Dünya

02.04.2012 - 02:30 | Son Güncelleme: 02.04.2012-3:31

İSTANBUL ZİRVESİNE ANNAN GÖLGESİ

Esad rejiminin isyancılara karşı saldırılarını durdurması için buluşan “Suriye’nin Dostları”nın verdiği mesajlar muhaliflere yetmedi. Muhalifler “Annan Planı sonucu baltaladı” diye yorumladı

Sitene Ekle

GİZEM ACAR Dış Haberler Servisi

Suriye’nin Dostları Grubu Tunus’ta geçen ay gerçekleşen konferansın ardından Beşar Esad’ın üzerindeki baskıyı artırma amacıyla dün ikinci kez  İstanbul’da toplandı. Ancak konferanstan muhalifleri tatmin eden somut bir ortak karar çıkmadı.
Suriye krizinde uluslararası toplumun bölünmüşlüğünü bir kez daha ortaya koyan konferansa Batı ve Arap ülkeleri tam kadro katılırken Rusya ve Çin daveti reddetti, İran ise çağırılmadı. Suriye’nin Dostları’nın kendi içindeki fikir ayrılıkları da konferansa yansıdı. Katar ve Suudi Arabistan başta olmak üzere Körfez ülkeleri, sınır ötesinde güvenli bölge oluşturulması, taraf değiştiren askerlerin kurduğu Suriye Özgür Ordusu’na fon sağlanması, muhaliflerin silahlandırılmasını savunuyor.  Katar Başbakanı El Tani konferansta bu görüşleri yineleyerek “Ortak bir uluslararası güç Suriye’ye gönderilmeli, insani yardım için güvenli bölgeler oluşturulmalı” dedi.

‘Tek meşru temsilci’ olamadı
Silah sağlayarak tam bir iç savaşa neden olmaktan korkan Batı ise önce Arap Birliği ve Birleşmiş Milletler Özel Temsilcisi Kofi Annan’ın ateşkes ve müzakere öngören planına şans verilmesini istiyor. Beşar Esad rejimi bu planı kabul etse de uygulamaya geçmemişti. ‘Dostlar’ın görüş ayrılıklarına rağmen sonuç bildirgesinin açıklanmasından önce en büyük beklenti, insani yardımlar için ortak bir fon oluşturulacağı ve muhaliflerin çatı kuruluşu Suriye Ulusal Konseyi’nin ülkenin tek resmi temsilcisi olarak tanınacağı yönündeydi. Ancak konferansta Ulusal Konsey yalnızca “meşru temsilcilerden biri” olarak tanımlandı.

Taraf değiştiren askere maaş
Bildirgede Annan’a planına zaman çizelgesi koyma çağrısı yapıldı, “Annan’a verilen taahhütlerinin yerine getirilmesi için açılan fırsat penceresi açık uçlu değildir” denildi. 
Suriye Ulusal Konseyi Dış İlişkiler Komitesi Üyesi Halit Hoca, sonuç bildirgesinin beklentilerin gerisinde kaldığını söyledi. Milliyet’e konuşan Hoca “Annan Planı sonucu biraz baltaladı. Esad planı zaman kazanmak için kullanıyor. Suriye’nin tek meşru temsilci olarak tanınmasını, eylem mekanizmaları kurulmasını bekliyorduk. Yine de meşruiyet konusunda adım atıldı. En önemli madde ise Suriye halkının kendini korumak için meşru önlemler almasına destek verilmesi oldu” dedi. Konsey Başkanı Burhan Kayun ise taraf değiştiren askerlere maaş verileceğini açıkladı.
Associated Press ajansı, diplomatik kaynaklara dayanarak bu maaşların Suudi Arabistan ve diğer Körfez ülkelerinin vereceği fonlardan karşılanacağını öne sürdü. 


BAŞBAŞA GÖRÜŞTÜLER

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun ev sahipliğinde gerçekleşen konferansa ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, Fransa Dışişleri Bakanı Alain Juppe, Katar Başbakanı El Tani’nin de aralarında bulunduğu 82 ülkenin temsilcisi katıldı. Başbakan Erdoğan ve Hillary Clinton zirvede 1 saat 45 dakikalık ikili görüşme yaparak İran ve Suriye’deki gelişmeleri değerlendirdi.



