Hepimizin Hatice'ye dönüşmesi an meselesi!

Şarkıcı Hatice, bu kez de podyumda kalçasını açarak gündem olmayı başardı. Peki bu tuhaf eylemiyle tam olarak neyi amaçlıyordu sizce? 

Hepimizin Hatice'ye dönüşmesi an meselesi!

Seher Dilovan eleştirdi

Seher Dilovan eleştirdi

Hatice'nin defilede kalçasını göstermesini bazıları kahkahalarla, bazıları ise şaşkınlıkla karşıladı.Yıllardır Hatice gibi 'türkücü' kimliğiyle tanıdığımız Seher Dilovan ise enteresan bir şekilde yaklaştı olaya.

Hatice'nin eyleminin üzerinde durmak, gülmek, fotoğraflara bakıp vakit geçirmek bile yaptığı şeye destek olmak anlamına geliyor. Ama Seher Dilovan'ın eleştirisi enteresan.

"Yönünü bulamayan bir kuş gibi..."

"Yönünü bulamayan bir kuş gibi..."

Dilovan, iğneleyici bir dille şunları söyledi:

"Babası, başı geleneksel kasketli bildik bir Anadolu ailesinin kızı, Arif Sağ'ın öğrencisi. Evet, evet, oydu, Hatice'ydi podyumdaki. Bu kez kıvrak keyifli türkülerini söylemek değildi orada olmasının sebebi. İnsanlığa dayatılan sistemin sıkışmışlığının sonucuydu bu. Ne yapacağını şaşırmıştı. Yönünü bulamayan bir kuş gibi oraya buraya çarpa çarpa kendisini podyumda buldu. O siyah transparan elbisenin içinde..."

"21'inci yüzyıl insanı" olmak

"21'inci yüzyıl insanı" olmak

Seher Dilovan'ın cümlelerine gülebilir, yapay ve klişe bile bulabilirsiniz. Ama bence dikkate değer. 21'inci yüzyıl eleştirisi, kapital sistemin insanlarda oluşturduğu tahribat, Hatice'nin 'bu devrin insanı' olduğunu kanıtlaması vs gibi enteresan yerlere gidiyor konu...

Seher Dilovan, öykü tadında açıkladığı bu eleştirisiyle bence tatlı bir harekete imza attı. "Hatice hakkında konuşmasına ne gerek var?" diyemiyorum; çünkü o bir türkücü. Üstelik Hatice'nin 90'lardaki pop-fantezi-türkücü hallerine hiç benzemeyen; gerçek bir türkücü.

Seher Dilovan türünün iyi bir temsilcisi olmaya devam ediyor. Haliyle, bir 'melez-türkücü'yü eleştirmesi normal; hatta 'olması gereken' bir şey. Ne mutlu ki eleştirisini de sağlam temellere dayandırıyor.  

"Hatice'nin hareketini izleyince beynimden vurulmuşa döndüm"

"Hatice'nin hareketini izleyince beynimden vurulmuşa döndüm"

Tam Seher Dilovan'ın sözleriyle konuyu kapatmışken bu kez bambaşka bir ismin açıklamalarına denk geldik. Hatice'yi podyuma çıkaran modacı Muammer Ketenci sessizliğini bozdu ve düşüncelerini paylaştı.

"Hatice'nin hareketini izleyince beynimden vurulmuşa döndüm. Podyuma çıkardığım için pişmanım. Onu defalarca ikaz ettiğimi çalışanlarım da bilir. 'Yok Muammer öyle şey olur mu? Podyum deneyimim olacak benim' dedi bana. Hatice'nin bu hareketi yapacağını öngörüp ona bunu giydirmemem gerekiyordu..."

'FEMEN' gibi yapsaydı...

'FEMEN' gibi yapsaydı...

İşte olayın perde arkasında yaşananlar bunlar... "Hatice değil neticeye bakmak lazım" diyerek gülüp eğleniyoruz ya da "İşte cesaret!" deyip destekliyoruz ama sonuç değişmiyor.

Hatice bu hareketi planlayarak, o platformda olmasını sağlayan modacıyı çiğneyerek, bencil bir tutumla yapmış bunu.

İnsanın "Keşke FEMEN gibi bir protesto amacıyla yapsaydı" diyesi geliyor. Ama maalesef bu 'eylem', protesto anlamında bir 'eylem' değil.

"Size taş atana ekmek atın"

"Size taş atana ekmek atın"

Peki Hatice'nin amacı ne? Çok net: Para... Prim... Şöhret... Klişe tabirle 'ekstradan ekstraya koşmak'. Daha çok para kazanıp daha büyük bir isim olmak.

Hatice kapitalist düzenin gerektirdiği tüm şovları yapıyor.

Bu uğurda iyi niyeti suistimal etmeyi de göze alıyor, kendisini eleştiren Seher Dilovan'a "Rahmetli babam her zaman 'Size taş atana ekmek atın' derdi" gibi sığ bir cevap vermeyi de uygun görüyor.

Eşini kaybetti, saçını sarıya boyadı

Eşini kaybetti, saçını sarıya boyadı

Geçmişte Hatice türküleri modernize etti; çalışmalarıyla takdir de topladı, tepki de çekti. Ardından eşini kaybetti. Büyük bir travma yaşadı. Önce imajını değiştirdi, sonra da müzik tarzını. "Doyamıyoruuum" diye acıklı şarkılar söyleyen civciv sarısı saçlı bir kadına dönüştü birden.

Sabah programlarında feryat figan ağlayan, tribünlere "Bakmayın güçlü gözüktüğüme, ben çok acı çektim" mesajı veren biri haline geldi.

Sürekli kalçasıyla gündeme geliyor.

Sürekli kalçasıyla gündeme geliyor.

Ardından yavaş yavaş sistemin içine dahil olmaya başladı. Müzik tarzını popa evriltmeye çalıştı. Fiziğine dikkat etti. Hatta 'İşte Benim Stilim'in 'Ünlüler' versiyonuna bile katıldı. Progamdaki halleri aslında geleceğe dair ipuçları veriyordu.

Aslı Zen, Hatice'nin ne yapmak istediğini ilk fark eden ve kabullenmeyen isimdi. Hatice, kısa süren yarışmada beklenmedik bir şekilde erken elendi. O gün bugündür de sürekli kalçasıyla gündeme geliyor.

Hatice, gündeme gelmenin yolunun Instagram'dan, sosyal medyadan geçtiğini fark etti. Çağın gerektirdiği 'obje olma'yı kabul ederek, taleplere cevap vermeye başladı. Ekmeğinin derdine düşüp kısa yoldan para kazanmak istedi belki de. 

Hatice'yi istediğiniz kadar eleştirin, istediğimiz kadar saydırın; sözlerinizin hepsi ona yarıyor ve yaramaya da devam edecek.

İşin kötüsü, o sadece bir örnek. 

Hepimizin Hatice'ye dönüşmesi an meselesi! Çünkü artık beklenti bu. Ya bu beklentiyi karşılayacağız ya da "Bu hafta beni eleyin" diyerek isyan bayrağını çekecek, son nefesimizi öyle vereceğiz. 

twitter.com/mayksisman
instagram.com/mayksisman
youtube.com/mayksisman
can.sisman@milliyet.com.tr

Bu makaleye ifade bırak