Ege

17.10.2009 - 01:00 | Son Güncelleme: 17.10.2009-18:39

İZair’le ortaklıktan vazgeçmeyiz

Yetkileri olmasına rağmen hiçbir önemli kararı ortaklar toplantısında değerlendirmeden almayacaklarını belirten Sabancı, daha birçok yurtdışı hatta İzmir’i merkez yapmayı hedefliyor

Sitene Ekle
İZair’le ortaklıktan vazgeçmeyiz

Dilek Gappi-Pazar sohbeti

İzmirililer olarak, ‘rüyamızda görürüz’ dediğimiz günler nihayet geldi. Oysa yurdışında ve hatta yurtiçinde burnumuzun ucundaki illere İstanbul aktarmalı gittiğimiz günler sadece  birkaç yıl öncesine aitti.
Üstelik şimdi Pegasus’la Atina’ya gitmek isteyen İstanbul ve Ankaralı’lar, İzmir aktarmalı gidecekler.
Serde yılların zorluğu olunca insan bundan ayrı bir keyif alabiliyor demek ki.  
İşte İzmirliler, bu keyfi şimdi Pegasus-İzair’le doya doya yaşıyor.
İzmir’i Atina hattında aktarma merkezi yapan Pegasus birçok hatta daha buna hazırlanırken, 110 işadamının bir araya gelmesiyle kurulan İzair’le ortaklığından bu yana Ege’de de gittikçe büyüyor.
Pegasus’un Yönetim Kurulu Başkanı Ali Sabancı’nın adını son yıllarda, iş dünyasının yerinde duramayan, yeni girdiği yatırımlarda marka yaratmayı seven işadamı olarak  sık duyar olduk.
Beş yılda dipten aldığı Pegasus’u ülkenin THY’den sonraki ikinci büyük havayolu şirketi yapan Sabancı, elbette biz Egeliler’in hayatına  daha çok İzair’le girdi. Ali Sabancı kimilerine göre İzmirli işadamlarının kurduğu İzair’i kurtaran kaptan, kimilerine göre ise  İzmirliler’in kurduğu havayolu şirketine marka değeri katan fırsat oldu.
Arkasındaki Sabancı Ailesi’nin gücünden çok, riskli yatırımlara girip onlardan başarı kazanma gibi bir hırsı var Ali Sabancı’nın.  
Bilindiği üzre, kendisinin en nevi şahsına dair özelliği durduğu yerde duramaması. Zaten o dursa da hayatı o kadar tempolu ki, sürekli birileri devreye girince onunla kesintisiz zaman dilimi yakalamak çok zor. Atina’daki sorularımızla başlayan röportajda bazı sorular eksik kalınca tatil yaptığı Kızıl Denizin Hurghada kentinde ulaştık kendisine.
Ama sözünü tuttu.  Birkaç soruyu da üç saatlik dalışın ardından verdiği molada yanıtladı. İzmirlilere kentin adını gökyüzüne yansıtmasının gururu dışında çılgın bir işadamının dikkatini de Ege’ye, İzmir’e çevirmesini sağladı.   Sıcakkanlılığı, mütevazı tavırları ile Ali Sabancı,  Pegasus’u, Ege’ye bakışını ve hedeflerini anlattı. 

Zamanlama denk geldi
Sizi tanıdığım dönemlerde Esas Holding’in ilk şirketi Medline’ı kurmakla meşguldünüz. Yolun başındaydınız. Sonra Pegasus’la fark yaratmaya başladı Esas Holding. Sabancı Holding’den ayrılırken Pegasus fikri var mıydı aklınızda?
Pegasus’u, Yapı Kredi Bankası’ndan aldık, çünkü aklımızda hep hava yolu işine girmek vardı.  Sektör liberalleşecekti ve rekabet ortamı doğacaktı.  Bu hem yolculara hem de başarılı işletmelere yansıyacaktı.  Gerçekten de süreç düşündüğümüz gibi işledi. 

Ardından Pegasus’un hayatına İzair’le ortaklık girdi. Size göre İZAİR’le ortaklık hangi firmanın daha çok işine yaradı?
2006 yılının   bahar aylarında, yani tam da yaza girerken Pegasusun kapasite ihtiyacı doğdu.  Aynı dönemde İzair lisans almak ile uğraşıyor, uçaklarını uçuramıyordu.  Yani esasında zamanlama her iki firma açısından da çok denk geldi. Her ikisi de birbirinin işine iyi yaradı. 

