Herkes egosunun peşinden gider. Tanınmayı ve tüm dikkatin üzerinde olmasını çok ister. Ego ile ilgili unutulmaması gereken şey, kişiyi kendisine bağımlı hale getirmesidir.Ego, bir hayalin ürünü olmasına rağmen doğduğumuz günden itibaren bu hayalin peşinden koşarız. Bilim adamları yaptıkları onca araştırma sonrasında egonun bedendeki var olduğu merkezi bulamamışlardır. Yine de her insan Ben’in varlığına inanmaya devam eder. 

Bir süreliğine düşüncelerinizi izleyin ve şu sorulara yanıt verin. Gerçekten şu an düşüncelerinizi izleyen kim? İzleyenin kendiniz olduğundan ne kadar eminsiniz? 

Bu sorulardan var olmadığınız sonucunu çıkmaz. Bu sorular sadece düşündüğünüz şekilde var olmadığınızı gösterirler. 

Şimdi de bedeninizin herhangi bir yerinde bir şey hissettiğinizde; “Gerçekten o his nereden geliyor? O his bedeninizin neresinde?” sorularını sorun kendinize…

Maalesef bu soruların da yanıtını bulmak zor olacaktır. Her zaman düşünceler, duygular, dünyayı algılama şeklimiz, dışarıdan gelen ses ya da görüntüler olacak fakat hiçbir zaman hissettiklerimizin gerçek kaynağına ulaşamayacağız. Daha doğrusu hissettiklerimizin gerçek kaynağını alıştığımız, bildiğimiz şekilde tanımlayamayacağız. Biraz tuhaf değil mi? 

Bu tuhaflığı fırsata dönüştürmeye varsanız aşağıda yazılanlara göz atmanızı öneririm. 

Hiçbir şey kesin değil. Deneyimlediklerimizin belli bir sahibi yok. Bu durumda yapılacak tek şey, dünyada var olan birçok olasılığa kendimizi açmak olacaktır. Her şey sadece bir potansiyelden ibaretse kendimizi her an istediğiniz gibi yeniden tanımlayabiliriz. Tüm kurallar yeniden belirlenebilir.  Güvende olmamızı sağlayacak etik kurallardan fedakârlık yapmadan ve de herkesin faydasına olacak şekilde hareket edebiliriz. Geçmişte büyük başarılar elde etmiş insanların hayatlarını hatırlayın. Hiç birisi var olanı olduğu gibi kabul etmedi ve kendi kurallarını kendileri belirleyerek ilerlediler. Ve çoğu da daha çok tatmin ve başarı elde ettiler.  

Şimdi size bir sorum daha olacak. Hatta bu soruyu sadece şu an değil, yaz boyunca zamanınız oldukça arada sırada kendinize sorun.   

Hayata böyle bir bakış açısıyla baktığınızda yaşamınız nasıl olurdu?

Her Daim Sevgi ve Işıkla 

Sibel KAVUNOĞLU

 

Kaynak: Mind of Leader