İstanbul'da kolayca metro ve metrobüse binmenin ipuçları

Ulaşımı  en zor olan şehir; tabii ki çok sevdiğimiz İstanbul… Güzeldir, gezmeye doyulmaz, ama bizi çok yorar; bir yerden bir yere gitmek, daha doğrusu gitmeye çalışmak, daha da doğrusu gitmeye niyet etmek, ama en doğrusu gitmekten vazgeçmek… Vazgeçersek yazı olmaz, biz yine de gitmeye çalışalım…
 
İstanbul'da kolayca metro ve metrobüse binmenin ipuçları

Kara, hava, deniz, yeraltı, yerüstü, hepsini deneriz; ortaya karışık yapar, minibüs, otobüs, metrobüs savrulur dururuz. Bu taşıtlara binmek de öyle çok kolay değildir. Kendine güven ve cesaret şarttır. Bu taşıtlarda yolcunun zeki, çevik ve atletik olanı makbuldür. Bir kere metrobüs durakları her zaman çok kalabalıktır. Sonradan gelen biri olarak bu kalabalığın arasına sızıp doğru yere konumlanmak, zeka ve cesaret işidir. Kalabalığa asla son gelenin siz olduğunu belli etmeyin, heyecanlanmayın ve korkmayın. Onlar da insan… Konumlanacağınız yeri iyi seçin. Seçeceğiniz konum 36-42 kuzey enlemleri, 26-45 doğu boylamları arasında yer almalıdır. Bu zor oldu galiba, şöyle kolaylaştıralım: Gelen metrobüsün uzunluğunu ölçelim, sonra durakta önceden gelip park halinde olan kaç metrobüs olabileceğini hesaplayalım, bu hesaplara göre bineceğiniz metrobüsün kapı hizasını bulup orada duralım. Burada vücut profiliniz de önemli. Biraz iri kemikliyseniz çok şanslısınız. Tam İstanbul toplu taşıma yolcu tipine uygunsunuz. Hayatta ezilmezsiniz. Tebrik eder, kemik iriliğinizin devamını dileriz. 

 

 

Gelelim diğer ipuçlarına...

Metrobüste kapı hizasına konumlanan ince kemikli A kişisi, yaklaşan B metrobüsünü gördüğünde, yanındaki X, Y ve Z şahıslarından önde olmak için vücudunu 60 derece sol ve 40 derece öne doğru eğik açıyla tuttuğu takdirde, sol ayağının da sağ ayağından 30 cm. kadar önde olduğu düşünülürse, X, Y ve Z şahıslarının da benzer takdiği uyguladığı öngörülürse, ince kemikli A kişisinin bu metrobüse binme şansı sıfırdır. Diğerini beklesin lütfen…

Metrolarda durum sanki biraz daha kolay… Orada önemli olan, metroya gidiş yolunda geçen zamanı kısaltabilmek. Zaten hep aşağı doğru gidiliyor. Tavsiyem: Boşa alın! Bırakın kendinizi yer çekimine, merdivenler daha kolay bitsin. Biraz kırık–çıkık olabilir, şimdiden geçmiş olsun.

 


 
Metro durağına indiğinizde de metrobüs durağındaki aynı kalabalık burada sizi bekliyor olacak. Bakın iri kemikli X, Y ve Z en önde! Sizin kemikler nasıl? Heee az önce merdiven inişinde kırılmıştı, doğru!

Metroya rahat ve öncelikli binebilmek için önce yaklaşan metronun istasyona varış saatine kaç dakika kaldığına bakın, sonra kendi saatinize bakın… Bravo iş çıkışına denk geldiniz, keşke saatinize daha önce baksaydınız. Evden hiç çıkmazdınız. Kemikler de gitti zaten. Neyse…

Şimdi metronun istasyona varmasına 8 dakika kaldığını düşünelim. Dakikada merdivenden yürüyerek inen kişi sayısını 30, sizin gibi ümitsizce kendini boşa alarak, yerçekimi gücüyle inen kişi sayısının da 35 olduğunu düşünelim. Gelen metronun 4'lü ve 8'li vagon olması halinde, istasyonda bulunan kişi sayısını ve kemik iriliklerini dikkate alarak, metronun kapı hizasına konumlanalım. Biraz zorlandığınızı farkındayım ama ağlamayın lütfen, İstanbul burası, toplu taşıma böyle. Adı üstünde 'toplu taşıma'. Tek tek taşıyamıyor…   

Bu makaleye ifade bırak