İnsan yaşamının en az üçte biri uykuda geçmektedir. Bazı hastalıklar ve düzensiz yaşam nedeniyle uyku kalitesinin bozulması, insanların hayatlarını olumsuz yönde etkiler. Sürekli bir yorgunluk ve uyku hali, kronik uyku bozukluğu veya uyku yetmezliği olan kişilerin, iş verimi, dikkat ve becerileri düşmektedir. Uykusuzluk, kazalara, mal ve can kaybına neden olmaktadır. İstatistikler, uyku bozukluğu tanısı koyulmuş ve tedavi görmemiş hastaların, normalden 4 ile 6 kat daha fazla trafik ve iş kazalarına sebep olduğunu ortaya koymaktadır.
 
Horlamak, tanım olarak, uyurken yüksek, kaba seslerle nefes almak demektir.

Bazen horlamak, uyku apnesi gibi tehlikeli durumların habercisi de olabilir. Uyku apnesi, uykuda 10 saniye ve daha fazlası nefes alamamayı tanımlamaktadır. Apne periyodu; horlama sesinin çıkmasından sonra gelen kısa süreli sessizlikte, nefes alamamakla oluşur. Bu durum bir gece içinde defalarca meydana gelebilir.

Ancak hemen hemen her gün, yüksek şiddette ve uykuda nefes kesilmelerinin eşlik ettiği horlamalar, gerek hastanın yaşam süresini kısaltması, gerekse beraberinde önemli hastalıklar için risk oluşturması nedeniyle tedavi edilmesi gereken önemli bir sağlık sorunudur. Gece uykuda horlarken nefesi kesilen ve yaşı 60’ın üzerinde olanların hayati tehlike taşıdıkları, birçok kalp ve solunum hastalıklarına yatkın oldukları bilinmektedir.

Uyku apnesinin, yatakta ölüm, yüksek tansiyon, kalp enfarktüsü risklerini artıran bir durum olabileceği unutulmamalıdır.

.
Horlamanın nedenleri arasında şunlar sıralanabilir;

•    Alkol tüketmek, yatmak üzereyken uyku hapı veya antihistaminik gibi yatıştırıcı ilaçlar kullanmak,
•    Özellikle yakın zamanda geçirilen alerjiler veya soğuk algınlığından kaynaklanan burun tıkanıklığı,
•    Boğaz enfeksiyonlarına bağlı tonsillerin şişmesi ve hava yollarını tıkaması,
•    Uyku apnesi,
•    Aşırı kilolu olmak,
•    Hamileliğin son haftaları.

Horlamanızı önleyecek ürün önerilerine göz atmanızda fayda var! Tıklayınız…


Peki ne yapmalıyız?

Gece uyku öncesinde alkol alımının azaltılması, en az 4 saatlik açlık ile yatağa girilmesi ve uyumadan sakinleştirici ilaçların kullanılmaması ile birçok basit horlamanın önüne geçebiliriz. Özellikle gece uykuda burnumuzdan nefes alamıyorsak ve bu nedenle ağız açık uyumak zorunda kalıyorsak horlamamız kaçınılmaz olacaktır. Burnumuzun açık olması ve ağzın kapalı olması sağlıklı bir uyku için altın kuraldır.

Bu basit önlemlerin alınmasına rağmen horlama ve uykuda nefes kesilmesi devam ediyorsa mutlak olarak tedavi edilmesi gerekmektedir. Hastalığın şiddetinin anlaşılabilmesi ve hangi tedavi metodunun kullanılacağının belirlenmesi bir gece hastanede yatılmasını ve uykunuzun değerlendirilmesinin yapılacağı “uyku testinin yapılabileceği bir merkeze başvurmanızı gerektirmektedir.

Kilo alımı nefes yollarını tıkayacağından, kilo kontrolü alınacak önlemler arasında birinci sıraya düşmektedir. Fiziksel aktivitenin az olması ve şişmanlık horlamanın en önemli nedenlerindendir. Özellikle çocukluk çağı horlamalarında bu durum oldukça etkilidir. Yapılan bir çalışmanın sonuçlarına göre horlayan ve obez insanların, obez olup da horlamayan insanlara göre 10 yıllık bir periyod içinde diyabete yakalanma riski oldukça yüksek bulunmuştur. Horlamak, obez insanlarda sık rastlanan bir durumdur.

                           
Sağlıkla Kalın!