Her çocuğun mutlaka okuması gereken 15 kitap

Çocukluğumuzda bize iz bırakan şeyler bir ömür boyu bizimle beraber gelir. Anlatılan masallar, hikayeler ama en önemliside kendi kendimize okuduğumuz o kitaplar. İşte her çocuğun kütüphanesinde olması gerek en uygun çocuk kitapları. 
Her çocuğun mutlaka okuması gereken 15 kitap

Küçük Prens

Küçük Prens
Fransız yazar ve pilot Antoine de Saint-Exupéry tarafından yazılan ve 1943'te yayımlanan masal.
 
Dünyanın en çok satan ve okunan kitaplarından biridir. Eserde bir çocuğun gözünden büyüklerin dünyası anlatılır. Sahra Çölü'ne düşen pilotun Küçük Prens'le karşılaşması ile başlayan kitap yirmi yedi bölümden oluşur. Özellikle Küçük Prens'in yurdundan ayrılıp altı ayrı gezegene yaptığı gezileri anlatan bölümlerde bazı tipik yetişkin yaşam biçimlerinin eleştirisi yapılır. Kralın gezegeni otorite tutkusunu, sanatçının gezegeni, kendini beğenmişliği ve sanatçının toplumla yitirmiş olduğu iletişimsizliği, sarhoşun gezegeni, umutsuzluk ve buna dayanan unutma isteğini, işadamının yaşadığı gezegen, amaçsız sahip olma tutkusunu, fenercinin gezegeni anlamsız ve sorgulamaksızın yerine getirilen görev duygusunu, coğrafyacının yaşadığı gezegen ise bilimi kimin için yaptığını unutan bilim adamını ve bilim anlayışını sembolize eder

Küçük Kara Balık

Küçük Kara Balık
İranlı yazar Samed Behrengi'nin bir yapıtıdır.Masal türüdür.
 
Kitapları dünyanın birçok diline çevrilen, İran şahlık rejiminin muhalif yazarı Samed Behrengi'nin en ünlü iki kitabından biri olan Küçük Kara Balık, 12 Eylül Darbesi sürecinde Türkiye'de yasaklandığı gibi, halen İran'da da yasaklı kitaplar listesinde bulunmaktadır. Çocuklar için yazılan bir masal kitabı olmanın ötesinde, adalet, eşitlik, dogmayı sorgulama, direnebilme kavramları vurgulayan bir başyapıt sayılan eser; Türkiye'de Adana Devlet Tiyatrosu tarafından M.Şekip Taşpınar yönetiminde 2008-2009 sezonunda sahnelenmiştir. Behrengi, bu kitapla dünyanın birçok yerinde tanındı ve sevildi, diğer önemli eseri olan Bir Şeftali Bin Şeftali de Küçük Kara Balık kadar tutulmuştur. Yedi yaş üstü masal kitabı olarak önerilen yapıt, Bratislava ve Bologna Dünya Çocuk Kitapları Fuarlarında ödüller almış , farklı çevirmenler tarafından Türkçeleştirilmiş olup, Türkiye'de ilk basımı 1975 yılında olmuştur. Küçük Kara Balık, Mehmet Sönmez'in çizimleriyle nitelikli bir anlam kazanmış olup, her yaştan okuyucuları tarafından "Dünyanın en devrimci balığı" olarak yorumlanmaktadır
 

Denizler Altında 20 Bin Fersah

Denizler Altında 20 Bin Fersah
Denizler Altında Yirmi Bin Fersah, Jules Verne'in ilk kez 1870 yılında yayınlanan bir bilim kurgu romanıdır.
1868 yılında denizlerde bazı gemilerin çarpıp batmasına neden olan garip bir nesnenin varlığı denizcileri heyecanlandırmaktadır. Fransız bilim adamı Pierre Aronnax, konuyu araştıran bir ABD bilim gemisine uşağı ile birlikte biner. Bilinmeyen bir hayvan olduğunu düşündükleri varlıkla karşılaştıklarında onu yakalamaya çalışırken bir kaza sonucu denize düşen Aronnax, uşağı Conseil ve geminin Kanadalı mızrakçısı Ned Land; kendilerini o varlığın üzerinde bulurlar.
 
