Kıbrıs
25.06.2017 - 14:17 | Son Güncelleme: 25.06.2017-14:20

HP Lideri Milliyet'e konuştu: 'Bize az bile yapıyorlar'

HP'ye yönelik eleştirilere cevap veren Özersay, "Düşünsenize bu düzenden menfaat elde edenleri rahatsız ediyoruz ve varlıklarını tehdit ediyoruz. Ne yani bizi sevip kucaklayacaklar mıydı?" diye sordu

Sitene Ekle

SEFA KARAHASAN 
Halkın Partisi Lideri Kudret Özersay'ı uzun zamandır tanırım. Hem Doğu Akdeniz Üniversitesi'ndeki görevinden hem de müzakereci görevi döneminde yakın ilişkilerimiz oldu. Sonrasında siyasete atıldı, başarılı bir grafik çizerek yoluna devam ediyor. Son dönemde yapılan anketlerde adı sürekli öne çıkan bir parti ortaya çıkarmayı başardı. Kendisi ile güzel bir sohbet ettik. Her zamanki gibi kendinen emin. 'Tek başına iktidar olacağız Sefa Bey' diyor. HP'ye yönelik saldırıları da 'az buluyor...' Size yapılan saldırıları nasıl değerlendiriyorsunuz diye soruyorum. Cevabı içten ve net, "Bence bize az bile yapıyorlar" dedi. Sonra devam etti; "Düşünsenize bu düzenden menfaat elde edenleri rahatsız ediyoruz ve varlıklarını tehdit ediyoruz. Ne yani bizi sevip kucaklayacaklar mıydı? Bizim bu düzeni değiştireceğimizi, bu konuda samimi ve cesur olduğumuzu biliyorlar. Bu nedenle bize az bile yapıyorlar diyorum, daha da fazlasını hak ettiğimize inanıyorum! Toplum bizi sahiplendikçe, bize olan destek arttıkça, saldırılar ve yıpratma çabaları da artıyor. Bunu normal karşılıyoruz ama korkunun ecele faydası yoktur. Bunların bir kısmı samimi eleştirilerdir. Biz samimi olarak yapılan yapıcı eleştirileri dikkate alıyoruz, bu demokrasinin gereğidir. Öte yandan herkes artık Halkın iradesinin Cumhuriyet Meclisi dışında şekillenmeye başladığını görüyor. Halkın Partisi’nin farklı konularda ne dediğini artık herkes merak eder konumdadır ve bizler de her konuda çözüm önerilerimizi ortaya koyarak yolumuzu yürüyoruz."   

Fransa'da yaşanan seçim

Anketlerde HP birinci parti. Bunu soruyorum ve hedeflerini anlatmasını istiyorum. Kudret Özersay şöyle devam ediyor; "Bizim hedefimiz mümkün olan ve gerekli olandır, yani Halkın Partisi’nin tek başına iktidarıdır. Dünyanın pek çok ülkesinde siyasette yerleşmiş kalıplar teker teker yıkılıyor. Fransa’da son yapılan Cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimlerine bir bakın. Geleneksel siyaset kemik oy diye tabir edilen seçmen desteğini ciddi şekilde kaybediyor, kemik oy erimesi yaşıyor. Aslında biz bunu yıllar öncesinden yaşamaya başladık, 2013 erken genel seçimler bu açıdan bir dönüm noktasıydı. O dönemde vatandaş o siyasi partilere mühür vurmak istemediği için karma oy patlaması yaşanmıştı. Çünkü Halkın önünde bir alternatif yoktu. bugün Halkın partisi gerçek ve sorun çözme iradesine sahip bir alternatif olarak ortaya çıktı. Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesi söylediğide inanmayanlar olmuştu, sonuçları görünce çok şaşıranlar oldu. İddia ediyorum, bu kez bazı kesimlerin sandıklar açıldığında görecekleri sonuçla adeta dudakları uçuklayacak. Çünkü Halkın Partisi’nin tek başına  hükümet kuracak görevi alacağına inanıyorum. Bizler Halka güveniyoruz, Halkın da bize güvendiğini düşünüyoruz. Vatandaşlarımız isterlerse ve bu değişimin köklü olmasını desteklerlerse ki destekliyorlar, bizleri bu şekilde iktidara taşıyacaklar ve sonra da denetleyip hesap soracaklar. Bizler buna hazırız."