İzmirliler çok duygusaldı
İZAİR ortaklığı kuruluncaya kadar Ekrem Bey’le epey didiştiniz.  Size göre hangi konuda siz, hangi konuda Ekrem Bey’in istediği oldu?
AS: Ekrem bey ve İzmirli işadamları gönüllerini İzmir’den ve İzmir”e direk uçuşları koymuş kişiler.  İzair’i yaratabilmek için yüzün üzerinde İzmire “birşeyler” yapmak isteyen iş insanını bir araya toplamak o kadar kolay olmamış.  Yani doğal olarak İzair e duygusal bağları vardı, şimdi bizlerin olduğu gibi.  Ama biz o zaman yeni gelmişiz yani duygusallık henüz bizi kapsama alanına almamıştı.  Spesifik konulardan çok,  işin içinde duygusallık olunca sıkıntılar yaşadık.  Ama şimdi her ikimiz de bu dönemleri atlattık, her geçen gün sağlığına kavuşan bir İzair görüyoruz ve gururlanıyoruz.

Pegasus&İzair ortaklığında  yüzde 70 / yüzde 30 gibi bir oran söz konusu. İleride sermaye artırımlarıyla bu oran azalabilir mi, ya da İzmirli işadamları bunu yaşamamak adına ne yapmalı?
AS:  İzair in A,B,C gibi değişik gruplarda hisseleri var.  Esas Holding şu anda paçalda İzair’in yüzde 61’ ine sahip, takriben 110 İzmirli iş insanı ise diğer yüzde 39’a sahip.  Şu anda yönetim olarak ve tabii ki de yatırımcılar olarak bu zor dönemi ilave para koymadan (sermaye arttırmadan) geçmek istiyoruz.  İzair önemli bir şirket.  Önemli bir pazarda,  önemli bir oyuncu.  Yani olur da şirketi sermaye ile desteklemek gerekirse, hissedarlar destek olacaktır.  En azından bunu ESAS Holding için söyleyebilirim.  Biz de Pegasus’ta olduğu gibi İzair’de de şeffaflık hakim.  Yetkimiz olmasına rağmen hiçbir önemli adım ortaklar toplantısında konuşulmadan atılmaz.  

Size göre Türkiye küresel krizin etkilerinden ne zaman kurtulur ve kriz bittiğinde hemen halka açılmayı düşünüyor sunuz? 
Türkiye krizden 2010 yılının son çeyreği ya da 2011’i ilk çeyreğinde çıkabilir.  Pegasus halka açılma şartlarını şu anda getirebiliyor, İzair henüz değil.  Dolayısıyla Pegasus İzair’den önce halka arz olur.

Direkt uçuşları arttıracağız

Pegasus&İzair ortaklığı gündeme geldiğinde Ege Bölgesi’nde düşündüğünüz bir potansiyel ile karşılaştınrız mı?
Ege Bölgesi, Türkiye’nin en hızlı büyüyen, en büyük pazarı. Bence bu       bölge kıymeti bilinmesi gereken müthiş bir pazar. Ege krizin etkilerini azaltmasıyla tüm şirketlerimizle odaklanacağmız bir pazar.

İzmirliler de son yıllarda havayolu ulaşımı açısından adeta devrim yaşıyorlar.  Direkt Atina seferleriyle artık komşuya gidip gelmek eskisinden çok kolay. Pegasus olarak başka hangi yurtdışı hatlara odaklanacak sınız?
AS: Uçuş ağımızı üç ana üssümüz üzerinden genişleteceğiz. Bunlar sırasıyla, İstanbul Sabiha Gökçen, İzmir ve Antalya..  İzmir’i , İstanbul Sabiha Gökçen den sonra en büyük merkezimiz olarak konumluyoruz. Bu çerçevede, İzmir’den Avrupa’da bir çok noktaya sefer başlattık. Şu anda, İzmir’den Dusseldorf, Stuttgart, Amsterdam, Zürih, Basel, Münih, Köln ve Berlin’e uçuyoruz. Öncelikle bu noktalara olan sefer sayılarımızı artırmayı hedefliyoruz. Ayrıca Avrupa’da  ve Ortadoğu’da uçuş izni alabildiğimiz potansiyeli olan başka noktalara da yeni uçuşlar başlatmayı istiyoruz.