Dev bir yaratık olduklarını sandıkları şeyin; bir denizaltı gemisi olduğunu görürler. Geminin içine alınan kazazedeler, esrarengiz Kaptan Nemo ve adamları ile tanışırlar. Toplumdan ilişkisini koparıp kendisine kimsenin yapmadığı bir denizaltı gemisi yapan Kaptan Nemo, zengin ve kültürlü bir adamdır. Kendisine benzer insanlardan oluşan mürettebatı ile kendilerini özgür hissettikleri bu mekanda yaşayan Kaptan Nemo, sırlarının açığa çıkacağı endişesi ile Aronnax ve arkadaşları serbest bırakmayı reddeder; onları birlikte okyanusun derinliklerini araştırmaya davet eder.

Pal Sokağı Çocukları

Pal Sokağı Çocukları
Macar yazar Ferenç Molnar tarafından yazılan ve ilk baskısı 1906 yılında yayımlanan bir çocuk kitabıdır. Kum torbalarıyla yapılan savaş aralarında en küçükleri, en zayıfları olan Ernő Nemecsek'in kendisini feda etmesiyle sonuçlanır. Daha önceden diğer çocuklar tarafından hain olarak adlandırılan ve adı büyük harf kullanmadan yazılan Nemeçek savaştan sonra zatürreden ölür.
 

Şeker Portakalı

Şeker Portakalı
Brezilyalı yazar José Mauro De Vasconcelos'un 1968 tarihli romanı. Yoksul bir ailenin oğlu olan Zeze, yaramazlıkları ile tüm mahalleye yaka silktiren bir çocuktur ve herkes onu “şeytanın vaftiz oğlu” olduğunu söyler. Zeze, yaramaz olmasının yanında hayal gücü geniş, okumayı tek başına sökecek kadar akıllı ve öğretmenini mutlu etmek için her gün ona bir çiçek götürecek kadar duygulu bir çocuktur. Çok küçük yaşta okula başlayan Zeze, okulda uslu ve çalışkan bir öğrenci olur; sokakta ise yaramazlıklarını sürdürür. Yalnızca ablası ve öğretmeni onun yaramazlıklarına anlayışla yaklaşır.
 
Ailesi yeni bir mahalleye taşınmak zorunda kalınca mutsuz olan Zeze, yeni evlerinin bahçesindeki bir şeker portakalı fidanını arkadaş edinir. Minguinho adını verdiği (keyifli olduğu günler Xururuca dediği) şeker portakalı fidanı ile konuşmaktadır. Zeze, fidana gün boyu yaptıklarını ve hayallerini anlatır.
 

Dünyanın Merkezine Yolculuk

Dünyanın Merkezine Yolculuk
Jules Verne tarafından yazılan klasikleşmiş 1864 bilim kurgu romanı.
 
Hamburg'un eski mahallesindeki küçük bir evde, genç ve çekingen Axel Lindenbrock, amcası jeolog ve madenbilimci Profesör Lindenbrock'la birlikte çalışmaktadır. Axel, bu sabırsız ve öfkeli profesörün yanında yaşayan güzel bir Estonyalı kız olan Grauben'e aşıktır. Bir gün profesör, eski bir el yazmasının içinde bir şifre bulur ve hayatları o andan itibaren alt üst olur. Ama bu şifreyi çözemezler. Bir süre sonra Axel Lindenbrock şifreyi çözer. 16. yüzyılın ünlü İzlandalı bilgini Arne Saknussemm, bu şifrede, İzlanda'daki sönmüş yanardağ Sneffels'in kraterinden Dünya'nın merkezine indiğini açıklamaktadır. Profesör Lindenbrock, büyük bir heyecana kapılır ve yeğeni Axel ile birlikte İzlanda'ya gider. Sakin ve soğukkanlı rehberleri Hans Bjölk'ün eşliğinde, yanardağın gizemli derinliklerine inerler.Derken Axel mağralarda giderken hızlı gider ve kaybolur,Axel ölecek diye umutsuzluğa kapılır ve derken duvarlar ötesinden ses duyar,ses tekrardan kaybolur yarım gün sonra yaralı olarak bulurlar,biraz iyileştikten sonra yerin altında sürprizler ile dolu bir yolculuk onları beklemektedir. Yolculukta başlarına bazı olaylar gelir. Yolda milyonlarca yıl öncesinde yaşamış canlılar ile karşılaşırlar. Yolculuğun sonunda başka bir yanardağdan, Stromboli'den çıkarlar. Sonra da Hamburg'a dönerler. Hans Bjelke, Hamburg'a kalabalık olduğu için alışamaz ve kendi ülkesine döner. Bir süre sonra da Axel ile Grauben evlenirler.

