Yazarlar
25.02.2015 - 02:30

Kadınlara jest mi, aşağılama mı yoksa akraba kontenjanı mı?

Sitene Ekle

Şu günlerde hemen herkes milletvekili olmak istiyor.
Meğerse meraklısı ne kadar da çokmuş!
Seçilmek için bin dereden su getiriyorlar, seçildikten sonra arayın ki bulasınız.
Kürsüye çıkıp tek konuşma yapmayan, seçildikleri kentlere gidip hiçbir derde derman olmayan, seçimler dışında isimlerini duymadığımız, yüzlerini görmediğimiz kırk yıllık milletvekillerimiz var.
Sanki bulunmaz Bursa kumaşı gibi her seçimde de ya liste başı oluyor ya da seçilmeleri garanti sıralara konuluyorlar.
Eminim ki yine öyle olacaktır. Çünkü onları halk değil, liderler seçiyor!..
Her seçimde olduğu gibi kadınlar üzerinden siyaset yine revaçta.
Şimdi ona bir de gençler eklendi.
Kadınları ve gençleri liste başı yapacağız diyenler var.
Ne güzel!
Ama hangi kadınları, hangi gençleri?
Onun, bunun eşi, torunu, çocuğu, yakını ya da torpillisi olduğu için liste başı yapılacaklarsa aman olmasınlar.
Tek tek isimleriyle yazmak isterdim ama çok kırıcı olur. Zaten bilen biliyor...
Falancanın torunu diye parlamentoya girip, uluslararası kurumlarda önemli noktalara gelip, üstelik kendilerini ilgilendiren konularda tek kelime etmeyen, zerre kadar mücadele vermeyen isimler var. Örneğin kadına şiddetin en yoğun bir şekilde yaşandığı şu günlerde, dede, baba, eş, dost, akraba kontenjanından seçilen kadın milletvekillerimiz neredeler?
Özgecan vahşetinden sonra ne yaptılar?
Bugüne kadar bu konuda ortaya ne koydular?..

Kolay milletvekilliği
Öyle milletvekilleri tanıdım ki babaları, dedeleri yaşlandı, işi gücü çok diye kendilerine gelen teklifleri, çocuklarına, eşlerine yönlendirdiler, kabul gördüler ve milletvekilliğine seçildiler.
Hiçbir çaba harcamadan kolayca parlamentoya girdikleri için de ne partilerine, ne ülkeye ne de dünyaya yeterince yararlı oldular...
İşte bu yüzden, bir seçmen olarak, kolay milletvekilliğine hayır diyorum.
Kadınlar ve gençler de tıpkı diğer adaylar gibi kendilerini en iyi şekilde anlatsınlar, ön seçime girsinler ve birilerinin inisiyatifiyle değil bileklerinin hakkıyla Meclis’e girsinler. Yoksa onların da kendilerinden öncekilerden hiçbir farkı olmaz ve bir süre sonra, kendileri de yaptıkları işten keyif almamaya başlarlar.
Kadınlar, gençler böylesine zorlu bir arenada profesyonel siyasetçilere yem olamazlar mı diyenleriniz mutlaka çıkacaktır. Ama onları korumanın yolu, onları tepeden inme en iyi sıralara oturtmak değil, kendilerini anlatacakları, performanslarını gösterecekleri ortamları sağlamak olmalıdır.
Bugüne kadar ne yaptılar, bundan sonra ne yapacaklar onu anlatsınlar yeter. Bunu yaptıklarında, eminim ki kamuoyundan da, delegelerden de en büyük desteği alacaklardır.
Kısacası, sadece gençler ve kadınlar değil, tüm milletvekilleri, en azından bu seçimde, liderlerin değil milletin vekili olmak için yola çıksınlar.
Kazanamasalar bile gönüllerde taht kurarlar ve bir sonraki seçimde söke söke o koltuğa otururlar...

TEOG’da sır perdesi
TEOG sınav şampiyonları, kentler ve şampiyon okullar niye açıklanmıyor?
Konu TBMM’ye de yansıdı.
MEB, TEOG analizlerini son birkaç yıldır kamuoyundan saklıyor.
Örneğin iller sıralaması neden artık açıklanmıyor?
Şampiyonların çıktığı okullar hangileri?
Bu gizlilik niye?
Bu konuda çok farklı yorumlar var. En alta düşen illerin baskısı nedeniyle yasaklandı diyenler de var. En iyi biziz diyen okulların sınavlarda dökülmesi bu gizliliği getirdi yorumu yapanlar da var.
Peki, doğru olan ne?
Bugüne kadar açıklanıyordu da şimdi niye açıklanmıyor?
En iyisi, MEB bir açıklama yapsın, biz de öğrenelim.
Ama inandırıcı bir açıklama olsun!..
Özetin özeti: İyi kötüyü, doğru yanlışı, güzel çirkini kovacaktır.

Yazarlarda Ara
Bul
©Copyright 2016 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.