Pazar

15.04.2018 - 01:30

İlkbaharın şifalı güçleri

Sitene Ekle
Mutluluk Kürleri  |  DR. Ümit Aktaş umit.aktas@milliyet.com.tr Tüm Yazıları »

Yeni mevsimin en şifalı sebzelerine sofranızda yer açmaya hazırlanın… İlkbaharı karşılarken doğanın kusursuz ritminden söz etmenin de tam zamanı. Eğer bu ritme uymazsanız en faydalı sebze bile toksik bir tehdide dönüşüverir!

Çocuğunuza “Evladım domates, patlıcan hangi mevsim sebzesidir” diye sorsanız, cevabı “Her mevsim” olacaktır. Çünkü çocuk tüm sebzeleri meyveleri yılın 365 günü tezgahlarda görüyor. Bırakın çocukları yetişkinler bile hangi mevsim hangi sebze yetişir unuttular. Bizim çocukluğumuzda domates, patlıcan sadece yaz aylarında yenirdi. Kışın yemeğe domates katılacaksa, annem yazdan konservesini hazırlar ya da kendi yaptığı ev salçasını kullanırdı. Hep doğal beslenin diyorum ya, siz gidip bir yaz sebzesini kışın yerseniz doğal falan beslenmiş olmuyorsunuz. Doğanın ritmine ters düşmenin bedeli son derece ağır!  

Doğa işini bilir

Domatesi ele alalım. Domates yaz sıcağında, kızgın güneşin altında büyür. İçinde sıcağa dayanmasını sağlayan maddeler üretir. Domates yediğinizde, siz de bu maddeleri vücudunuza alırsınız ve sıcağa karşı savunma kalkanına sahip olursunuz. Kışın yediğiniz kerevizde ise dondurucu soğuğa karşı koruyan maddeler bulunur. Kışın kereviz yiyince de vücudunuz soğuktan ve kış hastalıklarından korunmayı öğrenir. Doğa mükemmel bir tasarımdır, insan organizması doğayla uyumlu yaşamaya programlanmıştır. Kışın yediğiniz domateslerin nasıl tatsız, nasıl lezzetsiz olduğunu fark etmiş olmalısınız. Çünkü domatesi domates yapan bileşenler, besinler eksiktir içinde! Bu sebzeye özgü likopeni, fitobesinleri, vitaminleri, kansere karşı koruyucu besinleri sera domatesinde boşuna aramayın, bulamazsınız. Onun yerine bol bol tarım ilacı bulursunuz.

Besin mi zehir mi? 

Serada yetişmiş sebzelerle ilgili tek sorun bu da değil, bir sebzeyi fıtratına aykırı bir mevsimde büyütmek için ne yapacaksınız? Tabii ki bol bol kimyasal ve tarım ilacı kullanacaksınız. Bu zehirlerin kanser yaptığını söylememe gerek var mı? Sebzenin, meyvenin bütününe nüfuz ederler ve düşünülenin aksine iyi yıkayarak, kabuklarını soyarak tarım ilaçlarından, kimyasallardan kurtulamazsınız. 

“Diyabet ve Zayıflama Kürleri” kitabımda da yer verdiğim bir anekdotu sizinle paylaşmak istiyorum. Seracılık yapan Hüseyin Amca anlatıyor: “Sakın kabak yemeyin hocam, bizim oğlanlar akşam veriyorlar ilacı, sabahına kabakların boyu 2-3 katına çıkıyor!”

Bahar detoksu: Enginar kürü

Malzemeler:
- 1 enginarın yaprakları 
- 1 limon suyu ve kabukları 

Hazırlanışı: Malzemeleri bir tencereye koyun. Üstüne 2 litre su ekleyin. Tencerenin kapağını kapatın ve 5 dakika kaynatın. Günde 4 bardak için. Elde ettiğiniz enginar suyunu buzdolabında 2 gün saklayabilirsiniz. 