Serbest rekabet yok
Atina hattında Sunekspress’in ardından Pegasus olarak direkt uçuş başlattınız. THY’da direkt uçuş kararı aldı ancak başlatamadı. Peki özellikle bu kadar yoğun rekabetin sizi düşündürdüğü noktalar var mı? Nasıl fark yaratmayı hedefliyorsunuz?
Biz Pegasus Havayolları olarak, rekabete alışkın bir şirketiz açıkçası. Uçuş yaptığımız tüm noktalarda ciddi rakiplerimiz var ve bu yoğun rekabet ortamında  yalnızca fiyat odaklı iletişim yapmak yerine, markanın da sağlam temeller üzerine oturtulmasını hedefliyoruz. Biz kendimizi ihtiyaçlara cevap veren ve düşük maliyetli ürün sunan (lowcost) bir havayolu şirketi olarak tanımladık. 
O nedenle rekabete alışkın dinamik bir yapımız var diyoruz, yeter ki eşit rekabet koşulları oluşsun. 

Eşit olmayan rekabet koşulları var demek ki... 
Biraz evvel uçuş izni alabildiğimiz ölçüde dedim.  Ülkemizde dış hat seferleri hala serbest piyasa koşulları doğrultusunda hareket etmiyor.  Ülkeler arası ikili anlaşmalar genellikle THY lehine işliyor. Bu anlaşmalar yapıldığında ülkemizde sadece THY varmış. Ama artık böyle değil.  Milyarlarca dolar yatırım yapan bir özel şirket var.  Diğer havayollarından en önemli farkımız, Ankara ve İstanbul’u da, çok kısa bekleme süreleri ile İzmir üzerinden Atina’ya bağlamamız olacak diye düşünüyorum. Böylece 3 şehir üzerinden Atina’ya ulaşıyor olacağız.

Konumuz Pegasus-İzair ama ben yine de bu klasik soruyu sormadan duramayacağım.  Sabancı ailesine mensup olmasaydınız ve belli bir birikimden başlamasaydınız da girişimci ruhunuzla sizce hangi noktada olursunuz. 
Bakın hayat herkese değişik bir el dağıtıyor.  Önemli olan size dağıtılan eli en iyi şekilde oynamak.  Ben de bunu yapıyorum. Herkese de bunu tavsiye ederim.  İnanın hayat “keşkelerle” geçmez.

Performansa dayalı sistem

Firmalarda aile fertlerinin üst düzey  pozisyonlarda yer almasını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Sabancı’dayken  bir toplantıya   çağrıldım. Sakıp Amcam  ve babam vardı: En iyi insanı bulmak  çok önemli    diyorlardı. Sonra ben dedim ki “Biz dünyanın en şanslı ailesiyiz.”  “Niye” diye sordular, dedim ki: “Bizde bütün aile fertleri ve eşleri bizim şirkette hep en üst seviyelerde. Demek ki bizim aile daima en iyi insanları üretiyor.” Şuna gelmeye çalışıyorum: O ayakkabıyı biçerken şirketi mi  yoksa şahısları  mı kurumsallaştıracaksın bunu iyi belirlemen gerekiyor. 

Esas Holding’de, Sabancı Holding’den farklı nasıl bir yapı kurdunuz?
Ben size Esas Holdingi söyleyim.      Bizde pirim sistemi var. Bu  performansa dayalı  bir sistem. Manevi tarafta ise      sürekli bilgi paylaşımında bulunuyoruz. Yılda beş defa farklı şehirlerde       toplantılar yapıyoruz. Dolayısıyla kulaktan  kulağa hiçbir şey gitmiyor. Tekrar       sisteme dönecek olursak: Örneğin Sabancı’dayken  aile konseyine eşimi sokmadım, niye? Çünkü eşimi seçen benim, aile konseyi değil. Konseye girmek ve çıkmak evlilik vesilesiyle olmamalı.

İzair sayesinde İzmir’le bütünleştik
İzmir’den ne kadarlık yurtiçi ve yurtdışı müşteri potansiyeline hitap ediyorsunuz, hedefiniz nedir?
Bu yıl, grup olarak İzmir bölgesinde Pazar payımızı önemli ölçüde artırdık. Pazarın  yüzde 25’ine hitap ediyoruz şu anda. Taşıdığımız misafir sayısında da geçen yıla kıyasla yüzde 50’yi aşkın bir artış var,Yıl sonunda toplam 5.5 milyon , sadece  İzmir çıkışlı ve varışlı olarak 1.2 milyon misafir taşımayı hedefliyoruz.Yeni uçuş noktaları ile bu sayıyı çok daha ileriye taşımayı istiyoruz.


