İZMİR’İN çok ihtiyacı vardı. Bir süredir hasretine ve hatta kompleksine dönüşmüştü bu. Küreselleşme çağında dezavantajlı konuma düştüğü, sanayiden ticarete, sanattan spora her alanda geride kaldığı konuşulur olmuştu. Kimler vardı, ama koskoca İzmir’in Süper Ligde bir temsilcisi bile yoktu.
Artık var. Üstelik kaç yıldır beklenen, son dakikalarda kaybeden Altay veya Karşıyaka değil, hiç hesapta olmayan Bucaspor Süper Lig’de.
O akşam, yani Kayseri Erciyesspor ile oynayacağı kader maçında, sağlığım iyi olmadığı halde olmak istedim. İzmir için tarihi bir akşamdı ve ben de orada olmalıydım. Bucaspor çok daha önce sonuca gidebilirdi, ama üst üste puan kayıpları yaşanıp, iş son maça kalınca herkes gibi ben de tedirginlik yaşıyordum.
Yolda bir alışveriş merkezinde oyalandık önce. Galatasaray ve milli takımın eski kalecilerinden Hayrettin, mağazada görevlilerle tartışıyordu. “İşi zor Buca’nın, bir türlü kazanamıyor” deyince, “Bu akşam kazanacak” dedim. “İnşallah” karşılığını verdi. Mağaza görevlileri de endişeliydi. “Bu akşam çıkmazsa, play of tan çıkmaz.”
Buca Arena stadı bu maç için küçüktü. Dolayısıyla dolup taşmıştı. Stadın içerisindeki ve dışarıda kalanlar çok heyecanlıydı. Süre ilerleyince tedirginlik azalıp, güven ve çoşku artıyordu. Buca’nın kazanacağı çok belliydi. Yanımdakiler heyecanla “Düşünebiliyor musun, Fener, GS, BJK buraya gelecek...”
Maçın öneminden midir yoksa hep böyle midir bilmem ama, statta beni rahatsız eden çok şey vardı. ‘Beleş Tepe’ denen stadın dışında yüksek bir yer vardı ve kalabalıkta bir arbede yaşansa hiç istenmeyen sonuçlar ortaya çıkabilirdi. Ne parmaklık ne de bir önlem vardı. Küçücük çocuklar top toplayıcı yapılmıştı. Patlayıcı ve diğer yabancı maddeleri toplamaya çalışırken üzerlerine tehlike yağıyordu.
Stadın üzerini örten bölümde belediye başkanı Ercan Tatı’nın büyük boy bir fotoğrafı vardı. Üzerinde de “Buca seninle gurur duyuyor” yazıyordu. Kötü niyet aramıyorum ama bu da abartılıydı ve hemen hiçbir yerde rastlanmayan bir görüntüydü. Belediye başkanları ve diğer siyasetçiler, genellikle futbolun gücünden yararlanmak isterler. Ama yöntemini ve dozunu iyi ayarlamak gerek. Ben olsam Bucaspor’un fotoğrafını asıp, altına “Buca sizinle gurur duyuyor” diye yazdırırdım. Böyle bir tavır siyasetçiyi daha fazla yüceltir.
Bunlar detay ama o akşam gözüme takıldığı için sizlerle paylaştım.
Bucaspor’un yöneticilerini, sporcularını ve emeği geçen herkesi kutlamak gerekir. Bir de “Darısı Altay ya da Karşıyaka’nın başına” demek geliyor içimden.
Neden olmasın?
Bul

Tarık Dursun K, 81 yaşını, Kocaoğlu ile kutladı...