İyi ki doğdun Amy Winehouse...

Bugün Amy Winehouse'un doğum günü... Yaşasaydı 34 yaşında olacaktı. Ama olmadı. Artık aramızda değil. 2011'de 27 yaşında kaybettik onu.

27 yaşında yaşamını yitiren efsanevi 27'ler kulübü üyeleri gibi!

Kurt Cobain, Janis Joplin, Jimi Hendrix gibi...

Peki onun yeri neden bu kadar ayrı?

Onu neden çok sevdik biz?

İyi ki doğdun Amy Winehouse...

Mevzu daha derin

Mevzu daha derin
Aslında her şey 2006-2007 döneminde başlasa da mevzu daha derin...

15-16 yaşındayken şarkı söylemeye başlayan Amy, boşanmış bir anne-babanın çocuğu.

Parçalanmış bir ailenin çocuğu olmayı kabullenemesi ergenlik döneminde isyankar olmasının önemli sebeplerinden biriydi.

Kankaydı, dosttu, arkadaştı

Kankaydı, dosttu, arkadaştı
Babası Mitch Winehouse'a o kadar düşkündü ki onunla kurduğu iletişim baba-kız iletişiminden farklıydı.

Amy'nin ölümünden sonra 'Kızım Amy' kitabını yazacak olan Mitch Winehouse'la kızı kankaydı, dosttu, arkadaştı...

Sert geçen ergenlik döneminde pek çok kez okul değiştirdi.

Bir türlü istikrarlı bir eğitim hayatı olmadı.

Sinyalleri verdi

Sinyalleri verdi
Daha henüz 15-16'sında pek çok kez sahne deneyimi yaşadı, çevresini genişletti.

Müziğe olan tutkusu ona ışık tuttu, izleyeceği yolun sinyallerini daha o yaşlarda verdi.

Kritik yıl: 2003

Kritik yıl: 2003
2003 onun için kritik bir yıldı.

Büyük aşkı Blake Fielder-Civil'le tanıştı, ilk albümü 'Frank'i çıkardı.

Albüm beğeni topladı, Amy'nin özellikle ülkesi İngiltere'de büyük bir yıldız olmasını sağladı.

Özellikle 'Stronger Than Me' ile takdir toplamayı başardı.

2006'da tozu dumana kattı

2006'da tozu dumana kattı
Hayatının bir diğer dönüm noktası ise 2006'da yaşandı.

'Back to Black' albümü yayınlandı, Amy adeta tozu dumana kattı.

Rehabilitasyon döneminde yaşadıklarını 'Rehab' şarkısıyla anlattı, İngiltere ve ABD olmak üzere tüm dünya onun başarısına odaklandı.

Hayranları 3'e 5'e katlandı

Hayranları 3'e 5'e katlandı
Basın daha çok yer vermeye başladı, hayranları 3'e 5'e katlandı.

Üst üste gelen başarılardan sonra özel hayatındaki gelişmeler nedeniyle sıkıntılı günler geçirdi.

Alkol ve uyuşturucu bağımlılığı hat safhaya ulaştı, kilo verdi, küfürler saçtı, dağıttı...

Ve 2011 yazı...

Ve 2011 yazı...
2011 yazında olaylar daha da büyüdü...

Hayatına Reg Traviss girdi.

Üçüncü stüdyo albümü bir türlü yayınlanamadı.

Bağımlılıklarından bir türlü kurtulamadı.

Olaylı Belgrad konseri

Olaylı Belgrad konseri
18 Haziran 2011'deki Belgrad konseri ise unutulmayacak bir konser olarak tarihe geçti.

Amy Winehouse'un sahnedeki halleri kafalarda soru işaretleri yarattı.

"Gittiği yol yol değil" bile denildi!

İstanbul'a geldi

İstanbul'a geldi
19 Haziran 2011 sabahında sessiz sedasız gizlice İstanbul'a geldi.

Çünkü 20 Haziran 2011'de İstanbul konseri vardı.

Ancak gerçekleşmedi.

İptal edildi

İptal edildi
Amy 19 Haziran 2011 akşamında konseri ve turneyi iptal ederek bir süre dinleneceğini duyurdu.

İstanbul konserini iple çekenler büyük üzüntü yaşadı.

"Bir daha gelir mi ki?" dedik.

Umutsuzluğa kapıldık.

Haklı çıktık

Haklı çıktık
Ve ne yazık ki haklı çıkan biz olduk.

23 Temmuz 2011'de evinde ölü bulundu Amy.

Bir anda çekti gitti hayatımızdan.

Üzüldük, şaşırdık, "Çok gençti" dedik.

Türkler olarak bilhassa bize öyle bir dokundu ki karşımıza enteresan şekilde çıktı, sosyal medyada fenomen oldu!

Geç bulduk, erken kaybettik

Geç bulduk, erken kaybettik
Şaşkınlığımız günler, haftalar, aylar, yıllar sürdü.

Hala şaşkın, hala acıklı bir haldeyiz.

Biz onu geç bulduk, erken kaybettik.

İlle de yaşayan bir kadın!

İlle de yaşayan bir kadın!
Özgür bir ruhtu, bu dünyada yaşayamayacak kadar kırılgan, yaşamak istemeyecek deli bir ruh.

Üreten, deliren ama ille de yaşayan bir kadın.

Bu kadar suniliğin içinde kendini olduğu gibi yansıtabilmekten korkmayan, yaralarına sahip çıkan bir insan.

Mecburen yetecek...

Mecburen yetecek...
Amy, bugün senin doğum günün.

Senin yaşamanı, tekrar konserler vermeni, şarkılar yazmanı o kadar çok istiyoruz ki.

"You Know I'm No Good"lar, "Love is a Losing Game"ler...

Bunlar bize bir ömür yeter mi?

Sen böyle istedin, mecburen yeter, yetecek...

Hiç sıradanlaşmadı

Hiç sıradanlaşmadı
İyi ki bu kadar kısa bir sürede birdenbire hayatımıza girip pat diye çıktın.

Standartlaşmadın.

Sıradanlaşmadın.

Ve en önemlisi kendin oldun.

İyi ki hayatımıza dokundun...



twitter.com/mayksisman
can.sisman@milliyet.com.tr
Bu makaleye ifade bırak