Tom Sawyer

Tom Sawyer
Mark Twain'in  başkahramanı.
 
Yazarın Huckleberry Finn'in Maceraları (1884), Tom Sawyer, Yurtdışında (1894) ve Tom Sawyer, Dedektif (1894) adlı romanlarında ve Mark Twain'in birkaç bölümünü tamamladığı fakat tümünü bitiremediği Huck ve Tom Sawyer - Kızılderililer, Tom Sawyer - Komplo ve Okul Tepesi adlı romanlarında bulunan kurgusal karakter. Sawyer, afacan ve haylaz bir çocuk karakteri gösterse de aslında geniş bir hayal gücüne ve ahlaki değerlere sahip, korkusuz bir çocuktur.

Oliver Twist

Oliver Twist
İngiliz yazar Charles Dickens'ın 1838'de yayımlanan ikinci romanıdır. Oliver twist bir yetimhanede dünyaya gelir. 9 yaşına geldiğinde onu farklı bir yetimhaneye götürürler. Bir yetimhanede büyüyen yetim Oliver Twist ve diğer çocuklar, açlık çekmektedir. Daha fazla çorbayı kimin isteyeceğini belirlemek için aralarında tartışırlar. Oliver seçilir. O akşamki yemekte her zamanki yemek paylaşımından sonra Oliver, yetimhane müdürüne yaklaşır ve daha fazlasını istediğini söyler. Yetimhane müdürü Mr. Bumble, Oliver’ı bir “sorun çıkarıcı” olarak nitelendirmiştir ve yetimhane kurulu oliverı alacak kişiye para verileceğini duyururlar ve tabutçu birinin yanına çırak olarak vermeye karar verirler.

Robinson Crusoe

Robinson Crusoe
Daniel Defoe'nun 1719 yılında ilk basımı yapılan ve bazılarınca ilk İngilizce roman olarak nitelendirilen kitabıdır. Kitap İngiltere'de yaşayan Alman asıllı orta halli bir ailenin en küçük oğlu olan Robinson Crusoe'nun babasının tüm itirazlarına rağmen, dünyayı gezme hayalleri ile çıktığı yolculukları ve bu sırada karşılaştığı olayları anlatır. Bu yolculuklar içinde ıssız bir adada 28 senesini son üç yılı hariç yalnız geçirir.
 
Kitabın orijinal adı bir başlığa göre oldukça uzun sayılabilecek şekilde basılmıştır: York'lu Bir Denizcinin, Kendi Kaleminden, Deniz Kazası ile Düştüğü Amerika Sahillerindeki Oroonoque Nehri Ağzındaki Issız Bir Adada 28 Yılını Geçirirken Yaşadığı Serüvenler ve Korsanlar Tarafından Kurtarılması.

Peter Pan

Peter Pan
İskoç roman ve oyun yazarı J. M. Barrie'nin (1860–1937) yarattığı en ünlü karakter Peter Pan'ın maceralarını konu alan çocuk kitabı.
 
