Genel tanımı ile depresyon kişinin düşüncelerini, duygularını, davranışlarını ve fiziksel sağlığını etkileyebilecek düşük duygu durumuna ve günlük faliyetlerden kaçınma haline verilen isimdir. Depresyon, zannedilenin aksine, toplumun ortalama yüzde 20-30’unun hayatı boyunca karşılaştığı bir durumdur. 
 
Depresyon kendini en belirgin biçimiyle mutsuzluk/üzüntü, işe, sosyal ilişkilere ve aktivitelere karşı ilgi kaybı olarak göstermektedir. Depresyon yaşayan bireyin günlük aktivitelerde sorun yaşadığı ve işlevselliğinde düşüş meydan geldiği görülmektedir. Depresyonun duygu-düşünce-davranış üçlüsü üzerinde dramatik etkilerinin olduğu gözlenmektedir. Depresyon rahatsızlığını yaşayan bir kişi genellikle üzüntü ve umutsuzluk duygularını şiddetli derecede günlerce ve haftalarca yaşayabilir. Bu olumsuz veya negatif duygu durumlarının yanı sıra kişinin çalışabilme becerisi, günlük olarak beslenmesi ve uyku düzeni gibi bedensel ihtiyaçlarını karşılama düzeninde de bozulmalar olabilir. Depresyonda olan bir kişi ayrıca genellikle umutsuz olmaya ve kimsenin kendisine yardım edemeyeceğini düşünmeye eğilimlidir. Bu olumsuz duygularla beraber kendini suçlama, insanlardan uzaklaşma, sosyal etkinliklerden kaçına ve tamamen kendi içine kapanıp yalnızlığa yönelerek kendi yaşamına son vermeyi bile düşünebilir. 
 
Bir çok psikolojik veya ruhsal rahatsızlıkta olduğu gibi depresyon rahatsızlığı da kendi içinde birkaç türe ayrılır. Ancak en yayın türleri Majör Depresyon ve Distimi olarak adlandırılan kronik depresyon türleridir. Bunun yanında kendi içinde belirtileri farklılaşan çeşitli depresyon türleri de vardır. 
 
Majör Depresyon: Çalışamama, uykusuzluk, yemek yiyememe, bir zamanlar keyif alınan aktivitelerden artık zevk alamama, çevrede gelişen olaylara karşı ilgisiz kalma gibi şiddetli düzeyde ruhsal çöküntü belirtileri ile karakterize olan bir ruhsal rahatsızlıktır.
 
Distimi (Kronik Depresyon): Distimi, diğer adıyla kronik depresyon, uzun bir süredir devam eden (Genellikle 2 yıl ve Daha fazla süren) depresif duygu durumudur. Majör depresyona göre semptomları ve belirtileri daha hafif olabilir ve günlük yaşamı etkilemiyor gibi görünebilir. 
 
Atipik Depresyon: Depresyonda sık sık üzüntülü ve mutsuz ruh hali gözlenirken Atipik depresyonda genellikle aşırı uçlardaki bazı davranışlar dikkati çeker. Örneğin aşırı yorgunluk, sık sık yemek yeme, yaşanılan olay veya durumlara karşı verilen tepkilerde ani olarak şiddetlenen veya iyileşen ruh hali en sık görülen belirtiler arasındadır. 
 
Bipolar Bozukluk ve Manik Depresyon: Ruh sağluğu alanında Bipolar Bozukluk teriminin yerine bazen de manik depresyon terimi kullanılır. Manik Depresyon, taşkın ya da şiddetli öfke sevinç veya neşe durumunu ifade eder. Genellikle duygularda sürekli bir şekilde değişken durum söz konusudur. Aynı zamanda öfke, tahammülsüzlük, aşırı talepkar olma veya isteme,”bencillik” söz konusudur. Kişinin düşünsel düzeyde benlik saygısında artma ve diğer deyişle kendini aşırı büyük ve değerli görme, yüksek sesle konuşma, konuşmalarda ve çağrışımlarda hızlanma, dikkatte artma ancak kontrollü dikkatte azalma ve düşüncelerde dağınıklık gibi durumlar söz konusudur. Bedensel veya fiziksel olarak da bitmez tükenmez bir enerji hali, aşırı iştahta bozulmalar ve yüksek sesle konuşmaya bağlı ses kısıklığı ve hipertansiyon görülebilir. 
 
