Siz ve Bebeğiniz İçin 10 ‘Hoş Geldin Bebek’ Tavsiyesi!
 
İlk gülümseme ve kahkaha! 
 
Bebekler gülmeye ve kahkaha atmaya ebeveynlerin beklediğinden çok daha erken başlarlar. Gülümsemeler birinci veya ikinci ayda başlar, kahkahalar ise iki ila beşinci aylarda. Üstelik bunu gerçekleştirmek için komedyen olmanıza gerek yok! Dr. Caspar Addyman (Londra’daki Birkbeck Üniversitesi’nden) diyor ki, “Bebeklerin kahkahaları anne-babanın yaptığı komik şeylerden kaynaklanmıyor. Daha çok kahkahanın sırrı, bebeğe daha çok ilgi göstermekten geçiyor. Kahkahalar bebeklerin, anne ve babalarının ilgisini çekmek için kullandıkları numaralardan biridir. Böylece ilginizi çekecek ve sizinle ilgili daha çok şey öğrenebilecek.”
 
Tavsiye 1: Bebeğinizle yakın ilişki kurun ve onun kıkırdamalarıyla eğlenin!
 
Kendinize iyi bakın... 
 
Yeni annelerin ve bazı babaların yaklaşık yüzde 15’i doğumdan önce veya sonra ruh sağlığı ile ilgili problemler yaşıyor. Donna Moore (City Üniversitesi Londra) diyor ki, “Anne-babaların kendilerini olası risk ve semptomlar ile ilgili eğitmesi gerekiyor. Birçok anne, ‘kötü anne’ olarak görülecekleri korkusuyla profesyonel yardım almıyor. Yardım arayışı iyileşmek için gereklidir ve bu da sizin iyi bir anne olduğunuz anlamına gelir. Eğer doğum öncesi bir ruhsal bozukluğa sahipseniz, bu sizin suçunuz değil ve yardımla iyi olacaksınız.” 
 
Tavsiye 2: Eğitim alın, destek alın ve kendinize iyi bakın.
 
Sosyal olun... 
 
Dr. Debbie Smith (Manchester Üniversitesi), yeni anneler için sosyal desteğin önemini vurguluyor. Diyor ki, “Kanıtlar gösteriyor ki, kadınların istediği destek şekli hamileliğin farklı aşamalarında değişiyor. Başka annelerden destek almak doğum sonrasında isteniyor ve bunu sağlamanın en kolay yolu anne-bebek gruplarına katılmak veya bebeği olan annelerle birlikte olmak. 
 
Tavsiye 3: Doğum sonrasında başka annelerden destek alın.
 
Babalar da önemlidir! 
 
Babalar, çocuklarının birey olması için onları yüreklendirmede çok büyük bir role sahiptir. Dr. Anna Machin (Oxford Üniversitesi) diyor ki, “Güvenli bir bölgede tehlikelerle baş etmeyi öğreneceği oyunlar bu sürecin başlangıcıdır,” ve ekliyor: “İtişli kakışlı oyunlar oynamak baba çocuk iletişiminin evrensel bir göstergesidir. Babalar çocuklarını tırmanmak, koşmak ve zıplamak konularında teşvik etmeye bayılır. Bu davranış sadece eğlenceli değil, çocuğun gelişimi için gerekli de.” 
 
Tavsiye 4: Her gün itişli kakışlı oyun oynamanın eğlencesine ve kahkahaya zaman ayırın ve çocuğunuz büyüdükçe aranızda oluşan bağı izleyin!
 
Bebekler dilleri kendi kendilerine çözümlerler. 
 
Plymouth Üniversitesi araştırmacılarından Dr. Caroline Floccia ve Allegra Cattani, bir dilden fazla konuşan 2 yaşındaki bebeklerde kelimelerin oluşumu üzerine bir çalışma yaptılar. Dr. Cattani diyor ki “Büyümek ve iki dili birden herhangi bir dil kursuna gitmeden doğal olarak öğrenmek çocuğun gelecekteki başarı şansı için cennet gibi görünüyor. İki dile birden maruz kalan bebekler, bir dil öğrenerek büyüyen beklerden birkaç ay daha geç, her iki dilden de ilk kelimelerini söylerler. Bu normaldir ve endişelenecek bir şey yok. Çocuğunuzla bildiğiniz dilde konuşmaya devam edin, o, dilleri kendi kendine ayırt edecektir!” 
 
Tavsiye 5: Hangi dilde olursa olsun çocuğunuzla konuşun.
 
Çocuğunuzun uyku düzenine çözüm bulmaya yardım edin!
 
