Huzur mu arıyorsun? Huzurun olmadığını mı düşünüyorsun? Her şey üstüne geliyor öyle değil mi?
 
Aslında değil...
 
En daraldığın, bunaldığın anda bile kendini çaresiz hissetme... Yaşadığın kötü her ne varsa geçecek, güven bana... 
 
 
Huzur mu arıyorsun?
 
Dışarı çık ve incele çevreni... Sonbaharın son ayındayız kış geliyor... Bak, yapraklar nasıl da dökülüyor yerlere... Ve yine bak... Hepsi ayrı bir renkte... Dökülse de renkliler ve hala tüm yeşilliğiyle ayakta duranlar da var...
 
Yaşam bir döngüden ibaret. Yaşaman ne gerekiyorsa bir gün mutlaka yaşayacaksın. Bazen gerçekleşmesi zaman alacak ama olacak... Düşmen gerektiğinde düşecek, kalman gerektiğinde yeniden kalkacaksın.
 
İçin sıkılacak, bunalacak ve bir süre sonra o da geçecek...  İyi olan da bir gün geçecek, kötü olan da...
 
Ana odaklan.
 
Bulunduğun anın senin için en iyi olması için bir şeyler yap. İnan. Sen yapabilirsin.
 
 
Huzur mu arıyorsun?
 
Aradığın huzur sende, içinde.
Kendine kulak ver.
 
Yaprakların hışırtısını, kuşların cıvıltısını, dalgaların kıyıya vuruşunu dinle... Bazen bir bebek sesi, bir çocuk kahkahası, sevdiğinin dudaklarından çıkan bir çift söz... Dinle...
 
Ve izle... Çevrene kulak ver ve gözlemle... Diğer insanları, hayvanları izle... Düşen  ve hemen ardından hiç düşmemiş gibi kalkıp gülerek koşturmaya devam eden çocuğu izle... 
 
Hayatı izle...
 
Huzur mu arıyorsun?
 
İzle, dinle, hisset. 
 
Bazen sadece bunun için zaman ayır kendine. 
 
Bırak kötülükler şöyle dursun. Olumsuzlukları at bir köşeye. İyiye odaklan. Hayata odaklan... 
 
Huzur içinde.
 
Huzur sensin... Senin sağlığın, sevdiklerin, yanındakiler, çevrendekiler...
 
Huzur arıyorsan önce kendini bulmalısın...
 
Kendini bulduğunda tüm kilitler çözülecek...
 
Çok daha güzel günlere...
 
 
 
Sağlıcakla kal...
 
Büşra Fatma GÜLCÜ