Mevsimsel Depresyon: Kış depresyonu, mevsimsel afektif bozukluk ya da mevsimsel duygu durum bozukluğu olarak da bilinen bu rahatsızlık özellikle her yıl sonbahar ve kış aylarında görülebilmektedir. Bazen ilkbahar ve yaz mevsiminde oluşan tipi de olabilmektedir. Depresyona ait belirtiler mevsimsel depresyonda da görülebilir. 
 
Postpartum (Doğum Sonrası) Depresyon: Genellikle yeni anne olanlarda doğumdan sonraki bir ay içinde majör depresyon semptomlarının veya belirtilerinin sergilendiği bir rahatsızlık türüdür. 
 
Psikotik Depresyon: Depresyonun bir türü olan psikotik depresyonda psikozun sanrılı düşünceleri veya diğer belirtilerine depresyon belirtileri eşlik eder. Psikotik depresyonda halüsinasyon (Varsanı) ve sanrılar (Hezeyan) görüldüğü için bu rahatsızlığı yaşayan kişilerde genellikle gerçeklikten kopma görülebilir. Halüsinasyonlar veya sanrılar, gerçek bir ortamda belirli bir duyuma yola açabilecek hiçbir uyaran (örneğin, bu bir nesne olabilir) yokken kişinin bunu duyumsadığına inanmasıdır. Sanrı ise kişinin kendi dışında var sandığı ancak gerçekte olmayan olguları algılaması veya yaşamasıdır. Sanrıların içeriğinde yetersizlik, günahkarlık ve suçluluk, hataları nedeniyle kendisinin veya başka insanların başına felaketlerin gelebileceği gibi içerikler olabilir. 
 
Depresyonun çeşitli yüzleri vardır. Ancak çoğu hastalarda görülen belirli tipik şikâyetler (= septomlar) vardır. Bu şikâyetlerden ne kadarının bir hasta tarafından hissedildiği ve bunların ne kadar güçlü olduğu kişiden kişiye değişmektedir. Depresyon diyebilmek için aşağıdaki kriterlerin en az beşinin en az iki hafta boyunca sürüyor olması gerekir. (1. ve 2. kriter mutlaka bulunmalıdır.)
 
Yaygın olarak görülen depresyon belirtileri;
 
- Depresif duygu durumu (Mutsuzluk/üzüntü, boşluk duygusu, umutsuzluk)
 
- Rutin aktivitelere karşı ilgi ve istekte azalma
 
- Yorgunluk, enerjide azalma
 
- Uyku düzeninde bozulma
 
- İştahta değişim (daha az ya da daha çok yeme)
 
- Düşünme, konuşma ve fiziksel hareketlerde azalma
 
- Cinsel ilgide azalma
 
- Geçmişe dair suçluluk ve pişmanlık duyma
 
- Konsantrasyon problemleri yaşama
 
- İntihar düşünceleri
 
- Fiziksel problemler, ağrılar
 
Depresyondan kurtulmanın anahtarı birkaç küçük adımla başlamak ve oradan onu yavaşça ilerletmektir. Bunu sahip olduğunuz kaynaklar üzerinden yürütün. Çok fazla enerjiniz olmayabilir, fakat muhtemelen sevdiğiniz birini aramak için telefonu kaldırmak ya da apartmanın etrafında küçük bir yürüyüş yapmak için yeterlidir. Bir kereliğine bir gününüzü ayırın ve her bir başarınız için kendinizi ödüllendirin. Adımlar küçük görünebilir, fakat hızla ekleneceklerdir. Ve depresyondan kurtulmak adına kullandığınız tüm enerjiniz için, çok daha fazla geri dönüş alacaksınız.
 
 
Depresyondan Kurtulmak İçin..
 
- Yakınlarınız ve özellikle aileniz ile daha fazla vakit geçirin.
 
- Duygularınızı ifade edin, diğer insanların ne hissettiğine verdiğiniz önem kadar kendi duygu ve ihtiyaçlarınızı da gözetin.
 
