Hayatın acımasız gerçeklerini gösteren 7 psikolojik durum

İnsan psikolojisi apayrı bir bilim ve inceleme alanı olmasına rağmen, hakkında hala bilinmeyen çok fazla detay var. İnsan psikolojisi hakkında bazı acımasız gerçekler şöyle:

Hayatın acımasız gerçeklerini gösteren 7 psikolojik durum

1- Zamanla artan kaygı

1- Zamanla artan kaygı

Yaşadığımız yüzyılda ortalama bir öğrencinin hissettiği psikolojik kaygı ile 1950'li yıllarda akıl hastanesine yatırılması gereken bir hastanın hissettiği kaygı aynı miktarda.

Geçen her 10 yılda bir, hem yetişkinlerde hem de çocuklarda kaygı artıyor. Bunun bazı sebepleri var:

Sosyal kısıtlamalar eskisi gibi değil. Çok sık iş değiştiriyoruz, sosyal ve dini organizasyonlarda daha az bulunuyor; çok fazla yalnız kalıyoruz.

Zenginliği ve mükemmel ilişkiyi bir arada istiyoruz. Fakat ilişkiler konusunda gerçekçilikten uzak beklentilerimiz var.

En önemlisi ise, dünyanın tehlikeli bir yer olduğunu düşünmemize neden olan birçok kaza, savaş ve huzursuzluk haberi görüyoruz.

2- Bir insanı cinayet işlediğine ikna etmek için 3 saat yeter!

2- Bir insanı cinayet işlediğine ikna etmek için 3 saat yeter!

Kulağa garip geliyor ama psikolojik kaygıları yüksek olan bir insanı cinayet işlemediği halde işlediğine ikna etmek için 3 saat yetiyor.

Bunun için fiziki ya da psikolojik şiddete gerek bile yok.

Dostça sohbet edilen bir ortam yeterli.

İnsanla hatırlamaya çalışırken olayları her seferinde yeniden yazıyor. İkna edecek kişi, ikna edilecek kişinin hayatıyla ilgili kilit detayları bilirse, sohbet esnasında sahte fikirleri bu detaylara yedirerek, hatırlara yeniden yazma tekniklerini kullanarak o kişiyi katil olduğuna ikna edebilir.

Deneylerde de birçok insanın gençlik yıllarında hiç yaşamadığı bir saldırıyı ya da yaralanmayı hatırlarına eklediği görüldü.

3- Şarkı hafızası

3- Şarkı hafızası

Bazı şarkılara fazla anlam yüklüyoruz. Hayatımızın belli bir dönemini, belli bir olayı, günü ya da kişiyi anımsatabiliyor. Bu da bazı şarkıların insan hayatındaki kilit olaylarla ilişkili olduğunu gösteriyor.

4- Telefon kaybetme stresi ve terörist saldırısında hissedilen stres

4- Telefon kaybetme stresi ve terörist saldırısında hissedilen stres

Stres miktarının ifade edilebileceği bir birim yok. Fakat insanlar için en stresli olduğu düşünülen anlar, sevdikleri birinin ölümüne tanık olmak, hapis cezası almak ya da terörist saldırısına maruz kalmak gibi anlardır.

Buna rağmen garip bir şekilde akıllı telefonu kaybetmek ya da önemli bir trene-otobüse geç kalma hissi de insanlarda terör saldırısına maruz kalmakla aynı derecede stres oluşturuyor.

5- B planı başarı şansını azaltıyor

5- B planı başarı şansını azaltıyor

Yeni bir işe başlayacaksanız B, C, D planları yapmak ilk etapta makul gibi görünse de, aslında başarı şansını düşürüyor.

Tek bir seçeneğiniz olduğunu ve bu seçeneğin de en iyisi olduğunu bildiğiniz zaman ona sıkı sıkıya bağlanarak istediğiniz sonucu elde etme konusundaki şansı maksimuma çıkarabiliyorsunuz.

6- Mutluluktan korkan insanlar

6- Mutluluktan korkan insanlar

Çerofobi denilen 'mutluluk korkusu' aslında iyi bir şey yaşayan insanın hemen ardından başına kötü bir şey geleceği düşüncesinden kaynaklanıyor.

Bu sebeple bazı insanlar mutluluktan kaçıyorlar.




İçe dönük olan bu insanlar parti, eğlence, etkinlik gibi aktivetelerden uzak duruyorlar; çünkü mutlu olma ihtimali bile onları korkutuyor.

Mutlu olmanın kötü sonuçlar doğuracağına inanıyorlar.

7- Fon müziği yaratıcılığı düşürüyor

7- Fon müziği yaratıcılığı düşürüyor

Kişiden kişiye değişse de, yapılan birçok uygulama ve test sonucunda insanların fon müziği olan mekanlarda yaratıcılık potansiyellerinin altında kaldığı gözlemlendi.

Özellikle işiniz yazmaya bağlıysa, bu durum kendini daha çok ortaya çıkarıyor.

Bu makaleye ifade bırak