07.07.2018 - 01:30 | Son Güncelleme: 07.07.2018-1:30 A-A+

İKİ KIZ KARDEŞİN AŞK HİKAYESİ



'Darısı Başımıza’, iki kız kardeşin hikayesi... Yurt dışında eğitimini bitiren Öykü, nişanlısına sürpriz yapar. Evde yarı çıplak bir kadın görünce, aldatıldığını düşünür. Evden kaçar gibi ayrılır ve genç bir adam olan Ozan’la tanışır. Beraber dertleşirler, zaman geçirirler ve aşık olurlar.

Fakat olayın bir yanlış anlama olduğu ortaya çıkar. Bu sırada düğün hazırlıkları hızla devam eder. Öykü’nün aklı Ozan’dadır. Onun kardeşinin, nişanlısı olduğunu öğrendiğinde ise her şey için çok geçtir.

İkinci hikaye ise, Öykü’nün ablası Rüya’nın imkansız aşkı... Rüya, ünlü oyuncu Engin Deniz’e platonik aşıktır. Çocukluk arkadaşı ve aşk doktoru Merter, yıllar sonra yeniden yan evlerine taşınır. Merter, Engin Deniz’le onu sevgili yapmayı taahhüt eder. Bunun için aşk dersleri verecektir. Yeni kitabı için konu arayan yazar, aslında gizlice Rüya’nın hikayesini yazacaktır.

‘Hayat Bazen Tatlıdır’ dizisini birlikte yazdığımız Deniz Dargı’ya ait senaryo... Hem batılı, hem yerel hikayeleri harmanlayarak, her türün seyircisini de tatmin eden bir dünya kurmuş. Zaten başarılı romantik komedilerin püf noktası burası... Ozan Dolunay (Ozan) ve Elif Doğan (Öykü) birbirine yakışan bir çift olmuşlar. Kızların annesi rolünde ki Devrim Yakut, her zamanki gibi karakterinin hakkını veriyor. ‘Darısı Başımıza’, seyircinin sevebileceği, uzun soluklu bir dizi olacak gibi görünüyor. Yolu açık olsun.

‘Ben Dâhiyim Ama Henüz İlk Filmimi Çekmedim’

Öncelikle başlıktaki kitabın adını çok yaratıcı ve dikkat çekici bulduğumu
söylemeliyim. Yeni Sinemacılar’ın kurucularından, yönetmen ve senarist, aynı zamanda çok sevdiğim bir dostum Turgut Yasalar’ın yazdığı kitabı daha basılmadan okuma şansım olmuştu.

Ünlü yönetmen Robert Rodriguez’in ilk filmi El Mariachi’yi izleyip, çok etkilenmesi bu kitabın esin kaynağı olmuş. Kitapta şöyle anlatıyor: “23 yaşında bir velet, gerçekten de tek başına ve sadece 7 bin dolara bir film yapmış, sonra da Hollywood’da herkesi peşinden koşturmuş, ardından da üst üste filmler çekmeye başlamıştı. Kendime çok kızmıştım. 

40 yaşıma gelmiştim ve hâlâ bir filmim yoktu; halbuki ben bir dahiydim... ” Yasalar, ilk filmi ‘Leoparın Kuyruğu’nun öyküsüyle, çok tanıdık isimlerin ilk filmlerini çekerken yaşadıkları zorlukları da anlatıyor. Serdar Akar (Gemide), Kudret Sabancı (Laleli’de Bir Azize), Mustafa Altıoklar (Denize Hançer Düştü), Uğur Yücel (Yazı Tura) Yüksel Aksu (Dondurmam Gaymak), Haluk Ünal (Saklı Hayatlar), Derviş Zaim (Tabutta Rövaşata), Ümit Ünal (9)... Bu kitapta anlatılan öykülerin kahramanları bu yola baş koydular, yeterli para olmadan filmlerini çektiler ve yıllarca borç ödediler. Ama dünyanın dört bir yanından ödüllerle dönüp, başka birçok film çekebildiler. Bugün hepimizin tandığı isimler olabildilerse, hep o ilk adımı atma cesaretlerindendir. Bu yapımların seyircileri, tüm bu yaşananları ilgiyle okuyacaktır. Özellikle genç sinemacılar, film yapma hayali kuranlar da mutlaka okumalı. Cesaret ve umut bulacaklarına eminim.

Çocuklarımız nasıl kurtulacak?

Son günlerde en çok konuşulan konu kaçırılan ve cinsel istismara uğrayan çocuklar... Bu olaylar neden giderek artıyor? Nasıl önlenecek? Cezalar ne olacak? Herkes ağzına geleni konuşuyor.

Öncelikle bir susulmalı. Çocuklara nasıl davranacağımızı uzman psikologlar ve akademisyenler konuşmalı. Ardından cezalarla ilgili hukukçular... Tüm bu görüşler ışığında nasıl yasalar, düzenlemeler yapılacak siyasiler o aşamada devreye girsin. Eğer önce siyasiler ve onların taraftarları konuşursa, iş eninde sonunda siyasi hesaplara dönüyor. Bence çocuklarımıza yapacağımız en büyük kötülük bu olur. Hem de hiçbir yere varamayız. Bu iş, siyasi kavgalara teslim edilmeyecek kadar hassas bir konu. Lütfen biraz daha duyarlı olalım.

 

Bilgi YarışmasıTruva atı hangi ilde bulunmaktadır?
Aradığınız
Evi Hemen
Bulun!
araDetaylı Ara
©Copyright 2015 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.