- İhtiyacınız olan desteği almak depresyon üzerindeki sisi kaldırma ve onu uzaklaştırmada büyük bir rol oynar. 
 
Kendi açınızdan, perspektifliği korumak ve depresyonu yenmek için gerekli çabayı sürdürmek zor olabilir, fakat depresyonun doğası yardıma ulaşmayı zorlaştırabilir. Ancak izolasyon ve yalnızlık depresyonu daha da kötüleştirir, bu yüzden yakın ilişkileri korumak ve sosyal aktiviteler önemlidir.
 
- Hoşlanmasanız bile sosyal aktivitelerde bulunmaya çalışın. Genellikle depresyondayken, kabuğuna çekilmek daha rahat hissettirir, ancak diğer insanların çevresinde olmak size daha az depresyonda hissettirecektir. 
 
- Depresyon döngüsünü unutmayın! Depresyonda çoğunlukla kişinin bir şey yapma isteği olmaz, uyuma isteği olur ve yaptığı şeylerden zevk almaz. Eğer belirtileri besleyecek şekilde evde oturup, hiçbir şey yapmaz ve içinizden gelmesini beklerseniz depresyonun seviyesini artırabilirsiniz. Bu sebeple mümkün olduğunca böyle durumlarda zevk almasanız da faaliyetlerinizi sürdürmeye devam edin.
 
- Önemli karar almaktan kaçının. Hayatınız için önemli olan bir konuda karar vermeyin. Bu süreçte sağlıklı karar veremeyebilir sonucunda pişmanlıklar yaşayabilirsiniz.
 
- Hayatınızı basitleştirin. Üstesinden gelemeyeceğiniz hedeflere yönelmek yerine kolay halledebileceğiniz, az şeyler yapın. Büyük sorumluluklar almayın. 
 
- Geçmişe odaklı olmayın. Geçmiş hatalar üzerinde durup problem odaklı yaklaşmayın.
 
- Kendinize zaman tanıyın. Eskisi gibi olmanız biraz zaman alacaktır. Bu süreçte yılmayın, pes etmeyin.
 
- Spor Yapın. Spor yapmak endorfin hormonunun artmasını sağlayarak sizi iyi hissettirecektir.
 
- Sağlıklı ve düzenli beslenin.Hem beynin hemde vücudun etkin çalışması için sağlıklı beslenme şarttır.
 
- Uyku düzeninizi sağlayın. Gece geç saatlere kadar oturup sabaha karşı yatıp akşamına uyanmak size depresyondan çıkmak için pek de fayda sağlamaz. Bu beden sağlığını da etkiler.
 
- Olumlu duygu ifadelerini artırın. Olumsuz duygu ve düşüncelerinizi yerinde ve zamanında, uygun dozda ifade etmekten kaçınmayın. Unutmayın ki zamanında sergilenen uygun ifade ve aktif davranış, birikimi engelleyecek ve küçük artçı depremler büyük depremin önüne geçecektir.
 
- İyileşme sürecinde dalgalanmalar olabilir ve zaman zaman depresif belirtilerde artış görülebilir. Bunu normal karşılayın.
 
- Aile üyelerinin beraber vakit geçirmeleri önemlidir. Zaman geçirme ev içerisinde ufak bir aktivite ile sağlanabileceği gibi ev dışında da yapılan aktiviteler ile de sağlanabilir.
 
- Depresyon için bir destek grubuna katılın. Depresyonla uğraşan diğer insanlarla birlikte olmak izolasyon hissinizi azaltmada, uzun bir yol olabilir. Ayrıca her birini, deneyimlerinizi paylaşma ve nasıl başa çıkılacağı konusunda avsiye alma ve verme konusunda teşvik edebilirsiniz.
 
- Şikayetleriniz hala devam ediyorsa profosyonel yardıma başvurun ve destek alın.
 
UNUTMAYIN Kİ '' Sizi doğal olarak üzen birşeyi, depresyona dönüştürmenin en etkili yolu, başınıza gelen şey için sadece ve sadece kendinizi suçlamaktır. Kendinizi suçlamayın.''
 
Instagram: instagram/volkanpelenk