"İlişkiler en iyi spiritüel öğretmenimizdir"

Bu cümleyi içselleştirdikçe, ilişkilere bakış açınız 90 derece değişecek, garanti ediyorum. Ve artık ilişkileri hata/ yanlış/ başarısızlık diye görmeyi bırakacak; zorlandığınız noktalarda kendinizi kurban gibi hissetmek yerine durumu değiştirmek için içsel olarak neyi değiştirmeniz gerektiğine bakacaksınız.

Gelin bunu biraz daha açalım.

(1) Evren, birbirinin gelişimine en iyi hizmet edecek şekilde kişileri bir araya getirir.

Bunu yanlış anlamayalım. "Aaa, tamam bu benim gelişimime yardım ediyormuş" diye sizi aldatan kişiyle birlikte olmaya devam etmek zorunda değilsiniz. Ama eğer böyle birlikte karşılaştıysanız onun sizdeki hangi yaralarınızı yansıttığını fark edip, yaralarınızı iyileştirip, olmasını istediğiniz ilişkiye doğru yönelmek için bu müthiş bir fırsat. Bunu fark etmeye açın kendinizi. Çünkü egonuz kabul etmeyip sadece karşı tarafa saldırmayı, suçlamayı seçecek olsa da değişim istiyorsanız önce "içeride değişim yapmanız" gerektiğini hatırlayın ve aynı plağın çalmaya devam etmemesi için, yeni plağı seçin.

(2) Herhangi bir durumu engelleyen tek şey, onu vermiyor oluşunuzdur.

1. maddeyle ilişkili olarak;

A Course in Miracles şunu der: "Herhangi bir durum/şey hayatınızda yok ise, bunun sebebi onu sizin vermiyor oluşunuzdur."

İngilizceden çevirisi biraz havada kalıyor. Örneklendirmeme ne dersiniz?

İlişkinizde "ilgi görmüyorsanız", "sevgi görmüyorsanız", "takdir edildiğinizi hissetmiyorsanız", "yardım almıyorsanız" veya siz almadığınızı hissediyorsanız, bilin ki aslında siz bunları kendinize vermiyorsunuz.

Siz kendinizi seviyor, kendinize ilgi gösteriyor, kendinizi takdir ediyorsanız; bunları da çevrenizden göreceksiniz demektir. Karşınızdaki bunu vermeyecek biriyse; ya değişecek ve sevgi gösteren, ilgi veren biri olacaktır veya hayatınızdan çıkıp sevgisini gösterebilen biri hayatınıza girecektir. Evrensel kural bu; yerçekiminin istisnası olmadığı gibi, ilişkiler için de bu kuralın istisnası yoktur. 

Bir dahaki sefere ilişkinizde şikayet ettiğiniz böyle bir durum olduğunda bu yazımı hatırlayın ve kendinize sorun: "Bir dakika, onun bana yardım etmediğini söylüyorum ama ben kendime yardım ediyor, kendimi öncelik sıralamasında öne koyuyor muyum?"

(3) Karşınızdakinde tahammül edemediğiniz şey, sizin gölge tarafınızdır.

Karşınızdaki kişide en çok sinir olduğunuz özellikler, sizi en çok zorlayan noktalar sizin gölge taraflarınızdır. Bunu kabul etmek zor gelebilir, anlıyorum, fakat sizde olmayan birşeyi tanımlayamazsınız, göremezsiniz.

Bu gölge taraf konusunu biraz daha açıklayayım:

Örneğin; karşınızdaki kişinin gösteriş meraklısı, tembel veya dağınık olduğunu düşünüyorsunuz. Size sizi sorsam, muhtemelen kendinizi "mütevazi, çok çalışkan ve çok düzenli" olarak tanımlayacaksınız. 

Peki o noktada olmak için çok mu bedel ödüyorsunuz? "Çoook çalışkan" olmak için çok mu kasıyorsunuz? Veya aslında kendinizi insanlara tanıtmak, takdir ettiklerinde biraz da olsa şımarmak istiyor ama "mütevazi"liğiniz bozulur endişesiyle kendinize izin mi vermiyorsunuz? Evren size "sizde var olan" fakat kendinize yaşatmadığınız, kabul edemediğiniz tarafınızı gösteriyor; en yakınınızdaki aracılığı ile.

Size tembel olun, gösteriş meraklısı olun diye söylemiyorum. Fakat Dünya'da bunların da olduğunu, belki sizin de isterseniz 3-5 gün tembellik yapabileceğinizi kabul edin. Siz onlara direndikçe, "asla dağınık olmamalıyım" dedikçe önünüze direndiğiniz özellikler daha çok geliyor; çünkü unutmayın Carl Jung'ın da söylediği gibi "Direndiğimiz şey varlığını devam ettirir."

İlişkilere spiritüellik ve kişisel gelişim başlığında biraz farklı baktık bu yazıda. 

Düşüncelerinizi, yorumlarınızı ve varsa sorularınızı duymayı çok isterim. Bana yazın.

Sevgilerimle,

 

Sevil Eskicioğlu Özkal

Yaşam Koçu ve Motivasyon Konuşmacısı

 

www.sevileskicioglu.com

www.meditasyonum.com

Twitter: @SevilEskicioglu

Facebook: Sevil Eskicioğlu Yaşam Koçu