14.03.2015 - 20:11 | Son Güncelleme: 14.03.2015-20:11 A-A+

HAYATA DAİR HEDEFİM VE PLANIM OLMADI

‘Mandıra Filozofu’ serisinin yönetmeni ve başrol oyuncusu Müfit Can Saçıntı’nın hayata bakış açısı oynadığı karakterden pek de farklı değil. Oyuncu, sadece hayal ederek isteklerine kavuştuğunu söyledi



MELiS GÜVENÇ

İlki geçen sene vizyona giren ve         1 milyon seyirciye ulaşan  ‘Mandıra Filozofu’ filminin devamı niteliğindeki ‘Mandıra Filozofu İstanbul’ sinemaseverlerle buluştu. Bu kez İstanbul’u ve İstanbullu’ları hedef alan filmin yönetmenliğini ve başrolünü üstlenen Müfit Can Saçıntı, hem yeni projesini hem de hayata bakış açısını anlattı. 

Sizi ikinci filmi çekmeye iten sebep gişe başarısı mıydı?
İlk filmimiz gibi ikincisini de gişe beklentisiyle çekmedik. İlk filmi yaptıktan sonra işler giderek büyüdü. Bu filmi ilk yaptığımızda sadece meraklısı gelsin dedik ve bu kadar ilgi göreceğini beklemiyorduk. Bizimle ortak fikirde olan seyirci sayısı az değilmiş.

 İkinci film daha komikmiş     doğru mu?
Bu filmin, genç seyirciye daha komik geleceğine inanıyorum. Bunun mimarı, senaryoyla Kemal Kuruçay ve Gülnihal Abla (Demir). Pek çok sahnede beraberiz ama Kemal Abi’nin olduğu sahneler     daha komik. Beklentiyi yükseltmek istemem ama daha derin sosyal mesajlar içeriyor. Ana konumuz, iş hayatında     çalışanlara dayatılan hedef kavramına     karşı olmak...

 Hem yönetmen hem de başrol oyuncusu olarak bir filmin altından nasıl kalkıyorsununuz?
Bu iş ustalarımızın zamanında zordu çünkü yönetmen çektiği şeyi görmek için günlerce bekliyordu. Şimdi sahneni çektikten sonra monitörün başına geçip, ne çektiğini görüyorsun. Zorlandık demek şımarıklık çünkü insanlar çok zor koşullarda çalışıyor. Diğer sektörlerde zorlananların     yanında bizimki ne ki?

‘Kravat ve ütüye karşıyım’

 Modern hayatın temposundan nasıl kaçıyorsunuz?
Modern hayattan ve bu karmaşadan kaçmak için illa bir tatil yeri, sahil gerekmiyor. Böyle şeylere ihtiyacım yok, çok şükür evim var. Hiçbir yere gitmeden evimin bir odasında bütün karmaşadan uzaklaşıyorum.

 Peki Müfit Can Saçıntı bu         hayatta nelere karşı?
Kıravata ve ütüye karşıyım çünkü çok saçma buluyorum. Liseden beri kravat takmam. Ütünün ne işe yaradığını kimse bana açıklayamaz. Herkes ütüden şikayet eder ama mecburmuş gibi yine de yapar. Ütülü bir şey giydiklerinde o gün hayatlarının tek gayesi ütüleri bozulmasın oluyor. Bir insan böyle bir amaç edinebilir mi?

 Sizce filmin bu kavramları     sorgulatmak gibi bir işlevi var mı?
Bana böyle bir işlevi var gibi geliyor. Zaten ‘Mandıra Filozofu’nun söylediği şeyler kimsenin bilmediği şeyler değil. Film, insanların tabiatında olanları söylüyor. Bir de insanlar artık bildikleri şeyleri bu hayat koşullarında düşünüp fark etmeye fırsat bulamıyor. Yani film, insanların unuttuklarını fark ettiriyor.

 Siz hiç kendinize hedef koydunuz mu?
Hedef koymak, insanı germekten başka bir işe yaramıyor. Büyük hedefler koymak yerine her şeye hazırlıklı olmaya çalışıyorum ki, başıma ne gelirse         gelsin hızlı ve doğru karar verebileyim.     Onun dışında ne hedefim ne de         planım olmadı. Ama hayal ettim ve     hayallerim gerçekleşti.

‘Birol Güven iyi iş çıkardı’

Her yerde patrona itiraz etme ve farklı fikirlerde olmak kolay değil. Ama Birol Güven ve şirketi çok demokratik. Fikir ayrılığına düştüğümüzde tartışabiliyoruz. Bunlar, birbirimizi zenginleştiren ve renklendiren şeyler. Kendisiyle çalışmaktan dolayı mutluyum. Filmde de bir patronu canlandırdı. Bu role 20 yıl boyunca patronluk yaparak hazırlandığı için iyi bir iş ortaya çıkardı. 

‘Saat doğamıza aykırı’

 Modern hayat kavramını nasıl açıklarsınız?
Ülkemizde insanlar belirli etiketler ve kavramlar üzerinden konuşuyor. Modern hayat dediğimizde herkesin anladığı şey aynı değil. “Modern     hayata karşıyım” dediğinizde gericilik olarak algılanabilir ama öyle bir şey yok. ‘Mandıra Filozofu’ çok ilerici biri. Hatta belki gereğinden fazla....
‘Mandıra Filozofu’ modern hayatın insanın tabiatını esir almasını eleştiriyor.
İnsanların teknolojiyi kullanmasında bir sakınca yok ama teknolojinin insanları kullanması çok fena. Mesela artık cep telefonu bizi kullanmaya başladı.

 Sizin modern hayata yaklaşımınız nasıl?
Benim teknolojiyi kullanmamda bir sakınca yok ama teknoloji beni kullanıyor mu diye zaman zaman kendimi sorguluyorum.

 ‘Mandıra Filozofu’yla benzerlikleriniz var mı?
Ruh olarak birbirimize çok benziyoruz. Yıllardır saat takmam. Saatin insan tabiatına aykırı, sonradan uydurulmuş bir şey olduğunu düşünüyorum. Saat denen şey insan doğasına uygun bir şey olsaydı saatle doğardık.

Etiketler
Bilgi YarışmasıBir ülkede hükümdarın yada padişahın egemen olması ne demektir?
Aradığınız
Evi Hemen
Bulun!
araDetaylı Ara
©Copyright 2015 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.