Yazarlar
28.04.2011 - 02:30

İkinci Gazze filosu Suriye’ye de uğrasın

Sitene Ekle
kgursel@milliyet.com.tr  |  Kadri Gürsel kgursel@milliyet.com.tr Tüm Yazıları »

AP’nin önceki gün geçtiği İstanbul mahreçli haberde ikinci “Gazze filosu”nun sefere çıkmak için hazırlıklarını tamamlamak üzere olduğu belirtiliyordu.
Ajansın, kısa adıyla IHH olarak bilinen İnsani Hak ve Hizmetler Vakfı’nın sözcüsü Hüseyin Oruç’tan aldığı bilgiye göre bu kez 22 hükümet dışı örgütün katılımı sonucunda 1500 aktivisti taşıyacak 15 parçalık bir filonun teşekkülü söz konusu.
IHH sözcüsü, Avrupa, Ortadoğu, Güneydoğu Asya, Latin Amerika, Kanada ve ABD’den de aktivistlerin seferde yer alacağını söyleyerek girişimin uluslararası boyutuna vurgu yapmış.
IHH, bu ikinci girişime kendi kanalından 100 ila 150 kişinin dâhil olacağını bildiriyor. Türkiye’den tek katkının IHH aracılığıyla yapılacağı ve sayının 100-150 kişiyle sınırlı olacağı varsayılır ise örgütün bu seferdeki “Türk profili”ni düşük tutmaya çalıştığı gibi bir izlenim edinmek bile mümkün...
Mamafih, AP’nin haberinde böyle aceleci bir izlenime kapılmamızı önleyen çok ilginç bir bilgi var... Filonun demir alma tarihi olarak kanlı İsrail operasyonunun birinci yıldönümü olan 31 Mayıs düşünülmüş, ancak bu tarihin Türkiye’deki genel seçimlerden sadece 12 gün öncesine rastlamasının yarattığı bir çekince nedeniyle sefer seçim sonrasına ertelenmiş.
Çekince, haberde “Gazze seferinin yaratacağı herhangi bir ihtilafın Türkiye’deki seçim ortamına zarar vermesi ihtimali” olarak tarif ediliyor.
Çok ilginç... IHH’nin organizatörleri “uluslararası” bir etkinlik düzenliyorlar ama zamanlamasını düşünürken Türkiye’deki seçim kampanyasını hesaba katmak gibi gayet “yerel” bir siyasi davranış sergiliyorlar. Peki neden?
Seçim öncesine rastlayacak ikinci Gazze seferinin AKP’nin oyları üzerindeki muhtemel etkilerini öngörmeden böyle bir erteleme kararını almış olabileceklerine herhalde kimse inanmaz.
Davos ve “Birinci Mavi Marmara” eylemlerinin AKP oylarını artırdığı tespitini Türkiye’nin yeni dış politikasının yapıcılarından bizzat duymuş bir gazeteci olarak şimdi kendime soruyorum; “Acaba bu ikinci seferin bu kez tersi yönde bir etki yaratması, yani oylarda düşüşe yol açması mı bekleniyordu?” diye...
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan bu seçimde partisinin yeni anayasayı tek başına yapmasına yetecek ve kendisine başkanlık yolunu açacak bir rejim değişikliğinin amacını güderken “İkinci Gazze Filosu” vasıtasından neden yararlanmasın ki? Velev ki ikinci filo olayının AKP oylarını artıracağından emin olunsun.
Erteleme kararında etkili olan belki de, muhalefetin eleştirilerini göğüsleyememe kaygısıdır... Filo 31 Mayıs tarihinde demir alır da muhalefet “AKP Akdeniz’de oy avına çıktı” derse verilecek cevaplar seçmen nezdinde inandırıcı olabilir mi?
AP haberinde “IHH, hükümetle yakın muhaberat halinde; ancak gemilerini Gazze’ye göndermek için izin almaya ihtiyaçlarının olmadığını söylüyor” ifadesi yer alıyordu.
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu da benzer biçimde Avustralya gazetesi The Sydney Morning Herald’a IHH’yi kastederek “Biz onlara tavsiyede bulunabiliriz, bir şeyler söyleyebiliriz ama onları durduramayız” demiş.
IHH ile AKP hükümeti arasında bir etkileşim ve münasebet olduğu bu sözlerden de anlaşılıyor. Bu da hükümetin IHH eylemlerinden vareste tutulmasını önlüyor.
Şimdi sadede gelelim... “Arap Baharı”nın, Gazze halkının İsrail ablukasından kaynaklanan acılarını unutturmasına izin verilmemelidir.
Ama AKP hükümeti, Suriye’deki aile dostu diktatör kendi halkının üzerine ateş yağdırıp yüzlercesini katlederken kibarca mırıldanmak dışında henüz bir şey yapmıyorsa...
Böyle bir zamanda sadece Gazze’ye sefer tertiplemek, Arap diktatörlerin halklarına yaşattığı trajedileri Türkiye’nin pek de umursamadığı gibi bir imaj yansıtabilir dünyaya... Ya da Türkiye’nin sadece İsrail tarafından zulmedilen Arapların çektiği acılarla ilgilendiği gibi bir izlenim doğabilir.
Hükümetimiz IHH’ye her zamanki gibi bazı tavsiyelerde bulunmalıdır.
Ancak bu kez şunu demelidir:
“Gazze’ye gidin; hem de seçimi beklemeden. Ama oraya giderken önce Suriye’nin Lazkiye, Tartus ve Banyas gibi liman kentlerine de bir uğramayı deneyin.”
O zaman biz de Akdeniz’e açılarak aldığınız bütün oylar size helal olsun deriz.

Yazarlarda Ara
Bul
Kurulu düzene karşı gelmeye ne denir ?
©Copyright 2011 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.