Peter Pan, büyümeyi reddeden haylaz bir çocuktur. Bitmeyen çocukluğunu, Varolmayan Ülke (Neverland) adındaki küçük adada, Peri arkadaşı Tinker Bell ve Kayıp Çocuklar adlı çocuk çetesiyle, maceradan maceraya atılarak Korsan Kaptan Hook ve mürettebatı'na meydan okuyarak geçirmektedir.Bu maceralarında ona Kızılderili prensesi Kaplan Lily ve Kabilesi de eşlik etmektedir. Barrie, yarattığı kahramana Peter Pan adını, tanıdığı bir çocuktan esinlenerek vermiştir. Wendy ise kendi koyduğu bir isimdir.

Guliver'in Gezileri

Guliver'in Gezileri
Jonathan Swift'in yazdığı, dünya klasikleri arasına girmiş fantastik roman.
 
Swift'in 1726 yılında tamamladığı Gulliver'in Gezileri, Lemuel Gulliver adındaki doktorun seyahatlerinde geçirdiği deniz kazalarından kurtularak sığındığı kara parçalarında karşısına çıkan, birbirinden ve kendi ülkesi olan İngiltere’den son derece farklı zaman ve mekan ölçülerine sahip ülkelerde başından geçen olağanüstü öyküleri anlatır.
 
Guliver'in gezdiği yerler ve başından geçenler yoluyla 18. yy İngiltere’sini, Avrupalılığı ve Avrupalı bakış açısını semboller yoluyla anlatmakta ve yermektedir. Siyasal hiciv niteliğindeki bir eser olarak yazılmış iken yayınlanmasından seksen yıl sonra, Glasgow’daki bir kitabevi tarafından sadeleştirilip resimlerle süslenerek çocuk edebiyatına kazandırılmış ve çocuk edebiyatı klasikleri arasına girmiştir.
 
Dört ayrı yolculuğun anlatıldığı dört bölümden oluşan kitapta yazar, okuyucuyu benimsediği ölçülerin, değerlerin, yasaların ve yönetim sistemlerinin genel-geçerliğini sorgulamaya, farklılıklar konusundaki anlayışını geliştirmeye yöneltir. Zamanın toplumsal, siyasal ve dinsel kurumlarına yöneltilmiş çok sert bir eleştiri ve taşlama niteliği içeren yapıt, yazarın tek romanıdır.
 

Aya Yolculuk
 

<div>
Aya Yolculuk</div>
<div>
&nbsp;</div>
Jules Verne'in 1865 yılında yazmış olduğu, türünün ilk örneklerinden olan, eğlenceli bir bilim kurgu öyküsüdür. Amerikan İç Savaşı sırasında, Maryland eyaletindeki Baltimore şehrinin zengin ailelerinin bir araya gelerek kurduğu Silah Kulübü, savaştan sonra sessizliğe bürünür. Savaş sonrasında bir araya gelen üyeler, yeni hedeflerini, Ay'a gidecek bir uzay gemisi inşa etmek ve onunla Ay'a gitmek olarak belirler.
 
Kitap, Verne'in Ay'a seyahate dair yaptığı hesap ve tahminlerinin, onun zamanındaki tüm bilgi eksikliklerine rağmen, gerçeğe son derece yakınlığı açısından şaşırtıcıdır. Proje maliyetine dair tahmini, Amerikan Doları'nın 1865 ve 1969 yıllarındaki değerleri göz önüne alınarak karşılaştırıldığında ilgi çekici bir yakınlık göze çarpar. Bununla birlikte,Verne'in senaryosu, mürettebatı atmosferin dışına taşıyacak kadar yüksek bir ivmelenme, aynı zamanda yolcuların da ölümüne neden olacağı için uygulanması mümkün olmayan bir kurgudur.

Beyaz Diş

Beyaz Diş
Beyaz Diş veya orijinal adıyla White Fang, (1909) Jack London'un bir romanıdır. Roman ilk kez seri halinde, 1906 mayısından, ekimine kadar The Outing Magazine adlı dergide yayınlanmıştır. Kitap birçok dile çevrilmiş ve birçok yayınevi tarafından yayımlanmıştır.Kitaptaki yerler Rusya,Kanada ve Amerika'da bulunmaktadır.
 

