Ankara

Yerel Haber
24 Ocak 2019 - 14:22

"Hayvan Hakları Çözüm Çalıştayı"

TBMM Çevre Komisyonu Başkanı ve Trabzon Milletvekili Muhammet Balta:"Hem çevre hem insan hakları hem hayvan hakları, genel manada partiler üstüdür, siyaseten malzeme edilecek bir mesele değildir "Kamu Başdenetçisi Şeref Malkoç:"Göçmen kuşların ihtiyacını karşılamak için vakıflar kurmuş bir medeniyetin insanlarıyız. Ama şimdi bir bakıyoruz ki hayvanlara işkence yapılıyor, kolu bacağı koparılıyor, fena muamele yapılıyor. Sevindirici olan da şu; bunun yanında çok merhametli insanlarımız var" TBB Başkanı Metin Feyzioğlu:"Bir cana yapılan eziyetin, kabahat suçu, para cezasıyla cezalandırılan bir suç olması, gerçekten bize yakışmıyor. Bir cana yapılıyorsa bunun hapisle cezalandırılması lazım"

ANKARA(AA) - TBMM Çevre Komisyonu Başkanı ve Trabzon Milletvekili Muhammet Balta,"Hem çevre hem insan hakları hem hayvan hakları, genel manada partiler üstüdür, siyaseten malzeme edilecek bir mesele değildir." dedi.

Balta, Kamu Denetçiliği Kurumu (KDK) tarafından düzenlenen "Hayvan Hakları Çözüm Çalıştayı"nda konuştu.

KDK'de düzenlenen çalıştaya, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, TBMM Çevre Komisyonu Başkanı ve Trabzon Milletvekili Muhammet Balta, Kamu Başdenetçisi Şeref Malkoç, Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Metin Feyzioğlu ve çok sayıda akademisyen katıldı.

Çalıştayda konuşan Balta, TBMM Çevre Komisyonu'nun aldığı kararla, bir ay önce bir kanun çıkardıklarını anımsatarak, "Şunu söyledik; çevreyi temiz tuttuğumuz zaman sadece insanlar değil, tüm canlılar mutlu olacaktır. Temiz bir çevrede yaşamak, sadece insanların değil bütün canlıların hakkıdır. Hem çevre hem insan hakları hem hayvan hakları, genel manada partiler üstüdür, siyaseten malzeme edilecek bir mesele değildir." diye konuştu.

Sivil toplum kuruluşlarıyla birçok çalışma yürüttüklerini belirten Balta, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Arkadaşlarımızı dinledik. Türkiye Büyük Millet Meclisi'ndeki arkadaşlarıma talimatlar verdim. Çevresel sorunlar olsun, hayvan hakları olsun hangi konuda olursa olsun, kim gelirse gelsin, randevu verin, görüşelim dedim. Arkadaşlarımızla beraber konuştuk. Bizler dinliyoruz, arkadaşlarımızı da çalıştırıyoruz. Burada da KDK'nin çok önemli bir toplantı ile birlikte bizlere ışık tutacağını, yol haritamızda bizlere yol göstereceğinizi ve bu çalışmalardan çok önemli verilerle ayrılacağımıza gönülden inanıyorum."

Son zamanlarda artan hayvan hakları ihlallerinin herkesi rahatsız ettiğini söyleyen Balta, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın da verdiği talimatla bu konuyu tekrar tartışıp, eksikliklerini düzeltilerek, yasal altyapısının yeniden oluşturulması için tüm birimlerin çalışmaya başladığını ifade etti.

Kamu Başdenetçisi Şeref Malkoç ise KDK'ye yapılan yoğun başvurulardan birinin hayvan hakları ve hayvanlara yapılan eziyetin önlenmesi ile ilgili olduğunu anlattı. Sokakta dolaşan başı boş köpeklerin savunmasız çocuklara saldırılarının engellenmesi konusunun da gündemlerinde olduğunu belirten Malkoç, şunları kaydetti:

"Biz de bu konuda karar vermek durumundaydık ama karar vermeden olayı detaylı incelemek için bir araştırma yapalım dedik. Sonunda Sayın Bakanımız ve diğer arkadaşlarla görüşerek böyle bir çalıştay yapılmasının çok daha faydalı olduğu kanaatiyle böyle bir program yaptık. Bu konuda yoğun çalışmaları olan sivil toplum örgütlerimizi tebrik ediyorum. Hakikaten nasıl cansiperane çalıştıklarını gördük. Yine kamuda bu konuda çok büyük hizmet veren insanlarımız, uzmanlarımız var. Bu çalıştayda hepsini dinleyeceğiz. Umut ediyorum ki sağlıklı sonuçlara varacağız."

