Siyasette gündem o kadar hızlı değişiyor ki, sağlıklı bir şekilde izlemek bile zorlaşıyor.
Bülent Ersoy, Deniz Gezmiş’in arkadaşı olabilir mi?
Bir Genelkurmay Başkanı tutuklanabilir mi?
Aliağa’ya kurulması planlanan termik santral için Belediye ile CHP parti örgütü niçin ayrı düştü?
Alın size üç ayrı yazı konusu. Her biri ayrı ayrı değerlendirmeye değer konular. Herkes kendi çapında bunu yapıyor da. Bu konuları tartışırken ortaya çıkan kavram kargaşası ve kafaların karışıklığı meselesi en az içerik kadar önemli bence.
Bülent Ersoy’la Deniz Gezmiş’in tanışık olup olmamasının somut bazı kanıtları veya göstergeleri olabilir. Buna bakarak olay değerlendirilebilir. Ama “bir devrimcinin böyle bir bağlantısı olmaz” yargısı, zihniyet dünyamızdaki başka bir soruna işaret ediyor.
Genelkurmay Eski Başkanlarından İlker Başbuğ’un tutuklanması konusunda farklı görüşlerin ortaya çıkması son derece normaldir. Bunu demokrasi açısından normalleşme olarak görenler de belli ölçüde haklıdır, bu türden tutuklamaların yaygınlık derecesini ve tutukluluk sürelerini eleştirenler de.
Darbe girişimlerinin demokrasilerde kabul edilemeyeceğini ileri sürmek de doğrudur, iktidarın giderek bir sivil dikta eğilimine girdiğini ve hiçbir muhalefete tahammül edemez hale geldiğine yönelik işaretleri gündeme getirmek de.
AKP’nin bir süredir üniversitelerden, Milli Eğitime ve Yargıdan basına kadar ciddi bir tahakküm peşinde olduğunu, AB yetkilileri de dile getirmektedir. Tek parti iktidarından ziyade bir tek parti rejimi eğiliminin daha fazla kendini hissettirdiği bile söylenebilir. Ama AKP’nin yarattığı bu endişelere rağmen, kafadan “Genelkurmay Başkanı’ı tutuklanamaz” yargısı abartılıdır. Tabii ki, bu tutuklamanın gerekli dayanaklarının olup olmadığı ve sürece siyasi bir baskı sonucunda gidilip gidilmediği tartışmaya muhtaç konulardır.
Gelelim Aliağa’daki termik santral için ruhsat veren Belediye ile CHP örgütleri arasındaki soruna. Yine termik santral inşaatına ruhsat veren belediye yönetimi mi yoksa bu girişime karşı çıkan yöredeki CHP örgütleri mi haklı meselesini bir kenara bırakalım. Ama bir partinin yönetimindeki belediye ile o partinin ilçe örgütlerinin böylesine bir meselede kamuoyu önünde kapışması size normal gözüküyor mu?
Sorun politik anlayış farkından ya da diyalog eksikliğinden kaynaklanmış olabilir. Neden birincisi ise süreç zor olacak ama ikincisi ise çözülebilir diye düşünüyorum.
Bul

Tarık Dursun K, 81 yaşını, Kocaoğlu ile kutladı...