Dünya

27.12.2011 - 13:04 | Son Güncelleme: 27.12.2011-13:05

İran'dan Türkiye'yi zora sokan Şii duvarı

ABD’nin Irak’ı terk etmesi sonrası Türkiye’nin doğusuna İran öncülüğünde kurulan Şİİ Duvarı ortaya çıktı.

Sitene Ekle

Habertürk Gazetesi'nin dün “B Planına Irak Darbesi” manşeti, ABD’nin Irak’ı terk etmesi sonrası Türkiye’nin doğusuna İran öncülüğünde kurulan Şİİ Duvarını gözler önüne serdi.

Ankara’nın karayolu taşımacılığında yaklaşık bir yıldır halkına katliam yapan Esed Suriye’sini devre dışı bırakma planı, Irak’tan gelen bir haberle zora girdi. ABD’nin ülkeden ayrılması sonrası Irak’ta tüm yönetimi ele alan Irak’ın Şii Başbakanı Nuri El Maliki, Ürdün’den gelen ve Irak üzerinden geçmek isteyen TIR’ların Türkiye’ye geçişine izin vermedi.

TÜRKİYE’NİN SURİYE’Yİ BY-PASS PLANI ZORA GİRDİ

Ürdün’ün “Türkiye’ye giden kamyonlarımız Suriye yerine Irak üzerinden transit geçsin” talebine olumsuz yanıt veren Bağdat Yönetimi, “Alternatif güzergah olmayız, çünkü Suriye bundan olumsuz etkilenir” diyerek Türkiye’nin aynı yöndeki talebini reddeceğinin mesajını verdi.

ABD’nin Irak’ı terk etmesiyle birlikte bir “mezhep kardeşliğinin” de etkisiyle İran’ın nüfuzu altına giren Irak’ın bu kararında her fırsatta Suriye yönetimine tam destek veren İran’ın olduğu iddia ediliyor.

ABD, ORTADOĞU’DA İRAN’IN ÖNÜNÜ AÇTI

2003 yılında Bush yönetimindeki ABD, “kimyasal silah var” iddiasıyla Irak’ı işgal etmişti. 9 yıl süren işgal geçtiğimiz günlerde son ABD askerlerinin çekilmesiyle sona erdi. Ancak, ABD’nin Şii, Kürt, ve Sunni’lerden oluşan 3 parçalı bir ülke bırakması, Şii’lerin çoğunlukta olduğu Irak’ın İran’ın nufüzuna girmesine neden oldu.

ABD’DEN İRAN’A MÜTHİŞ KIYAK

ABD-İsrail ve İran. Bu üç ülke aslında birbirine düşman gibi gözükse de geriye dönüp baktığınızda birbirlerinin yollarını açtıkları görülüyor. ABD’nin Afganistan’ı ve Irak’ı işgali İran’a yaradı.

Nasıl mı? ABD 2003 yılında Irak’ı işgal etti. Batıda Saddam Hüseyin yönetimindeki Irak ile doğuda Taliban yönetimindeki Afganistan arasında sıkışan ve nüfuzunu yayamayan İran bir anda tarihi bir fırsat yakaladı ve bölgenin en etkin ülkesi haline geldi. ABD ile İran arasındaki 'tuhaf' bir işbirliği şeklinde yorumlanan bu işgal sonrası İran'ın nüfuzunu yaymasını engelleyen Afganistan, Pakistan ve Irak'taki geleneksel Sünni rejimler ya sona erdi ya da büyük bir etnik ve mezhepsel çatışmanın içine yuvarlandı.

ABD gibi stratejik öngörüleri olan bir ülkenin Ortadoğu'da yaptığı bazı işlerin İran'a fayda sağlayacağını düşünmesi, hesap etmesi gerekmez miydi?

ABD-İRAN

ABD ve İran’ın sözde çatışma olasılığı dünya medyası tarafından sürekli pompalanarak bir yandan ABD’nin bölgeye el atması ve müdahale etmesi için kamuoyu desteği sağlandı diğer taraftan da İran, ABD ile çatışan “Müslüman ülke” imajıyla bölge ülkeleri ve yönetimleri üzerinde nüfuzunu artırdı.

İRAN-İSRAİL

Yıllardır muhtemel çatışma olasılığı dünya kamuoyuna pompalanan diğer ikili İran ve İsrail. Özellikle son günlerde İsrail’in İran’ı vuracağı haberlerini kamuoyunda sıklıkla görmeye başladık. Ancak biraz dikkatli bakıldığında da bu iki ülke arasında da “tuhaf” bir ilişkinin olduğundan söz edilebilir. Çünkü her an birbirini vuracak gibi duran bu iki ülke arasında gizli bir alışveriş var.

