Kitap

08.09.2017 - 17:00 | Son Güncelleme: 08.09.2017-17:37

Kafdağı'nın Pusulası; 'gül bahçesi vaat etmiyor'

Son yıllarda en çok ilgi gören tür olarak 'kişisel gelişim' kitapları göze çarpıyor. En çok satanlar reyonunda bu türü sıklıkla görüyoruz. Genelde bu yapıtlar metropol insanlarına mı hitap ediyor? Kent yaşamında iş ve ev hayatı arasına sıkışmış bir orta sınıfın dertlerine dokunduğu için mi bu kadar yaygın? Marka danışmanı ve kişisel gelişim kitapları yazarı Didem Moralıoğlu son kitabı Kafdağı'nın Efsanesi üzerinden sorularımızı yanıtladı.

Sitene Ekle

Uğur Ugan: Son dönemde kişisel gelişim konusu epey popüler. Siz de bir kişisel marka danışmanısınız. Kişisel marka danışmanı ne yapar?

Didem Moralıoğlu: Öncelikle kişisel marka olmak “bilinir, güvenilir ve sevilir olma sanatıdır. Tıpkı dünya çapında akla gelen diğer markalar gibi. Bir kişisel marka danışmanı, kurumsal bir markayı yönetir gibi, markalaşmak isteyen kişiyi ve mesleğini artılarıyla eksileriyle değerlendirip, kişinin yaşam felsefesini ve değerlerini, düşünce yapısını analiz eder. Mevcut durumun kişi ile ne kadar entegre olduğunu veya olmadığının analizini yapar. Ben buna kişinin hem sayısal hem de sözel yeteneğini beraber harmanlanması diyorum. Kişinin geliştirilmesi gereken yönlerini tespit edip, onları artıya çevirmesini sağlayarak hayatta başarılı, mutlu, huzurlu ve pozitif bir insan olmasına yardımcı olur.

U.U: Son yıllarda en çok ilgi gören tür olarak kişisel gelişim; kitapları göze çarpıyor. Bunun nedenini neye bağlıyorsunuz? Sizce insanların bir rehber ya da bir reçeteye ihtiyacı mı var? 

D.M: Genellikle hayatı boyunca hep doğru ve yanlışın mücadelesini yapan insan, bu mücadelede de onaylanmak, takdir görmek ya da en önemlisi başarılı olmak için hep bir rehbere ihtiyaç duyar. Bu konuda en kolay ulaşılabilen rehber de kişisel gelişim kitaplarıdır. İnsanoğlunun yaşam mücadelesinin içerisinde, başarı ve mutluluğu hedeflerken, hayat amacının; kişiye göre gerçek tanımının doğru yapılması en önemli kriterdir. Belirli bir hedefi ve amacı olmayan başarı, genellikle başarısızlıkla sonuçlanır. Bu başarısızlık durumu da kişi üzerinde her zaman için başarılı olma durumundan daha fazla olumsuz etki oluşturur. Hayatta başarıya doğru ilerleyebilmek için önemli olan şey ise, karşılaşılan olumsuzluk durumlarını kişinin olumluya çevirme gücüdür. Bu gücü kendinde bulabilmek ve Kafdağı’nın Pusulası kitabında bahsettiğim gibi başarısızlık durumunda bile dört ayak üstüne nasıl düşülmesi gerektiğini bilmek sanıyorum ki kişinin hedefe doğru belirlediği yolda ki en değerli pusulasıdır.

Başarısızlık durumunda her zaman insanlar sorunlarına bir çıkış yolu bulabilmek için rehber niteliğindeki kişisel gelişim kitaplarına daha fazla yönleniyor. Bunun temelinde yatan şeyin, birçok insanın mutluluğa ve başarıya ulaştıran yolları asıl kaynağından öğrenme isteği olduğunu düşünüyorum. Kendisi gibi aynı sorunları yaşayan kişilerin yaşanmışlıkları üzerinden oluşturulan hikayeler insanların başarısızlık durumları karşısında her zaman daha etkili olur. Hayatımızın bugüne kadar yaşadığımız belli bölümlerine müdahale edemeyiz. İşten çıkartılmış, terfi beklerken hayal kırıklığına uğramış, sevgili tarafından terk edilmiş olabilirsiniz. Hal böyle olunca, zorlu yaşam mücadelesinde herkes herkesin rakibi statüsünde yer alıyor. İnsanlar ister istemez bir yaşam rehberi statüsünde ki kişisel gelişim kitaplarına daha fazla ihtiyaç duymaya başlıyor.

U.U: Kendi yapıtınızı diğer kişisel gelişim kitaplarından farklılaştıran nedir?

