşehir Organ Nakli Merkezi’nden Prof. Dr. Ayhan Dinçkan, ameliyat hakkında bilgi verdi: 

“Bu teknik, kişinin kendi böbreğindeki damar ya da üreter sorunu nedeniyle, organın çıkarılıp, problem çözüldükten sonra, tekrar vücuda nakledilmesidir. Hastamızın her iki böbreğinin atardamarında tam tıkanıklık vardı. Böbrek fonksiyonları diyaliz sınırına gelen ve hipertansiyonu nedeniyle dört çeşit ilaç kullanan Rabia’nın sağ böbreği laparoskopik yöntemle çıkarıp, tekrar yerine kondu.”

 

Aradığınız
Evi Hemen
Bulun!
araDetaylı Ara
©Copyright 2015 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.