Jennifer Lopez'in Instagram'da takip ettiği Türk olmak havalı mı?

Sosyal medyanın kendine özgü kuralları var. Facebook 'arkadaşlık'tan yürüyor, Twitter ve Instagram'da ise 'takip etme' kültüründen... Millet boşuna "Takip edeni takip ederim" resti çekmiyor yani birbirine. Peki 'takip ettiğiniz kişi tarafından takip edilmek' gerçekten çok mu önemli?

Jennifer Lopez'in Instagram'da takip ettiği Türk olmak havalı mı?

Ortak arkadaşların gazıyla

Ortak arkadaşların gazıyla

Günümüz dünyasında arkadaş olmaktan ziyade arkadaş gibi gözükmek yeni trend. Sosyal medyanın doğurduğu bir durum bu. Ortak arkadaşlar aracılığıyla hareket eden kullanıcılar, referanslarına güveniyor ve tanımadığı kişileri de takip ediyor. Sosyal medyaya ve hayata aynı pencereden bakanlar bu takipleşmeye karşılık veriyor. Ve ortaya "Birbirlerini takip ediyorlar, demek ki arkadaşlar" görüntüsü çıkıyor.

'Arkadaşlık' sorgulaması

'Arkadaşlık' sorgulaması

Tamam, arkadaşlıklar sadece iki tarafı ilgilendirir. Elalemin arkadaşlığından bize ne hani! Üçüncü şahısların, "Takip eden razı, takip edilen razı" kafasıyla uzaktan yorum yapması pek umurumuzda değil. En fazla 'arkadaşlığınız' hakkında gıybet malzemesi yapılır, o kadar.

Fakat işin içine ünlü girince, ispat beklentisi oluyor. Örneğin; Mabel Matiz. Instagram'da takip ettiğiniz Mabel de sizi takip ediyorsa, o zaman "Gerçekten arkadaşlar mı? Arkadaş olmasalar Mabel neden takip etsin ki?" gibi sorularla karşılaşıyorsunuz.

'Takip kültürü'

'Takip kültürü'

Halbuki Mabel'in başka Instagram kullanıcılarından tek farkı, popülerliği ve takipçi sayısının yüksek olması. Bu kadar. Fakat gönül ferman dinlemiyor. İlle de Mabel ile arkadaşlığınız çeşitli fotoğraf ya da 'mention'larla, bahsetmelerle göz önüne serilecek. Aksi takdirde inandırıcı gelmiyorsunuz. Komik tabii. Facebook'un tahtını zamanla Twitter ve Instagram'a devretmesindeki en önemli sebebin de tam olarak bu 'takip kültürü' olduğunu düşünüyorum.

Twitter ve Instagram kullanıcıları 'obsesif'

Twitter ve Instagram kullanıcıları 'obsesif'

"Ben onu takip ediyorum, keşke o da beni takip etse"ler yüzünden nice beyin hücreleri ölüyor, nice vakitler çöp oluyor. Twitter ve Instagram'ın reytingi artıyor, iki platformun da 'obsesif' kullanıcılara sahip olması gayet işlerine geliyor. Durup şöyle bir bakınca nasıl 'şov' kokan hareketler içinde olduğunuzu fark edebilirsiniz.

3 kişilerdi, artık 5 oldular

3 kişilerdi, artık 5 oldular

Bir örnek daha verelim. Jennifer Lopez... J-Lo'cuğumuzun 80 küsür milyon takipçisi var. Ve bu takipçileri arasında 3 Türk vardı yıllardır. Mutlaka duymuşsunuzdur: Gürkan Bilgin, Deniz Şevval ve İrem Üçyaşar.

İşte bu 3 isme bugünlerde 2 Türk daha eklendi: 
Cihan Öcal ile İzmirhan adlı iki hesap.

"Ay yok canım, ben almayayım" demezsiniz

"Ay yok canım, ben almayayım" demezsiniz

Dünyaca ünlü bir yıldız tarafından takip edilmek ne kadar önemli? Eğri oturalım, doğru konuşalım: Önemli.

Normalde Metallica dinliyorsunuzdur ama Jennifer Lopez tarafından takip edilseniz "Ay yok canım, ben almayayım" demezsiniz. Hiç bana elitistlik taslamayın, tıpış tıpış geri takip edersiniz siz de. Kaldı ki Cihan Öcal ve İzmirhan hesapları zaten J-Lo'yu takip ediyormuş.

Belki çeşitli mesajlaşmalar neticesinde Lopez tarafından takibe değer bulunmuş olabilirler.

J-Lo ile iki lafın belini kıramıyorsak...

J-Lo ile iki lafın belini kıramıyorsak...

Ama işte o kadar önemli mi cidden tüm bu mesele? Jennifer Lopez'le şöyle New York'ta iki lafın belini kırmadığınız, kıramadığınız müddetçe gerçekten sosyal medyada karşılıklı takipleşmek o kadar önemli mi?

Sosyal medyada Jennifer Lopez'le karşılıklı takipleşiyorsunuz ama günlük hayatınızda onunla kahve içme olasılığınız yüzde eksi 100 milyon. E o zaman ne anlamı var?

Ortamlarda hava atmalık arkadaşlıklardan, takipleşmelerden siz de sıkılmadınız mı?

'Organik beslenmek' gibi

'Organik beslenmek' gibi

Sosyal medyanın sürrealliğinden inanılmaz sıkıldım ben. Birçok kullanıcı da bu dertten müstarip. Ama "Jeanne d'Arc"lık yapan yok. Henüz 'sosyal medya kullanmamak' o kadar da havalı değil. Bana sorarsanız ise an meselesi.

Sosyal medyayı bırakmak bir süre sonra 'İstanbul'dan kaçıp gitme, Ege'ye yerleşme' ya da 'organik besinler tüketme' gibi bir trende dönüşecek bence.

Sıfırdan başlamak

Sıfırdan başlamak

Yıllardır sürekli Facebook, Twitter ve Instagram kullanıyoruz. Üzgünüm ama artık doyduk. Ya Instagram kendisini tıpkı 'geliştirecek' ve başka bir şeye evrilecek; ya da bunların dışında dördüncü bir ana akım sosyal medya platformu doğacak. Ve pek çok kişi 'gösteriş yarışı'na orada sıfırdan başlayacak.

Bu iki ihtimalden biri yakın zamanda gerçeğe dönüşmezse, üzgünüm ama sosyal medyadan halihazırda sıkılanlar ama bu sıkıntılarını dile getirmeyenler daha yüksek perdeden konuşmaya başlayacak.

'Ulaşılmaz' olmaya ihtiyaçları var

'Ulaşılmaz' olmaya ihtiyaçları var

Tekrar J-Lo'cuğumuza dönelim... Jennifer Lopez'in Instagram'da takip ettiği Türk olmak havalı mı? Şu an evet. Ama uzun vadede hayır. Aynı şey, başka bir star için de geçerli... Ünlüler gözümüzde o kadar sıradanlaştı ki, egolarını tekrardan şişirmeye, eskisi gibi 'ulaşılmaz' olmaya ihtiyaçları var. Şu anda beslenen sadece ünsüzlerin egosu.

Bu düzen böyle devam etmez, edemez... Yeter ki birileri "Dur!" desin, diyebilsin. Devamı çorap söküğü gibi gelecek. Aha buraya da yazıyorum.

twitter.com/mayksisman
instagram.com/mayksisman
youtube.com/mayksisman
can.sisman@milliyet.com.tr

Bu makaleye ifade bırak