D.M: Öncelikle Kafdağı’nın Pusulası kitabı birçok kişinin kendi yaşamlarındaki kör noktaları gösteren, onlara başarısızlık kelimesinin insan hayatındaki yerinin zihnimizdeki konumlandırmayla ilişkili olduğunu anlatan, samimi bir dille yazılmış gerçek başarı hikayelerinden oluşan başucu rehberi niteliğinde bir kitaptır.

Kaf Dağı'nın Pusulası; şimdiye kadar okuduğunuz kişisel gelişim kitaplarından çok daha farklıdır. Çünkü diğerleri gibi size “gül bahçesi vaat etmiyor" . Kaf Dağı'nın zirvesine ulaşmak, aynı zamanda tekamüle ulaşmak demektir. Kitap, kendi tekamülüne ulaşmak için geçeceğiniz yolun çetin ve zorlu olacağını en baştan söylüyor. Ve bu zorlu yolculukta geçilecek 7 vadinin haritasını sunuyor. Bu 7 vadi kişinin ideal yaşamında hem mutlu hem de başarılı bir birey olmasının adımlarıyla birlikte sonunda tekamüle ve hiçlik mertebesine ulaşarak tamamlanacağını anlatıyor. Bu 7 vadi sırasıyla; motivasyon; aşk; iç gözlem, öz farkındalık, inanç, kendini sınama ve hiçlik adını taşıyor.

Kafdağı’nın Pusulası kitabını diğer kişisel gelişim kitaplarından ayıran bir diğerönemli özelliğiyse, işi şansa veya evrenin enerjilerine bırakan bir kişisel gelişim kitabı olmayışı...

U.U: Bu tip metinler üretirken eski anlatılardan, efsanelerden ve tasavvuf fikrinden ne kadar yararlanıyorsunuz? Ayrıca dikkat çekmek istediğiniz başka felsefik yorumlar var mı? Telkinler ve önerilerde bulunulurken psikoloji ve diğer pozitif bilimlerden destek alıyor musunuz? Yazarken hissiyatlarınız ön plana çıkıyor mu?

D.M: Sadece duygu ve düşünce yoluyla açıklanamayan fikirlere, tecrübe ve sezgi ile yaklaşıp yorumlamak tüm yazım sürecimde en çok emek harcadığım konu oluyor. Amacım, herkesin içinde var olan, kendi özüne ait o muazzam potansiyeli keşfetmelerini sağlamak. Bunun için de önce kendi kalbimize bakmak gerektiğini her zaman vurguluyorum. Hepimizin kalbinde keşfedilmeyi bekleyen gizli bir inanç ve benlik gücü vardır. Önemli olan o inancı ve gücü kendi özümüze bakıp bulmak ve sonucunda tekamüle ulaşmaktır.

Kitapta Kafdağı efsanesi üzerine kurguladığım senaryo tamamen insan yaşamının geçirdiği evrelere işaret etmektedir. Efsaneye göre Kafdağı o kadar ulaşılmaz ve aşılması zor vadilerin sonundadır ki, ona ulaşmak aynı zamanda zafer ve başarının da bir sembolü olup kişinin kendi tekâmül sürecini anlatmaktadır. Efsanenin taşıdığı anlam ve önemse, hedeflenen başarıya ulaşmanın, gurur ve kibirden uzaklaşıp kendi değerini ortaya koyarak mücadele etmenin, kendini yeniden yaratma kararıyla gerçekleşeceğini söyler.

Bence şahane bir kariyer ve yaşam hikayesidir bu. Derinlikli bir anlamı vardır. “Sonuçlarla yüzleşmeye cesaretin yoksa, kendini yeniden yaratamazsın” der bu efsane bize. Güçlenmek ve yeniden doğmak istiyorsan, neden yandığını bil. Bence insanoğlu bu efsaneyi, sonuçlarla yüzleşmeden insanın güçlenmesinin ve tekamüle ulaşmasının mümkün olmadığını kendine hatırlatmak için kurgulamıştır.

U.U: "Başarılı olmayı hedefliyorsa, kendi yolculuğunun dümeni kendi elinde değilse vardığın son senin için hiçbir açıdan tatmin edici olmayacaktır diyorsunuz" .Mutlu ve başarılı olmak için insanlara ne tavsiye edersiniz?

D.M: Mutlu ve başarılı olmak için üzerinde düşünülmesi gereken 7 altın kural:

1-Hayattaki en büyük başarı iç huzuru bulmaktır.

2-Hatalara ve başarısızlıklara verilen isim tecrübedir.

4-Hayattaki en büyük başarısızlık; tutku ve isteğin kaybolmasıdır.

5-Cesaret kendi hayallerinin peşinde gitme tutkundur.

6-Başarı tecrübeye dayanır, tecrübe ise; hatalarla inşa edilir.

7-Bakış açısı; kendine verdiğin değeri ifade eder.


Haritaların yer aldığı kitaplara, ne ad verilir?
©Copyright 2017 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.
İlginizi ÇekebilirX