CumartesiRSS
30 Temmuz 2010 - 18:29

Kalkan’da yabancı yazlıkçıların lokantaları

Ali Rıza Kardüz . Tüm Yazıları »



Ufacık Kalkan’da 230 tane yeme-içme yeri var. Lokantaların önemli bir kısmına yer ayırtmadan girmek imkansız


Kalkan’da yaz mevsimi, Bodrum-Çeşme-Alaçatı gibi iki ay ile sınırlı değil. Çünkü Kalkan’da çoğu İngiliz çok sayıda yabancı yazlıkçı var. Kimi ev sahibi, kimi otel ve pansiyonlarda kalıyor. Yabancı yazlıkçılar akşam üzerleri giyiniyor, süsleniyor, püsleniyor, önce bir kahvede oturuyor. Sonra yemek için bir lokantaya gidiyor.
Küçücük Kalkan’da 230 yeme-içme yeri var. Bunların 30’dan fazlası yer ayırtmadan yer bulunamayan, “doğru dürüst” lokantalar. Doğru dürüst lokantaların servis elemanlarının tamamı İngilizce konuşuyor, usul adap biliyor. Mutfakları temiz. Yemekleri lezetli. Doğru dürüst lokantaların tamamına yakını binaların teras katında. Deniz manzarası var. Lokantaya gidenler denizden gelen rüzgar ile püfür püfür serinliyorlar.
Kalkan’ı ünlendirenlerden biri Erkut Taçkın’dır. Deniz Harp Okulu’nda müzik yapmaya başlayan, daha sonra denizciliği bırakarak müzisyen olarak ünlenen iki arkadaş Erkut Taçkın ve Gürkan Bilgütay uzun süre Kalkan’da pansiyon işletti. Kalkan’ın adı Kalkan Han ile öne çıktı. Şimdilerde Kalkan Han kapalı. Gürkan Bilgütay’ın oğlu Uluç ile İngiliz eşi Claire Bilgütay, Korsan Pansiyon’u ve binanın terasındaki The Fish Terrace isimli restoranı işletiyorlar.

Türkiye’de başka neresinde bu manzara görülebilir?
Biz yer ayırtarak bir masa bulabildik. Öbür masalarda oturanların tamamı yabancı idi.
Türkiye’nin başka neresindeki lokantalarda böyle bir manzara görülebilir, bilemiyorum.
Lokantanın açık mutfağında Kalkanlı Özay Kocadağ balıkları kızartıyor. Ramazan Kırbaş servisi yönetiyor. Sömeliye Mehmet Akif Duran şarap seçimine yardımcı oluyor.
Giriş yemekleri balık köfte, ahtapot güveç, kalamar dolma, ızgara sardalye, karidesli börek, keçi peynirli ızgara biber 9 TL. Ana yemek olarak paella (İspanyol usulü deniz mahsüllü pilav), karides püreli çipura balığı 25 TL. Claire Bilgütay müşterileri ile teker teker ilgileniyor.
Kalkanlı Tayfur Uşaklı ve Hakan Kalçın’ın sahip oldukları Kalamaki, iki katlı küçük bir binanın çatısında müşteri ağırlıyor. Müşteriler çatıya çıkarken ikinci katta açık mutfağın önünden geçerek hem mutfağı görüyor hem de şef Hasan Kızılkaya ile sohbet ediyor. Kalamaki’de de bizim dışımızdaki müşterilerin tamamı yabancı idi. Masamızla İzmirli Kubilay Beytaşı ilgilendi. Masanın örtüsü, tabak, bardak, çatal bıçak, servis doğru dürüst idi.

İlginç bir “gel-gel” yöntemi
Masadakilerin paylaşabileceği meze tabağı 17 TL. Giriş yemekleri 11-16 TL. arasında. Makarnalar 17 TL. Et yemekleri ve balıklar 35 TL. Türk yemeklerinden Hasan Paşa Köftesi, çökertme kebabı
30 TL. Sebzeli yemekler 15 TL.
Kalkan’da akşam lokantalardan çıkanlar sokaklarda dolaşarak çay kahve içiyor, dondurma yiyor. Koray Ulema’nın Doy-Doy lokantasının önündeki iskemlelerden birine oturduk. Çay içtik... O da nesi? Daha sonra isminin Doğan Güneş olduğunu öğrendiğimiz bir genç adam ile arkadaşı yoldan gelip geçen yabancılarla sohbet ediyor. İsteyenin koluna incecik mavi boncuk bağlıyor. “Bunu neden yapıyorsunuz? Faturasını nasıl karşılıyorsunuz?” diye sorduk. “Bu boncukların fiyatı 50 kuruştan az... Bunu kollarına bağladıklarımızın bazıları bizi hatırlar, kendileri gelir. Veya tanıdıklarını gönderir. Halı satarız, lokantada yemek yerler... O boncuklara verdiğimiz paranın daha fazlasını kazanırız” dediler. Esnafın bu “gel-gel” yapma şekline bayıldım.

Reklamlar & Kişisel Ürünler
Yazarlarda Ara
Bul
©Copyright 2010