Bebeğin uyku düzenini belirleyen saat yaklaşık 4 aylık iken gelişir ve bu uyku düzeninin gün ışığına göre ayarlanması çok önemlidir. Loughborough Üniversitesi’nin Uyku Araştırma Merkezi’nden Profesör Jim Horne diyor ki, “İyi bir gece uykusu için bebekler gün içinde gün ışığının olduğu ve uyanıklıkla bağlantılı ortamlarda uyumalılar.” Şunu da ekliyor “Bebeği gün içinde perdeler kapatılarak ve çok sessizlik içinde karanlık bir odada beşiğine koyarak uyutmak gün içi uykusunu uzatır ve gece uykusunu azaltır.” 
 
Tavsiye 6: Gün ışığında, gürültüde uyumak gece uyku düzeni için iyidir.
 
             
 
Sarılmak hayati önem taşır!
 
Dr. Ann Bigelow (St Francis Xavier Üniversitesi Kanada) diyor ki, “Yeni doğan bebekler dokunuşa çok hassastır. Dokuz ay rahimde tutulduktan sonra kucağa alınmak onlar için son derece rahatlatıcı olabilir.” Dr. Bigelow diyor ki, “Yüzyıllardır bebekleri sakinleştirmek için kundağa sarma uygulamasının sebebi de budur. Ama her şeyden önemlisi, bebekler kucakta tutulmayı sever. Yeni doğan bebekler çok iyi sarılmacıdır ve kucakta tutulduklarında ne kadar çok beden teması olursa onlar için o kadar iyidir, özellikle ten temasını tercih ederler. 
 
Tavsiye 7: Bebeğinize sakinlik ve konfor sağlamak için onu kucağınıza alın. Ana kucakları plastik olmasın lütfen!
 
Bebekler yüzlere bayılır!
 
Punit Shah (Kings College Londra), bebeklerin görüşleri zayıf olsa da algılarının duyusal veri ile dolup taşmış durumda olduğuna işaret ediyor. Şunu da ekliyor: “Profesör Mark Johnson tarafından yapılan araştırmada, bebeklerin yüzlere dikkat etme eğilimi olduğu görüldü ki bu eğilim hızla gelişen beyinde bol miktarda sosyal bilginin geçişi için kanal açar. Fakat bu tanıdık yüzleri işlemeye yardımcı olmaz, daha çok yetişkinlikteki sosyal yetenekleri yöneten beyin ağının oluşmasına katkıda bulunur.”
 
Tavsiye 8: Bebekler, yukarıdan aydınlatılmış yüzlere aşağıdan aydınlatılmış yüzlerden daha uzun süre bakar. Onlarla bir ışığın altında oturmak sizinle yakından ilgilenmelerine yardımcı olabilir.
 
Süt emzirmek bir yolculuktur, önceden plan yapın! 
 
Kadınların neredeyse dörtte üçü emzirmeye başlıyor fakat bu iki ay sonra yaklaşık yüzde 47’ye düşüyor. Acı, zahmet ve başkalarından az destek görmek bu durumu açıklayabilir. Sinead Currie (Stirling Üniversitesi) diyor ki, “Emzirme yolculuğunuzda neredeyse kesinlikle zor zamanlardan geçeceksiniz, bu yüzden, önceden plan yapmak yardımcı olabilir. Oluşabilecek herhangi bir problemi nasıl atlatmak gerektiği konusunda fikir edinmek ve sizi nelerin beklediğini öğrenmek için başkaları ile konuşun.” 
 
Tavsiye 9: Emzirme için hazırlıklı olun, önceden planınızı yapın.
 
En önemli kural, hiçbir kuralın olmamasıdır! 
 
Profesör Vasudevi Reddy (Portsmouth Üniversitesi) diyor ki, “Hatırlanması gereken en önemli şeylerden biri, her ilişkinin kendine özgü olduğudur. Birey olan çocuk ile yakın ilişki kurmaya açık olmak zorundasınız ve onların da sizinle yakın ilişki kurmasına izin vermelisiniz.” Bir ‘tarif’ ya da formül kullanmak bazen sizi tedirgin edici ve negatif bir durumdan çıkararak ne yaptığınız üzerine derinlemesine düşünmenizi sağlar. Ama eğer bunu bir formül olarak uygularsanız kurallar samimiyetinizi bozabilir ve ilişkinize zorla girebilir.
 
Tavsiye 10: Ebeveyn olarak duygularınıza saygı duyun, bir birey olarak çocuğunuza karşı açık olun.
 
Fazilet Seyitoğlu
Uzman Klinik Psikolog
 
Kaynak: Seyitoğlu, F. (2017).Çocuklarda 20 Psikolojik Problem ve Çözümü. İstanbul: Hayykitap.