Her yıl 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nü kutluyoruz. Peki, sizce kaçımız aslında ne kadar değerli olduğumuzu biliyoruz?

Araştırmalara göre kadın erkek eşitsizliği ortadan kalktığı takdirde dünya ekonomisine 2025 yılında 12 trilyon Amerikan Doları fayda sağlanacağı tahmin ediliyor. Bu katkı, ülke ve dünya ekonomisi açısından gerçekten çok büyük ve önemli.

Kadının ekonomik açıdan değerinin anlaşılması ve artması doğal olarak sosyal sorunlarımızın da çözümlerini getirecektir.

Dünyada hâlâ yaklaşık 48 ülkede kadınların iş kurmalarının önünde ciddi hukuksal engeller var. Oysa biz bu konuda şanslıyız, ülkemizde bu yönde bir engel yok. Ancak kadın girişimciler ve patronlar olarak bizleri destekleyen yeni fırsatlardan pek haberdar değiliz.

Bu konuda KOBİ’lere ve kadınlara yönelik finansal olmayan stratejiler, ürünler geliştirme konularında yabancı bankalara mentorluk da yapan, TEB KOBİ Bankacılığı Pazarlama ve İş Geliştirme Direktörü Simla Ünal ile sohbet ettim. Kadın patronların karşılaştıkları sorunları ve çözüme yönelik imkânları konuştuk.

 

Ülkemizdeki ve dünyadaki kadın işverenlerin oranı hakkında bilgi verebilir misiniz?

Dünya Bankası kaynaklarına göre kayıtlı 9,3 milyon kadın işletmesi var. Ülkemizde de yaklaşık 3,5 milyon işletme var ancak bu konuda kadın ve erkek işletmesi olarak çok sağlıklı bir veri yok. Tahmin edilen oran %10 yani 350 bin civarı kadın işletmesi olduğu yönünde. Kâğıt üzerinde baktığımızda ise kadın işletme sahibi oranı ülkemizde %40 gibi görülüyor. Bu durum şirketlerin çoğunun aile şirketi olması, eski limited şirket kurulum mevzuatına göre şirketin çok ortaklı olması gereği aslında faal olmayan eş, akraba gibi kadınlarında kâğıt üzerinde ortak olarak işlenmiş olmasından kaynaklanıyor.

İş gücüne katılım oranıysa %30 civarında. Bu rakam dünyada da %40 civarında ancak bazı ülkelerde, mesela Kanada gibi, oran  %70’e kadar çıkabiliyor.

 

Kadın patronların sayısı neden az? Bu sayı nasıl çoğaltılabilir?

Kadın patronların sayısı tüm dünyada yeterli seviyede değil. Bunu etkileyen toplumsal, kültürel, dinsel pek çok norm var. Bu biraz da kadına atfedilen rol ile alakalı. Erkeğe daha dışa dönük, iş sahibi olma, evin ekonomi ile ilgili sorumlulukları alma rolü verilmişken, kadına daha ziyade evi çekip çeviren, anne rolü hakim bir rol verilmiş. Dolayısıyla kadınlar da daha az girişim gösteriyorlar. Öte yandan kadın o cesarete sahipse dahi ailesinden, çevresinden engellemelerle karşılaşabiliyor.

Ayrıca evde olmak, risk almamak, iş hayatında daha pasif kalmak pek çok kadının da kendi tercihi olabiliyor. Yine de bilinç ve eğitim düzeyi arttıkça çalışan kadın ve kadın patron konumundaki bireylerin sayıları artıyor.

 

Sizce kadınları ve sorunlarını sadece sosyal açıdan ele almak doğru bir yaklaşım mı?

Bunu doğru ancak yetersiz bir yaklaşım olarak değerlendiriyorum. Çünkü kadını sadece sosyal açıdan ele almak ekonomik gücünü göz ardı etmek onun değerini azaltan bir yaklaşımdır. Oysa kadın, hem birey olarak hem de işletme sahibi olarak ciddi bir ekonomik potansiyeldir. Bu potansiyeli ne kadar ortaya çıkarabilirsek sosyal boyuttaki sorunların çözümünü de o oranda kolaylaştırmış oluruz.  

