iPhone nedir bilmezdik, kamerasından bile korkar olduk

Yeni iPhone'ların özelliği bir yandan konuşuluyor, tasarımı bir yandan konuşuluyor, fiyatı bir yandan konuşuluyor, şimdi bir de örümcek fobisi duyarıyla karşılaşmaya başladık. Arkadaşlar, biraz ayağımız yerden kesildi mi sanki?

iPhone nedir bilmezdik, kamerasından bile korkar olduk

İlk iPhone çıktığında...

İlk iPhone çıktığında...

Efendim ben ilk iPhone çıktığınde onlu yaşlarımdaydım.

Fakat dönen muhabbetleri de hatırlıyorum. Otuzlu yaşlarındaki evli beyaz yakaların tamamı o dönem özel günlerde birbirine iPhone hediye etti mesela.

Herkes hayatına bu cihazı dahil ediyor, olanca gücüyle kullanmayı öğrenmeye çalışıyordu.

İşlerin bu noktaya geleceğini bilmiyorduk

İşlerin bu noktaya geleceğini bilmiyorduk

Biz o zamanlar, ne günde 10 saat akıllı telefon kullanabileceğimizi tahmin ediyorduk ne de bu akıllı bıdıkların hayatımızı bu derece ele geçireceğini.

Keza, telefon eksperi olabileceğimizi de bence tahmin etmiyorduk.
 

Her yer akıllı telefon oldu!

Her yer akıllı telefon oldu!

Bir şekilde, geçen yıllarda ortalık akıllı telefon cenneti oldu.

Hepimiz şu sıralar üçüncü-dördüncü akıllı telefonlarımızı kullanıyoruz. Belki daha fazlası? 

Hepimiz kendi kendimizin teknoloji danışmanıyız

Hepimiz kendi kendimizin teknoloji danışmanıyız

Bu geçen süre içinde de herkes büyük bir telefon canavarı oldu haliyle.

Telefonların ne işe yaradığını öğrenmek bir yana, artık hepimiz bu işlerin kralı olduk.

Kendi telefonumuzu kendimiz seçecek ve birbirimize övecek kadar hakimiz özelliklerine.

Tasarım, benchmark, kamera keskinliği!

Tasarım, benchmark, kamera keskinliği!

Akıllı telefon konusu açıldığında, arkadaşlarımızla birlikte yaptığımız sohbetler geliyor gözümün önüne. 

Herkes için yabancı olan pek çok kavram, bir anda hepimizin dözlüğüne girdi.

Ansızın kavradık akıllı telefonun iyisini, kötüsünü, artısını, eksisini.

Tasarım demeye, 'ekran marjini' demeye, benchmark testi yapmaya başladık birden.

Kendinize yabancılaşmıyor musunuz bu konuda hiç?

Olay nerelere gitti öyle?

Olay nerelere gitti öyle?

Durup dururken elimize yapışan ve işin açıkçası çok da yakışan şu akıllı telefonlarla olan 'aşk-nefret' ilişkimiz, favori markalarımızla biz insanları kutuplaştırdı.

Bu akıl almaz değişim hepimizi epey dönüştürdü ve hayatımızı derinden etkiledi.

Artık telefon lansmanlarını bile sabırsızlıkla bekliyoruz.

Yeni iPhone lansmanında gördük ki...

Yeni iPhone lansmanında gördük ki...

Yılın yine iPhone dönemi geldi ve biz Eylül ayında yeni iPhone modellerini görmek için heyecanlandık bir süre boyunca.

Lansmanın başından sonuna kadar anlamıyormuş gibi görünsek bile bahsedebileceğimiz, konuşabileceğimiz çok şey vardı.

Şükürler olsun, Apple bizi bu konuda malzemesiz bırakmadı.

Üç kameranın konumu problem oldu

Üç kameranın konumu problem oldu

Yeni üç kameralı modellerde kameraların konumlandırılışı ciddi derecede şaşırttı.

Üç kamerayı üçgen biçiminde dizen Apple, nihayetinde kullanıcılardan tuhaf tepkiler çekti.

Görünüşe göre, üç delikli şeylerden korkan ve bunları 'örümcek suratına' benzeten iPhone kullanıcıları, epey sinirlenmiş. 

"Bizi hiç düşünmüyor musunuz?" diyen fobili kitle, haklı ya da haksız konusuna girmek yerine şundan bahsetmek daha doğru sanki; telefonların bu kadar hayatımıza dahil olup fobilerimizi tetiklemesi normal mi?
 

Bu kadar merkeze yerleştiler mi?

Bu kadar merkeze yerleştiler mi?

Yani, iPhone 11'in 3 kameralı modeliyle muhatap olmak yerine başka bir telefonu tercih edip bu fobiden uzak durmak mümkün değil mi?

Ya da fobimiz nedeniyle o modeli kullanmayıversek ne olacak?
 

Fobiden duyar yiyoruz!

Fobiden duyar yiyoruz!

"Siz hiç mi 3 delikli şeylere fobisi olan insanları düşünmediniz bu tasarımı yaparken?" gibi sert duyar tepkileriyle karşılaşan Apple için bu konu biraz fazla uçuk oldu sanki.

Çok ilginç bir dönemdeyiz, telefonlarsız yaşayamadığımız gibi, onların varlığıyla baş etmekte de zorlanıyoruz sanki.

 

andac.uzel@demirorenmedya.com

Bu makaleye ifade bırak