80 Günde Devrialem

80 G&uuml;nde Devrialem
Phileas Fogg, kimsenin hakkında hiçbir şey bilmediği zengin ve kibar bir İngiliz beyefendisidir. Son derece düzenli bir hayat sürmesi, titiz ve dakik yaşayan biri olmasıyla ünlüdür. Bir gün, üyesi olduğu “Londra Bilim Kulübü”nde, gerçekleştirilmesi imkânsız gibi görünen bir konuda, servetini ortaya koyarak iddiaya girer: Dünyanın çevresini 80 günde dolaşacaktır, hem de hava yolu kullanmaksızın, önceden hiçbir ayarlama ve planlama yapmaksızın.
 
Fogg, tek bir gecikme ya da tek bir aksilik sonucu her şeyini kaybetmesine neden olacak bu imkânsız yolculuğa yardımcısı eşliğinde koyulur. Ama türlü zorluklarla karşılaşacak, yolculukları sırasında değişik ülkelere uğrayacak, kimi zaman fil sırtında, kimi zaman tren ya da gemiyle yolculuk edeceklerdir. İddia sonucu giriştikleri bu yolculuk zaman zaman da heyecan dolu bir kaçışa dönüşecektir; çünkü peşlerine bir kadını yakmak isteyen insanlar düşer. Phileas Fogg ve yardımcısı bu kadınla kaçar. Ayrıca bir polis hafiyesinden kaçmaktadır. Çünkü bu polis Phileas Fogg'un bir bankayı soyduğuna inanmaktadır. Ama sonra bunun yanlış olduğu ortaya çıkar. Böylelikle 80 günde bu yolculuğu bitirmiştir. Fakat bitiremediğini sanarak evde durmuştur. Ama yardımcısı sayesinde saat farkını anlayıp zenginliğine zenginlik katmıştır. Ve birlikte kaçtığı kadınla evlenir ve mutlu bir hayat sürer.
 
Seksen Günde Devr-i Âlem, Dünyada okunma rekoru kırmış bir kitaptır. 

Pollyanna

Pollyanna
Eleanor H. Porter'ca yazılmış çocuk edebiyatının klasiklerinden kabul edilen kitaptır. Kitabın ana kahramanı olan Pollyana aynı zamanda çok iyimser kişilere takılan bir ad olmuştur.
 
Kitabın ana karakteri Vermont'taki varsıl ancak sert teyzesinde yanında yaşamaya giden yetim Pollyanna Whittier'dır. Pollyanna'nın yaşam felsefesi ''Mutluluk Oyunu'' babasından öğrendiği iyimser tutumdur. ''Mutluluk Oyunu'' yaşlı bir kadın babasıyla ona gereksinimleri olmadıkları koltuk değneklerini armağan olarak verirken ''Bu değneklere bakıp gereksinim duymadığın için sevin.'' diyerek oyunu başlamıştır.
 
Bu felsefeyle birlikte kendi sevimli kişiliği, içten, sıcakkanlı ruhuyla Pollyanna teyzesinin yaşadığı sevinçsiz yere sevinç getiriyor, burası yaşanabilecek bir yer oluyor. ''Mutluluk oyunu'' teyzesinin katı tutumuna karşı onu koruyor: Teyzesi onu halısıyla resmi olmayan tavan arasına koyduğunda, yüksek pencereden manzaranın daha iyi göründüğünü söyler; teyzesi onu yemeğe geç kaldığı için hizmetçi Nancy ile sütle ekmek yemeye zorunda bıraktığında, teyzesine teşekkür kasaba halkı teyzesi aracılığıyla nasıl ''Mutluluk Oyunu'' yardımıyla yaşama sıkı sıkı tutunduklarını Pollyanna'ya ilettiler. Romanın sonunda teyzesi eski sevgilisi Dr. Chilton ile evlenir, Pollyanna da yeniden yürümeye başlar, üstelik bacağını geçici olarak kulanamadığından değerini anladığı için bundan da mutlu olur.
Bu makaleye ifade bırak