Kadın erkek eşitsizliğini ortadan kaldırdığınız zaman 2025 yılında 12 trilyon dolar ekonomik fayda sağlanacağı tahmin ediliyor. Kadının eğitimini %1 arttırdığınız zaman GSMH %3,37 oranında artıyor. Bu noktada konuya sadece sosyal açıdan bakmak kadının aslında sahip olduğu değer ve gücü olduğundan daha az göstermek demektir. Sayıları az dahi olsa ekonomik potansiyeli yüksek olan kadın işletmelerini daha fazla desteklemek gerekiyor. Bu, ülke ekonomisine ve doğal olarak da dünya ekonomisine fayda sağlayacaktır.

Bizler, gelirlerimizin %90’ını çocuklarımızın eğitim ve sağlığı için harcıyoruz. Erkekler ise aynı konularda %30 oranında harcama yapıyorlar. Bir kadına ulaştığınızda onunla birlikte pek çok kişiye ulaşmış oluyorsunuz. Çünkü o kadın birinin annesi, ablası, çocuğu, eşi, patronu, komşusu. Aslında burada bir kadına ulaşarak diğer kişilere de ulaşmış oluyorsunuz. Bu sadece finansal açıdan değil eğitim açısından da böyle bir kadını eğittiğinizde yine aynı şekilde diğer kişilere de etki etmiş oluyorsunuz.

 

Kadın patronların en çok hangi konularda profesyonel desteğe ihtiyacı oluyor?

Bu konuda biz 4 tane ana sorun belirledik. Bunlar; finansmana, bilgiye, pazara ve mentorluğa (danışmanlık, akıl hocalığı) erişim.

Kadın patronların finansmana erişimde en önemli sorunlarından biri teminat yaratabilmek. Teminat yaratılamadığında da kredi alımı noktasında sıkıntı yaşanıyor. Finansmana erişimde teminat sıkıntısını ortadan kaldıracak farklı çözümler ürettik.

Bilgiye ulaşımda ise kadın veya erkek tüm işletmelerin donanımlarını arttırmaya önem vermek gerekli. Bu konuda yapılan her şeye yatırım olarak bakmak gerekli.  Sonuçta işletmelere finans sağlayabilirsiniz ama o paranın nasıl doğru kullanılacağı bilinmiyorsa bunun herkese zararı olacaktır. Bu yüzden “TEB Kadın Akademisi”ni kurduk. İşletme yönetimi konusunda bilimsel veriler ışığında kadın patronları bilgilendiriyoruz. Bu uygulamayı KOBİ’ler için yıllardır yapıyorduk ve aynı eğitimi “TEB Kadın Akademisi”ne entegre ettik. Bu bir eğitim platformu ve ana amaç kadınlara “Sen de yapabilirsin” hissini verebilmek. Ülkemizin önde gelen kadın patronları burada tecrübelerini, başarı ve başarısızlık hikâyelerini, nerelerde ne gibi zorluklar yaşadıklarını ve bu zorluklardan nasıl yeniden başarı hikayeleri yarattıklarını anlatıyor.

Bir atölyemizde işletmelerini nasıl daha iyi yönetebileceklerine dair bilgi aktarılırken diğer atölyede liderlik konuşmaları yapılıyor. Burada kadınların anne, eş, iş kadını gibi pek çok şapkası altında tüm bu durumları nasıl ahenkli yönetebileceklerine yönelik ipuçları vermeye çalışıyoruz. Bunların bir arada iyi idaresi kadın patronların genel hayat kalitesinin yükseltilmesi anlamında çok önemli. Böylelikle bireyin ev ve iş hayatındaki başarısını arttırmaya çalışıyoruz.

