Son yıllarda medyada çocuklara verilen ödül ve ceza konusu sık sık gündeme geliyor. Öncelikle çocuğa verilecek ödül ve cezanın niteliği aslında bu yıl ya da geçen yıl değişmedi. Aynı şekilde çocuklarınızı “akıllı, yakışıklı, güzel” vb kelimeler kullanarak sevmeyin, “zeki, yaramaz, hiperaktif” vb. kelimeler kullanarak etiketlemeyin söylemini de konuya dahil edebiliriz. Bu konularda gerçek uzmanların (çocuk, ergen psikiyatristi veya gelişim psikoloğu) yazı ve kitaplarını okuyanlar bilir, yıllardır bu konular anlatılmaktadır.  Tüm bu anlatılanlar aileler tarafından “Uygulanıyor mu?” derseniz böyle bir istatistiki bilgim yok ama anlamak için uzman olmaya da lüzum yok. Çevrenizdeki insanların çocuklar ile sözlü iletişimlerine biraz kulak kabartırsanız “anneciğim, babacığm, teyzem, prensesim, yaramaz” vb. kelimelerin ne sıklıkta kullanıldığını fark edebilirsiniz.

 

İletişimi bilmiyorsanız, ilişmeyin!

 

Çocuklar ile iletişim demişken, yaklaşık bir aydır semtte birkaç kişi radarıma takıldı. Semtin çocukları sokağa çıktığında muhakkak her oyunlarına müdahale eden ve akıl veren kişiler bunlar. Çocuklar dışarıda ne yapsa bu kişilerin muhakkak olumsuz bir görüşü ve söylemi oluyor. Uzun süredir sabrediyorum, sonunda müdâhil oldum. Çocuklara hitap şekli “çete, yaramaz, hayta” olan bir adam ile uzun uzun sakince konuştum. Çocukların onun sözlerini nasıl algıladığını anlattım. Israrla çocukları çok sevdiğini iddia eden bu kişi dışarıya nefret sinyalleri gönderdiğinin sanırım farkında değil.  Sonuç olarak bir daha kendisini çocuklar ile konuşurken görmek istemediğimi açık olarak tembih etmek zorunda kaldım. Bilinçli aileler aylarca, yıllarca uğraşıyor sen hiçbir hakkın yokken çocuklara sıfatlar takıp her gün etiketliyorsun. Sebep! Boş olduğun için can sıkıntını böyle gideriyorsun. 

Bu gördüğüm ilk örnek değil. Parklar, bahçeler, okullar çocuklara derhal müdahaleye hazır insanlar ile dolu. Bu çok bilen kişilerin savunması da hazır “Ben iki çocuk büyüttüm”. Sen büyüttün de acaba o çocuklar ne kadar ruh ve fiziki olarak sağlıklı? Önce ona bir bakmak lazım. Yoksa çocuk doğduktan sonra zaten teknik olarak büyüyor. Tabii bunu ona söylesem son derece iyi yetiştirdiğini söyleyecek. Neden mi? Çünkü yine kendi ailesi, eğitimi, bilgisi, çevresi ve standartlarında düşünerek cevap verecek.

Aklı başında, çevreye ve topluma saygılı, sorgulayan, hayatı idame yeteneği gelişmiş çocuklar yetiştirmek istiyorsak önce kendimizi geliştirmeliyiz. Bu da okumak ve öğrenmek ile oluyor. Kendi sınırları dışına çıkmayı başaramayan ebeveynler nasıl geniş dünya görüşü olan, kutu dışında düşünebilen çocuklar yetiştirebilirler ki?

Bahçemde yaşayan karıncalar eğer konuşabilselerdi, dünyanın bu bahçeden ibaret olduğunu söylerlerdi. Oysa bahçem dünyanın üzerinde bir dönüm yer kaplamıyor.

 

Serap Torun

www.kidsgourmet.com.tr