Hem batılı hem doğulu Bedri Rahmi

Türkiye'nin en üretken sanatçılarından Bedri Rahmi Eyüboğlu'nun ölüm yıldönümü bugün. 1975 yılının bir 21 Eylül günü ayrılmıştı aramızdan. Geride çok sayıda yağlı boya, sulu boya resimler, kitaplar bıraktı. Unkapanı'ndan Taksim yönüne giderkem İMÇ önünden geçenler hergün onun rölyeflerini bilinçli veya bilinçsiz seyreder.

Hem batılı hem doğulu Bedri Rahmi

Hem batılı hem doğulu Bedri Rahmi
Türkiye'nin en üretken sanatçılarından Bedri Rahmi Eyüboğlu'nun ölüm yıldönümü bugün.
1975 yılının bir 21 Eylül günü ayrılmıştı aramızdan. Geride çok sayıda yağlı boya, sulu boya resimler, kitaplar bıraktı. Unkapanı'ndan Taksim yönüne giderkem İMÇ önünden geçenler hergün onun rölyeflerini bilinçli veya bilinçsiz seyreder.

İlk gençlik yılları...

<strong>İlk gen&ccedil;lik yılları...</strong>
1911 yılında Giresun'un Görele ilçesinde dünyaya gelen Bedri Rahmi Eyüboğlu, babasının Trabzon milletvekili olmasından sonra ailesiyle birlikte Trabzon'a taşındı. Okul yıllarında en sevdiği ders edebiyattı. Öyle ki 10 üzerinden 10 olan tek dersi buydu. Sonraları abisi Sabahattin Eyüboğlu'nun da yönlendirmesiyle resime ilgi duymaya başladı. Resme olan yeteneği fark edilen Bedri Rahmi Eyüboğlu, önce İbrahim Çallı'nın atöylesine gönderildi. Bir süre sonrada bu işin merkezi olan Paris'e doğru yola çıktı. Paris yılları onun hayatının en önemli dönem noktalarına sahne oldu. Sanat ve düşünce hayatı en çok bu dönemde şekillendi.
Çok sevdiği eşi Eren Eyüboğlu ile de burada tanıştı. Eren Eyüboğlu, tıpkı Bedri Rahmi gibi eğitim için Paris'te bulunan ve asıl adı Ernestine Letoni olan bir Romen öğrenciydi.

Akademiden birincilikle mezun oldu

<strong>Akademiden birincilikle mezun oldu</strong>
Paris'te bulunduğu eğitim hayatı boyunca en çok Gaugain, Matisse, van Gogh ve Chagall'in tarzlarından etkilendi. Buna, Anadolu coğrafyasının sanatını ekleyip bir sentez oluşturan Bedri Rahmi Eyüboğlu böylelikle aslında kendi tarzını da ortaya çıkardı. 1933 yılında arkadaşları Abidin Dino ve Cemal Tollu'nun da aralarında bulunduğu birkaç isimle "D Grubu"nu kurdular. 
Resme dair kendi çizgilerini ortaya koyan bu grup, o dönem pek çok sergi açmaya başardı. Bu sergilerde kendisi gibi ressam olan aşkı Eren Eyüboğlu'nun çalışmaları da yer alıyordu. Bir dönem içinde bulunduğu ekonomik zorluklar onu resim dışında başka uğraşılara da yönlendirdi. 1934 yılında çevirmenlik1 yapmaya başladı. 1936 yılında Akademi'den birincilikle mezun olmuştu Bedri Rahmi. Aslında istese bundan çok önce de mezun olabilirdi. Ancak birincilik dışında bir seçenekle mezun olmak onu tatmin etmemişti.

Resim ve şiir bir arada...

<strong>Resim ve şiir bir arada...</strong>
Aynı yıl uzun süredir bu hayali kurduğu Eren Eyüboğlu ile evlenen Bedri Rahmi, Türkiye'nin yurtdışındaki ilk çağdaş sanat sergisi için üç resmini Sovyetler Birliği'ne gönderdi. 1938'den sonra çıktığı yurt gezileri sırasında Edirne'de tuvaline yansıyan tabloları "Yurt Gezisi Sergisi" başlığuyla sergiledi. Bu gezinin bir benzerini 1941 yılında Çorum'a gerçekleştirecekti.
Resmin yanı sıra en büyük tutkularından biri olan şiiri de bir kenara itmeyen Bedri Rahmi, bu sanat dalında da üretkenliğini sürdürdü.
Yaşamı boyunca "Kor Karabakır Dol", "Bu Anadolu var ya", "Bir tutam mavi" ve "İnsan Kokusu" gibi kitapları kaleme aldı.

Doğu-Batı sentezi

<strong>Doğu-Batı sentezi</strong>
1950'lere gelindiğinde yeniden Paris'e giden Bedri Rahmi, dönüşte eşi ile birlikte İstanbul'da bir sanat galerisi açma çabası içine girdi.
Maya Galerisi adını verdiklerini sanat galerisini açan çift, şehir için bir ilke de imza atmış oldu. Bedri Rahmi bu dönem büyük boyutlu mozaikler üzerine de çalışmaya başladı.
12 Mart döneminde abisi Sabahattin Eyüboğlu'nun gözaltına alınması sanatçıyı çok etkiledi. Bu dönem yaptığı tablolarda bunun etkisi görülür. Ömrünün son yıllarında folklorik öğelere de merak salan Bedri Rahmi, son dönem eserlerine yerel motifleri daha sıklıkla ekledi.
Bu makaleye ifade bırak