'Vatana ihanet görüyporuz'

"Her şeyden önemlisi biz sadece ve sadece yapabileceğimiz şeyleri vadediyoruz" diyor Özersay. Çok farklı bir durum bu Kıbrıs Türk siyaseti için. Çünkü 'verilip, tutulmayan çok sözler var' Bunu yapmayacaklarını anlatıyor Özersay. Ve şöyle devam ediyor; "Tutamayacağımız sözler vermiyoruz. Öte yandan kimseye kişisel menfaat sözü de vermiyoruz. Sözlerimiz toplumsal yararı esas alır, toplumum genelinin yararına dönük politika üretiriz, çözüm önerisi üretiriz. Örneğin tüm diğer partiler gençler arasında da ayrımcılığa ve adaletsizliklere neden olan kırsal kesim arazisi dağıtırlarken biz bunu yapmayacağımızı ve kolay ödemeli sosyal konut projesi yapacağımızı söylüyoruz. Yani sadece kırsal kesimde değil aynı zamanda şehirlerde de konut ihtiyacı olanların sorununu da çözeceğiz. Bir diğer nokta da şudur: Bu ülkede yıllarda siyasetin içinde yer almış olan siyasi partiler devleti bir parti devletine çevirdiler. Oysa bu ülkede ihtiyaç hukuk devletidir, parti devleti değil. Halkın Partisi, partizanlığın karşısında duruyor, çok açık ve net! Partizanlığı bir nevi vatana ihanet olarak görüyoruz. Çünkü onlar bunu yaptıkça insanlarımızın kendi iradesine olan güveni ve tabi ki devlete olan inancı sarsılıyor. Biz devletin kurumlarını cesaretle ayağa kaldırma vaadiyle, adalet ve hukukun üstünlüğü vaadiyle, nereden buldun davalar."  

Türkiye'ye özel Bakan

"Türkiye ile bir an önce sağlıklı ve dengeli bir ilişki kurulmasını elzem görüyoruz" diye konuşan Özersay şunları kaydetti; "Bu ülkede kendi irademize dayalı bir yönetim anlayışını önemsiyoruz. Bunu sağlamanın yolu bize göre kendi kurumlarımıza çeki düzen vermek ve bazı konuları da oturup Türkiye ile açık açık konuşmaktır, anlaşmaktır. Hükümetlerin kendi imzalarına sahip çıkmıyor olmaları Türkiye ile aramızdaki ilişkinin karşılıklı güven sorunu yaşamasına neden olduğunu düşünüyoruz. Türkiye ile ülkemize giriş çıkışları bir düzene sokacak gerçek anlamda çalışabilecek ve işlevsel bir adli yardımlaşma antlaşmasını yürürlüğe koyacağız. Öte yandan Bakanlıklardan birisini Türkiye ile ilişkilerden sorumlu bakanlık olarak görevlendirmeyi düşünüyoruz aynen Türkiye’de Kıbrıs işlerinden sorumu bir Bakan olduğu gibi. Su ve elektrik konularında daha önce çok kapsamlı tespit ve önerilerimiz oldu. Bunları muhatabımız olan Türkiye ile paylaşıp oturup müzakere edip şekillendireceğiz. Yani bu açıdan yapılacak çok şey var çünkü ilişkilerimizin geldiği nokta pek de iç açıcı değildir. Biz Halkın Partisi olarak bu konuda hem cesaretle adım atmaya hem de diplomasinin bizlere sunduğu imkanlardan yararlanmaya hazırız."

'Uyumlu bir kadro'

HP'nin kadrosuna yönelik eleştiriler için de şunları söylüyor Kudret Özersay, "Güçlü, konularına hakim bir kadromuz var. Hem eskiden partilerle mesafeli durmayı başarabilmiş tecrübeli bürokrat arkadaşlarımızla çalışıyoruz, hem de genç ve iyi eğitim görmüş olan bir ekibimiz var. Bugüne değin hükümete gelenlerin kadrolarını gördük! Eğer bizden beklentileri bu ülkeyi bu hale getiren kendi kadroları gibi kadrolarsa hiç boşuna beklemesinler. İddia ediyorum, çalışma gruplarımızda, TV programlarında Halkın Partisi’ni temsilen görev alan kişi sayısı bugün hiçbir başka siyasi partide yoktur. Biz “ne iş olsa yaparım abi” diyen değil, “bildiğim konuda konuşur, katkı koyarım” diyen güzel ve uyumlu bir ekiple çalışıyoruz." 

Hükümete sert eleştiri

UBP-DP hükümetine yönelik de sert eleştiriler yapan Özersay, "Ülke kaynaklarını israf etme, hukuka aykırı işlem yapma ve partizanlık yapma gibi konularda yüksek bir performansa sahip oldukları söylenebilir. Ama ülke ve halk yararına bir icraat var mı diye sorarsanız gerçekten cevabım olumlu değildir" dedi.

 


Zeki Müren müzik dünyasında hangi lakapla anılırdı?
©Copyright 2017 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.
İlginizi ÇekebilirX