"Kadın, bilmeyene 'nefs' bilene nefestir." Şems-i Tebrizi
 
Her iki cinsiyette birbirleri için yaratılmıştır. Varlıkları birbirleri için vazgeçilmezdir. Erkeğin mutluluğunun da mutsuzluğunun da, başarısının da başarısızlığının da yegâne sebebi olan kadın olmasaydı, erkek de olmazdı, hiçbir şey de olmazdı. Şöyle bir gerçek var kadınlar olmasaydı dünya kahverengi ve siyah tonlarının hakim olduğu bir yer olurdu. Fakat ben kadınlar olmasaydı başlığına başka bir noktadan değinmek istiyorum. Kadınlar olmasaydı kadınlar kiminle yarışırdı?
 
Ezelden beri kadını en çok yine “kadın” incitiyor. Çünkü sadece bir kadın başka bir kadına iltifat ederken aynı anda onu aşağılamayı becerebiliyor. Hemcinsimizin yani bir kadının; Bizden daha iyi, daha güzel, daha akıllı, daha zeki daha mutlu olmasına tahammülümüz yok. Kadınların dünyası erkeklerinkine göre daha acımasızdır. Çünkü kadınlar erkeklerden çok daha zeki ve komplike düşünen canlılardır ve karşısındaki kadının ince hassas noktalarını biliyordur. Belki size bu görüş biraz sert gelebilir fakat bir kadın olarak beni en çok inciten hep çevremdeki kadınlar olmuştur.
 
Aslında kadınların dünyasını şöyle bir düşünürsek; Bir kadına en acımasız eleştiri yine bir kadın yapar. Ve bir kadında en çok bir kadının düşüncesini önemser. Kadınlar kimin için giyinir süslenir desem, aslı erkekler için gözükür fakat bir kadın her zaman hemcinslerinden bir adım öne çıkmak farklılaşmak güzel gözükmek için giyinir. Örneğin süslenip, eşiyle yemeğe gitse bile oradaki hedef kitle restorandaki diğer kadınlardır. Kadın yaşı ne olursa olsun güzel görünmek ve dikkat çekmek ister.
 
Evlenmek bir kadın için, erkek tarafından süresiz olarak “seçilmiş” ve bu durumun taçlandırılmış olması sebebiyle kadınlar arasında yerini yükseltmiştir. Tam da bu sebepten günümüzde anlamsızca hayatlarını yarıştıran gelin programları var. Bunların amacıda başta dediğim noktaya geliyor kadınların birbirlerine kendi üstünlüklerini kanıtlama çabası yarışları evleriyle, eşleriyle, düğünleriyle yani tüm hayatlarıyla…
 
Gelinlerin en büyük düşmanı eşlerinin ailesindeki kadınlardır genellikle sorun hep gelin kayınvalide görümce elti gibi ailenin kadınlarıyladır. Çünkü sürekli aralarında gizli bir rekabet vardır.
 
Çalışan anneleri çocuklarıyla yeterince ilgilenmemekle ihmal etmekle suçlayan, çalışan anneye vicdan yükü hissettiren de bir annedir yani kadındır. Aynı şekilde çalışan bir kadının ev hanımlığını seçen kadını küçümsemesi de bence aynı davranıştır.
 
Sonuç olarak; keşke birbirimizin açıklarını aramak ve yarışmak yerine kadın olmanın yeterince zor olduğu bu dünyada kadınlar olarak birbirimize daha fazla destek olsak anlayabilsek...
 
Bütün kadınlarımızın 8 Mart Dünya Kadınlar günü kutlu olsun.
 
Kübra Duru
Evlilik ve Aile Danışmanı
Instagram/@kbr_duru