 

Pazara ulaşmada kadınların önündeki engeller nasıl aşılabilir?

Pazara erişim konusu kadın erkek ayırt etmeksizin dünyadaki tüm işletmelerin ortak sorunu. Ama kadın olmaktan kaynaklı bazı ilave sıkıntılar da mevcut. Pek çok iş, iş yemeklerinde sonuca bağlanıyor ama o yemeklerde kadınları masanın etrafında fazla göremiyoruz. Bunun sebeplerinden bir tanesi kadının evde de çocuğuyla ilgilenmek, aile hayatının gereklerini yerine getirmek gibi sorumluluklarının olması. Bir diğer engel ise sosyal kültürel normlar. O nedenle de kadın patronlar pek çok iş bağlantısını kaçırıyor. Bunu aşabilmek için dünyanın en büyük kadın tedarik platformu “WeConnect International” ile işbirliğindeyiz. Bir sivil toplum kuruluşu olan “WeConnect International” içinde uluslararası alım gücü çok yüksek, büyük şirketler var ve sistem 90’ın üzerinde ülkede faaliyet gösteriyor. Buradaki üyelerin satın alma gücü 1 trilyon $ civarı. Biz de bu platformun bir üyesi olarak kadın patronlarımızın hem lokal hem global satın alıcılara ulaşmasını sağlıyoruz. Yine bu platform ile birlikte 2 saatlik özel eğitimler düzenliyoruz.

 

Mentorluk sistemi nasıl işliyor?

Biz kadınlar bir konuda takıldığımızda sormayı severiz. Başarılı kadınların yeni iş kuranlara mentorluk yapıyor olması çok önemli çünkü aynı hataları tekrar yapmaya gerek yok.  Bu anlamda dünyanın en büyük kadın mentorluk programı olan yine başka bir sivil toplum kuruluşu “Cherie Blair Foundation for Women” ile işbirliği yaptık. Kadın patronlarımızın buradaki imkânlardan faydalanmalarını sağlıyoruz.

Her sene 2 dönemde mentorluk programı açılıyor. Kadın patronlar, burada ihtiyaçları doğrultusunda doğru mentorlerle eşleştiriliyorlar ve 1 sene boyunca ayda 1-2 defa online olarak mentorleri ile konuşuyorlar. Takıldıkları konularda yönlendirme alıyorlar. Amacımız bu hizmeti daha da genişleterek koçluk ile destekleyebilmek.

 

Kadın işletme sahiplerine önerileriniz var mı?

Kadınlarda cesaret var, bir cesaretsizlik söz konusu değil. Zaten kadınlar kendi kapılarını kendileri açıyorlar. Bu konuda benim ilaveten tavsiyem daha fazla talep etmeleri yönünde. Mütevazılığı bir tarafa bırakıp daha fazla hizmet, bilgi, imkân istemeliler. Büyümeyi hedeflemeliler.

 

Simla Ünal kimdir?

Simla Ünal, TEB KOBİ Bankacılığı Pazarlama ve İş Geliştirme Direktörü olarak pazarlama, iş geliştirme ve kadın bankacılığı fonksiyonlarından sorumludur. 1998 yılında başladığı bankacılık hayatına 2002 yılında Türk Ekonomi Bankası (TEB)’na katılarak devam etmiş; o zamandan bu yana KOBİ Bankacılığı, Girişim Bankacılığı ve Kadın Bankacılığı’nın kuruluş çalışmalarında görev almıştır.  2013 - 2016 yılları arasında Uluslararası Finans Kuruluşu (IFC)’nda müşteri projeleri için finansal olmayan hizmetler stratejisi geliştirme konusunda danışman olarak görev almıştır. Uluslararası konferanslara misafir konuşmacı olarak katılmakta ve çeşitli ülkelerdeki bankalara, KOBİ’lere ve kadınlara yönelik finansal olmayan stratejiler ve ürünler geliştirebilme konularında mentorluk yapmaktadır.

 

https://twitter.com/seraptorun73