Her yer sesle dolunca: Sessizlik kabinleri geliyor

Sessizlik, artık tüketilebilir bir ürün ve satın alınabilir bir şeye dönüştü. Şehir hayatından kaçınca mutlulukla sarıldığımız sessizlik, artık bir lüks mü?

Her yer sesle dolunca: Sessizlik kabinleri geliyor

Şehirlerde birbirimizi yoruyoruz

Şehirlerde birbirimizi yoruyoruz

Kalabalık şehirlerde çalışıyor ve yaşıyoruz.

Bu kalabalık, beraberinde görmezden (ya da duymazdan) gelinemeyecek bir gürültüyü getiriyor.
 

Üst komşu, alt kattaki kafe, caddedeki korna

Üst komşu, alt kattaki kafe, caddedeki korna

Apartman yaşantısı içinde üst komşumuz, alt katımızdaki kafe, apartmanın bulunduğu caddeden geçen arabaların kornaları bir şekilde gürültü yaratıyor.

Gürültüyle ilgili kimse tek başına bir şey yapamasa da herkes şikayetçi .

Düşündüğümüzü duyamıyoruz bazen

Düşündüğümüzü duyamıyoruz bazen

Kalabalık şehir hayatındaki gürültüden bazen düşündüklerimizi bile duyamaz hale geliyoruz.

Gürültülü iş yerimizden çıkıp, gürültülü bir mekâna gidip eğlenerek stres atmaya çalışıyoruz.
 

Bir yandan da tahammülümüz azaldı

Bir yandan da tahammülümüz azaldı

Bitmeyen gürültü, tahammülümüzü de azalttı.

Artık bir uçakta bebek ağlamasına, bir restoranda yüksek sesle konuşan kişiye, müzüiğin sesini biraz fazla açan komşumuza tahammülümüz yok.

Bu yüzden ilk fırsatta 'sessiz sakin' bir yerlere kaçmaya çalışıyoruz.
 

Sessizliği özler olduk

Sessizliği özler olduk

Ev reklamlarına bakın örneğin, çoğu tercih edilebilirliklerini artırabilmek için 'gürültüden uzak' vurgusu yapıyor.

Gerçekten artık hepimiz yorulduk, birbirimizin sesine tahammülümüz kalmadı.

Üstelik bu, dünyanın her yerinde böyle.

Yazlığa gittiğinizde hissettiğiniz...

Yazlığa gittiğinizde hissettiğiniz...

Yazlığınıza, küçük bir tatil kasabasına ya da memleketinize gittiğinizde neyi övüyorsunuz?

Övülme sıralamasında sessiz sakin bir yer olması, temiz havasından bile daha büyük öncelik arz etmeye başladı

"Şuna bak, hiç ses yok!" diyoruz. Etrafımızdakiler de bizi onaylıyor. Sonra bir süre herkes susuyor, etrafın sessizliğine eşlik ediyor.

Ortak bilinçle yapılan bir meditasyona dönüşüyor bu anlar...

Sessizliği kaybettik kaybedeli

Sessizliği kaybettik kaybedeli

El birliğiyle sessizliği kaybettik kaybedeli, huzurumuzdan da taviz vermek zorunda kaldık.

Bu taviz ki, hepimiz için büyük bir yorgunluğu beraberinde getirdi.

Tüketilebilir bir ürüne dönüştü

Tüketilebilir bir ürüne dönüştü

Hiç dikkat ettiniz mi bilmiyorum, aşırı kaliteli kulak tıkaçları çıktı mesela...

Yüzde 100 sessizlik garantisi veren bu tıkaçlar, ciddi bir pazara sahip.

Müzik dinlemek için aldığımız kulaklıkları da ses geçirmeme özellikleriyle gözden geçiriyoruz. 

Dışarıdan kulağımıza ne kadar az ses geçirirlerse o kadar iyi, içeriden müziğin sesini ne kadar az dışarı yansıtırlarsa o kadar iyi...

Sessizlik artık dünyanın neresinde yaşarsak yaşayalım bir tür 'ürüne' dönüştü. Ancak satın alınabiliyor...
 

Sessizlik kabinleri satılacak

Sessizlik kabinleri satılacak

Yakın zamanda Türk bir şirketin ürettiği 'sessizlik kabinleri' de tam olarak bu ihtiyaca odaklanıyor.

Sessizlik herkes için bir ihtiyaç, tüketilmesi ve satın alınması gereken bir 'ürün' artık...

Oysa beynimiz, doğal durumuna geri dönmeyi istiyor.

Sessizliğe 'kavuşabileceğimiz' hayatlara ihtiyacımız yadsınamaz.


andac.uzel@demirorenmedya.com
 

Bu makaleye ifade bırak