Sıkılmayı hiç sevmem
Müthiş enerjik görünüyorsunuz. Çalışma arkadaşlarınıza sorduk. Hep böyle dediler. Eve gittiğinizde koltuğa gömülüp çökenlerden misiniz yoksa...
AS: Ben işimden zevk ve enerji alıyorum.  Eve gittiğimde de enerji ve zevk azalmıyor.  Belki bundan dolayı hiperaktif bir görüntüm var.  Bir de üstüne sıkılmayı hiç sevmem.  Mesela işte sıkılırsam saat kaç olursa olsun çıkıp giderim.  Eve gider birkaç ekstra saat çocuklarla olurum.  Nasıl olsa iş bitmez bunun yarını da var diye düşünürüm.  İşe sabah arabada emaillerimi çek ederek ve yanıtlayarak başlarım.  Akşam aynı şekilde eve giderken email trafiği devam eder.  Eve fazla iş götürmemeye çalışırım.

 İş ve tatil birarada bir tempo mu bu?
Kızıl Denizin Hurghada kentinde 4 günlüğüne scuba tatiline geldim.  Mesela bugün 3 kez daldım arkadaşlarımla.  Toplam 3 saat 7 dakika su altında kaldım,  muazzam sualtı doğasını gördüm. Tatilde internetten işlerimi sürekli takip ediyorum. Hayatı bir bütün olarak gördüğüm, yaşadığım zaman doğru yolda olduğumu anlıyorum.


Göreve veznedar olarak başladı
Sabancı ailesinin köklerinin yeşerdiği Adana’da  1969 yılında doğmuş Ali Sabancı.   ABD’de politika ve ekonomi üzerine ihtisas yaptıktan sonra 1993 yılına kadar Morgan Stanley’de finans uzmanı olarak görev yapmasının finans konularına kolay adapte olmasını sağladığını belirtiyor. Türkiye’ye dönünce Akbank Bahçekapı Şubesi’nde veznedar olarak göreve başladığını gülümseyerek anlatıyor.  Kardeşi Emine Kamışlı ile birlikte aldıkları ani kararla 2004 yılı Mart ayında Sabancı Holding’de ki görevlerinden ayrılarak Esas Holding bünyesinde kurdukları Pegasus Havayollarının Yönetim Kurulu Başkanlığını yapıyor.  ESAS Holding’de esas işinin gelecek gördüğü riskli alanlara girerek büyümesini sağlamak olduğunu söyleyen Sabancı yine de en çok Pegasus’un kendisine keyif verdiğini gizlemiyor.

Yeni alanları deniyorlar
Ali Sabancı, babası Şevket Sabancı ve kız kardeşi Emine Kamışlı ile 2000 yılında kendi işlerini kurmaya karar vermişler. Bir risk sermayesi firması olarak işe başlayan Esas Holding olarak önce Medline’ı, ardından da City Farm’ı satın aldılar. Sonra Bilkent Holding’le birlikte Promed’i kurdular. Pan tarım’ı satın alarak tarıma, Sporting mağazalarına ortak olarak spor perakendeciliğine girdiler. Derindere Otomotiv ile birlikte Renty’yi kurdular. Tam  verim alamadıkları Sporting’den  çıktıktan  sonra gıdadaki büyümeyi gördükleri için 2004’te Çoban  yoğurtlarını aldılar. Pegasus’u satın aldıktan sonra ise hızla  bir yatırım  holdingi olma yolunda ilerlemeye başladılar. En  son Peyman ile yüzde 30 ortaklık  yaparak atıştırmalık pazarına girdiler. Zorlu’nun Antalya’daki et işletme tesisini satın alarak  hazır gıda işine el attılar. Elektronik perakendecilikte Dixons Grubu ile Electroworld adında elektronik  mağazalar açan holding, ayrıca,  büyüklüğü en az 2 bin metrekare olacak, dekorasyondan mobilyaya kadar her şeyin  bulunacağı zincir mağazalar üzerinde çalışırken Ali Sabancı özellikle dikkatlerinin Ege Bölgesi’nde olduğunu belirtiyor.


Etiketler: ABD, Yapı Kredi
©Copyright 2009 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.