BAŞBAKAN RECEP TAYYİP ERDOĞAN

Güvenlik Konseyi Suriye’de aciz kaldı

“BM ve Arap Birliği’nin özel temsilcisi Kofi Annan’ın girişimlerinin sonuç vermesini canı gönülden arzu ediyoruz. Ancak gerek bize gerek uluslararası topluma sözler veren ama bu sözleri zaman kazanmak için kullanan Suriye yönetiminin Annan’ın girişiminin zaman kazanma aracı olarak kullanması muhtemeldir. Zalim ile kurbanı aynı kefeye koyan her girişim şiddete zaman kazandıracaktır. Suriye rejimi tarafından gerekli girişimlerde bulunulmadığı taktirde BM Güvenlik Konseyi’nin üzerine düşen görevi ve katliamlara dur demesi kaçınılmaz bir hal alacaktır. Güvenlik Konseyi bundan bir kez daha kaçınırsa Suriye halkının meşru müdafaa hakkının desteklenmesinden başka hiçbir seçenek kalmayacaktır. Acımasız şiddet kullanan bir rejime bugüne kadar yeter dur diyemeyen bir Güvenlik Konseyi’nin güvenliği korumaktan aciz olduğu açıktır.”


BİLDİRGEDEN SATIRBAŞLARI


- Suriye’nin geleceği halk tarafından kararlaştırılmalı. Suriye halkının meşru talepleri karşılanıncaya kadar onlarla birlikte olunacaktır.  
-Rejim, halkını her açıdan kaybetmiştir. Rejimin uyguladığı acımasızlık insanlığa karşı suç kabul edilebilir.          
-Suriye rejimi vaatleri ile değil eylemleriyle ile muhakeme edilecektir.
- Dostlar Grubu, Özel Temsilci Kofi Annan’ı katliamlar devam ederse bundan sonraki adımlar için zaman çizelgesi kararlaştırmaya davet eder.    
- Suriye Ulusal Konseyi’ni (SUK) bütün Suriyelilerin meşru temsilcilerinden biridir ve Suriye muhalif grupların altında toplandığı şemsiye örgüt olarak tanımaktadır.
- Suriyeli vatandaşlar, rejimin katliamlarının parçası olmamaya davet edilmektedir, özellikle güvenlik birimleri halkı hedef alan emirlere itaat etmemelidir.
- Dostlar Grubu, Suriye halkının kendini korumak için meşru önlemler uygulamasına destek verir.



Esad kazanacağını sanıyorsa yanılıyor

Emirleri veren ve uygulayanlara mesajımız açık olmalı: Vatandaşlarınızı öldürmeye son verin ya da ciddi sonuçlarla karşılaşırsınız. Esad, muhalefeti yenebileceğini zannediyorsa yanılıyor. İsyancılar gittikçe güçleniyor.  Sivil muhalefete iletişim teçhizatı verecek saldırılara karşı koyma, dünyayla iletişime geçme imkanı sunacağız. 12 milyon dolar ek insani yardımda bulunuyoruz. ABD, vatandaşları suçları belgelemeleri ve kanıt toplayabilmeleri için eğitmek istiyor.

Dışişleri Bakanı AHMET DAVUTOĞLU

Bosna’daki gibi gecikmeyelim


Bosna’da birçok inisiyatif vardı. Ama gerçek anlamda bir eylem yoktu ya da  eylemin etkinliği yeterli değildi. Bu nedenle 250 bin kişi hayatını kaybetti ve 3  yıl sürdü. Ruanda, Fildişi Sahili, Libya’dan gelen temsilciler de hep kendi  deneyimlerini gündeme getirdiler. Suriye’de uluslararası camia, Bosna’da olduğu gibi gecikmemelidir. Aynı hata bir kere daha Suriye’de  yaşanmamalı.

KATAR BAŞBAKANI EL TANİ

Halk için ortak bir güç göndermeliyiz


İnsani yardım için her ihtimal göz önünde bulundurulmalı. Suriye halkının meşru amaçları için verilen sözler artık eyleme dökülmeli. Bu çerçevede öncelikle ve birinci olarak Annan Planı desteklenmeli, ikinci olarak ortak bir uluslararası güç Suriye’ye gönderilmeli, üçüncü olarak acil insani yardımlar için güvenli bölgeler oluşturulmalı.

 


Etiketler: ABD, Fildişi Sahili
Türk Sinemasında "Çirkin Kral" sanıyla anılan oyuncu hangisidir ?
©Copyright 2012 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.