Önceki gün iki kritik haber gazetelerde yer aldı. Bunlardan birisi İsrail’in Türkiye ile 140 milyon dolarlık bir askeri anlaşmayı, satacağı askeri ürünlerdeki teknolojinin İran’a geçme tehlikesi nedeniyle iptal ettiği yönündeydi. Ancak diğer bir haberde de aynı İsrail’in İran’a Danimarka üzerinden “internet üzerinden kişilerin takip edilmesi” teknolojisinin sattığı ortaya çıktı. Bir yandan “aman Türkiye’ye bu askeri ürünleri satarsak bu teknoloji İran’ın da eline geçebilir” diye askeri anlaşma iptal edilirken diğer taraftan, Danimarka üzerinden İran’a teknoloji transferi yapılıyor. İlginç değil mi?

IRAK CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI TARIK HAŞİMİ’NİN ŞOK SÖZLERİ

Amerika’nın Irak’ı terk etmesinden 24 saat sonra Irak’ın Şii Başbakanı Nuri El Maliki, Irak’ın Sünni Cumhurbaşkanı Yardımcısı Tarık Haşimi hakkında yakalama kararı çıkarttı. Irak’ın kuzeyindeki Kürtlere sığınan Haşimi’nin Maliki ile ilgili sözleri, İran’ın Irak üzerindeki etkisini açıkça ortaya koydu.

Milliyet’ten Aslı Aydıntaşbaş’a konuşan Tarık Haşimi’nin İran gerçeğini deşifre ettiği o sözler: Maliki neden Türkiye’yi Irak’ın içişlerine karışmakla suçluyor? Bu İran’ın gündemi. Gerçek şu ki, İran, İyyad Allawi gibi, ben gibi Türkiye’yle iyi geçinen siyasetçilere aynı suçlamayı getiriyor. Türkiye’yle iyi ilişkileri olanlar suçlanıyor. Maliki de gazetecilerin ‘Irak’ta İran parmağıyla’ ilgili bir sorusuna ‘İran bize karışmıyor ama Türkiye’den kaygılıyım’ diye cevap veriyor.

Peki İran karışıyor mu? Anladığım kadarıyla mevcut İran stratejisi şu: İran Suriye’yi kaybedecekse eğer, Irak’ta kontrolü iyice eline almak istiyor. Kenarda izlemeyiz olanları diyorlar. Burada da bedel ödeyen Irak’taki Sünni Araplar olacak. Bu stratejiyi gizlemiyorlar. Açıkça Türkiye’ye de, Iraklılara da söylediler. Amerikalılar da biliyor. Suriye’deki kayıplarını Irak’ta telafi edecekler..

Evet, Haşimi’nin de dediği gibi Şii İran, adım adım bölgede bir Şii duvarı örüyor ve Türkiye’nin Ortadoğu ile bağlantısını koparmak istiyor. Irak ve Suriye’yi nüfuzu altına alarak da bunu bir bakıma gerçekleştirmiş gibi oluyor.

AHMEDİNEJAD’IN SÜPRİZ ERMENİSTAN ZİYARETİ

İran Devlet Başkanı Ahmedinejad geçtiğimiz günlerde Ermenistan’a sürpriz bir ziyaret gerçekleştirdi. Ziyaretin zamanlaması ise çok dikkat çekiciydi. Fransa’da Ermeni iddialarını reddedenlerin cezalandırılmasını öngören yasanın Fransa Meclisi’nde oylandığı gün Ahmedinejad Erivan’da sıcak bir ortamda kritik bir ziyaret gerçekleştiriyordu. O ziyarette Ermenistan’la ilgili önemli anlaşmalar da imzalandı. Her fırsatta Türkiye’nin “kardeşi” olduğunu söyleyen İran’ın bu ziyareti Ankara’ya net bir mesaj olarak algılandı. Oysa daha bir sene önce Türkiye, Birleşmiş Milletler’de İran’ın “nükleer çalışmaları” için tüm dünyayı karşısına almıştı.

Ve aynı “kardeş ülke” geçtiğimiz günlerde “Türkiye’yi Vururu” diye açık açık tehdit etmişti.

Peki İran Türkiye’nin doğusunu çepeçevre Şii duvarı ile örerken Ankara ne yapıyor? Dışişleri Bakanı Davutoğlu, “bu sıralara en çok İranlı mevkidaşımla görüşüyorum, sorun yok derken” sosyal demokrat Kültür Bakanı ise bu kadar kazığa ve tehdite rağmen 2014 yılını “İran Yılı” ilan ediyor...

 

Kaynak: Yetkin Yıldız/Aktifhaber


Etiketler: ABD, Sünni
©Copyright 2011 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.