Türk milletinin geçmişte çok güçlü, ihtişamlı bir medeniyete sahip olduğunu, ibadethanelere, camilere ve evlere kuşları düşünerek kuş evleri yapıldığını hatırlatan Malkoç, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Göçmen kuşların ihtiyacını karşılamak için vakıflar kurmuş bir medeniyetin insanlarıyız. Ama şimdi bir bakıyoruz ki hayvanlara işkence yapılıyor, kolu bacağı koparılıyor, fena muamele yapılıyor. Sevindirici olan da şu; bunun yanında çok merhametli insanlarımız var. İşte bu merhametsiz insanlarımızı sizlerin, bakanlarımızın, devletimizin gayretiyle uygun, olgun, merhametli hale sevgiyle donatacak hale getirmek ama gelmiyorlarsa da uygun düzenlemeler yaparak gereğini yapmak için inşallah bu toplantı faydalı olacaktır. Aklın, bilimin ve tecrübenin ışığında bu işi çözeceğiz."

Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Metin Feyzioğlu da hayvan hakları sorununun, Türkiye'nin kanayan yaralarından biri olduğunu söyledi. Feyzioğlu, bu soruna KDK'nin el atmış olmasıyla toplumun geniş kesimlerini tatmin edecek bir sonuca ulaşılabileceğini dile getirdi.

"En doğrusunu ben bilirim" dayatmasından vazgeçilmesi gerektiğini, aksi takdirde doğruyu bulamayacaklarını kaydeden Feyzioğlu, şöyle konuştu:

"KDK, en doğruyu 'biz' biliriz kurumudur. Sıkılı yumrukla sadece kavga edilir. Elimizi uzatırsak önce el sıkışırız, birbirimizi anlamaya başlarız. Kendimizle ilgili üç adımlı bir çözüm öneriyorum. Birinci adım, eğitim. Bu eğitim uzun vadelidir ama hemen şimdi başlamalıdır. Anaokulundan önce başlamalıdır. Evlatlarımıza hayvanın can olduğunu, duygusu olduğunu, sevdiğini, öfkelendiğini, hissettiğini anlatmalıyız. Çünkü iyi insan olmak, ahlaklı insan olmak göstermelik değildir. Canlıyı seven iyi insandır. Biz öğretim veriyoruz, test doldurmayı öğretiyoruz çocuklarımıza, çarpı attırıyoruz ama eğitim vermiyoruz. Biz okullarımızda iyi insan olmayı eğitim yoluyla anlatacağız. Bunun da yolu hayvanı severek, hayvanın canlı olduğunu hissettirerek olur zaten."

TBMM'den bir talebi olduğunu belirten Feyzioğlu, şunları kaydetti:

"Türkiye Barolar Birliğini, soruşturmada aktif, davalarda resmi müdahil yapın. Biz varız bu işe. Hayvanlara karşı işlenen suçlarda müracaata bağlı mı kılalım, peki kılalım. Yani belediye müracaat etsin, hayvan hakları dernekleri müracaat etsin. TBB'yi müracaat yetkisiyle donatın. Dava açıldığında otomatik olarak biz müdahil olalım. Bizim her baroda hayvan hakları komisyonumuz var. Böylece o davadan çıkan sonucu toplum, 'doğrudur' diye benimsesin. Bir yanlışlık varsa biz onu topluma duyururuz ama şu var ki bir cana yapılan eziyetin, kabahat suçu, para cezasıyla cezalandırılan bir suç olması gerçekten bize yakışmıyor. Bir cana yapılıyorsa bunun hapisle cezalandırılması lazım. Filtre mekanizmasında bizi kullanın Sayın Başkanım. Biz takip edelim, gerçekten bir suç durumu varsa biz onun peşine düşeriz."

©Copyright 2013 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.