Bir not: Enginar kürü iflasın eşiğine gelmiş karaciğeri bile iyileştirebilecek kadar etkili bir bitkisel ilaçtır. İlkbahar detoksu mu yapmak istiyorsunuz? Enginar küründen iyisini bulamazsınız. Fakat dikkat: Enginarın faydalı maddesi yemeği yapılan çanak kısmında değil, yapraklarındadır. Yani enginarı yaprakları ile beraber pişiren Egeliler, doğrusunu yapıyorlar.

Alışveriş listenize ekleyin

Artık neden her mevsim her sebzeyi yememeniz gerektiğini biliyorsunuz. Doğa o mevsim size ne sunuyorsa onu tüketin. Doğanın ilkbahar menüsünde neler var bir bakalım mı?  

Enginar: İlkbaharın en şifalılarından biri hiç kuşkusuz enginardır. Bitkisel bir karaciğer ilacı olan enginar, bu faydasını yapraklarında bulunan sinarin maddesine borçludur. Ege bölgesinde enginar körpe yapraklarıyla birlikte pişirilir. Siz de deneyin. Çalışmaktan yorgun düşmüş, devamlı toksinlerle uğraşan bu cefakar karaciğerinize bir destek vermek için enginar kürünü öneriyorum. Unutmayın: Karaciğer fonksiyonlarınız ne kadar düzgünse vücudunuzun toksinlerden arınma mekanizması da o kadar iyi işler. Bilimsel araştırmalar, antioksidan kapasitesi (ORAC değeri) en yüksek sebzelerden biri olan enginarın sadece kanseri önlemede değil, kanser tedavisinde de etkili olduğunu işaret ediyor.1 Enginardan tüm yıl faydalanmak için mevsiminde bol bol alıp derin dondurucuya atın! 

Kuşkonmaz: Biraz önce de belirttiğim gibi her bitkisel besin kendine özgü değerli bileşenler içerir. Kuşkonmazın sırrı ise steroidal glikozit denen ve enflamasyonu önleyici etkisi olan bileşenlerdir. Enflamasyonun diyabetten kansere ve romatizmaya kadar tüm kronik hastalıklara zemin hazırladığını not etmekte fayda var. Romatizmal ağrı çekenler, bu sebzenin anti-kanser etkisinden faydalanmak isteyenler alışveriş listelerine mutlaka kuşkonmazı da eklesinler. 

Semizotu: Bitkisel omega-3 yağ asitleri içeren semizotu, alfa linoleik asit (ALA olarak bilinen değerli bir yağ asidi), beta-karoten, demir, fosfor, kalsiyum, magnezyum ve güçlü bir antioksidan olan glutatyon kaynağıdır. Glutatyon bilinen en güçlü antioksidanlardan bir tanesidir. Uzmanlık alanı, hücreleri serbest radikal hasarına karşı korumak, enerji üretimini desteklemektir. Semizotu aynı zamanda melatonin de içerir. Hani şu uykuda salgılanan, anti-aging etkili hormon. Melatonin bazı bitkisel besinlerde de bulunur, bunlardan biri de semizotudur. Yemeği de olur ama semizotunu pişirmeden, salata olarak yemenizi tavsiye ediyorum.  Böylece bazıları ısının etkisiyle telef olmadan, içindeki tüm değerli besinlerden faydalanmış olursunuz. 

Ve diğerleri: Listenize taze bezelyeyi, taze soğanı, dopamin zengini taze baklayı da eklemeyi unutmayın. Ege mutfağında pek sevilen arapsaçı, ısırgan, ebegümeci gibi otların da tam zamanı. Afiyet, şifa olsun.

1“Long Term Exposure to Polyphenols of Artichoke Exerts Induction of Senescence Driven Growth Arrest in the MDA-MB231 Human Breast Cancer Cell Line” Mileo AM, Di Venere D,  Oxid Med Cell Longev. 2015;2015:363827. Doi: 10.1155/2015/363827. Epub 2015 Jun 9.

©Copyright 2018 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.