GündemRSS
27.03.2011 - 20:11

Kalp masajı hayat kurtarıyor

Kalp krizi, kalp kasını besleyen damarlardan biri tıkanınca, kansız kalan hücrelerin ölmesi sonucu ortaya çıkar. Çoğu zaman ağrı, nefes darlığı veya halsizlikle kendini gösterir ama bazen hiç belirti vermez. Kalp krizinden şüphe edildiğinde ilk olarak hastaneye gitmek için ambulans çağırmalı, sonra da hastaya çiğnemesi için aspirin verilmelidirAğızdan ağıza verilecek soluk ve kalp masajı, kalp durmalarında uygulanan yeniden canlandırma işleminin parçalarıdır. Yeniden canlandırma için uğraşan biri, suni solunum yapamıyorsa kalp masajına devam edilmesi tavsiye ediliyor. Kalbi duran kişiye hemen ulaşıp yeniden canlandırma işlemine başlayabilirsek birçoğunun hayattan kopmasını önleyebiliriz

Sitene Ekle
Kalbimizi Dinleyelim  |  Prof. Dr. E. Murat Tuzcu murat.tuzcu@milliyet.com.tr Tüm Yazıları »

Sokaktaki vatandaşlarla yapılan bir televizyon röportajında, kalp krizi geçiren birini görürlerse ilk yapacaklarının ne olduğu soruldu. Çoğu kişi, “ağızdan ağıza solunum” veya “hayat öpücüğü” diyerek cevap verdi. Bu kısa röportajlar iki konuda bilgi eksikliği olduğunu ortaya koydu. Birincisi, “kalp krizi” sözcüğünün ne anlama geldiği konusundaki kafa karışıklığı; ikinci konu ise ağızdan ağıza solunumun ne zaman gerektiğiydi.
Kalp krizi, tıbbi adı “miyokard enfarktüsü” olan kalp hastalığının karşılığı olarak kullanılır. Kalp kasını besleyen damarlardan biri tıkanınca, kansız kalan hücrelerin ölmesi sonucu ortaya çıkar. Çoğu zaman ağrı, nefes darlığı veya halsizlikle kendini gösterir ama bazen hiç belirti vermez. Kalp krizi geçiren kişiye yapılacak ilk yardım, suni solunum veya kalp masajı değildir. Kalp krizinden şüphe edildiğinde ilk olarak hastaneye gitmek için ambulans çağırmalı, sonra da hastaya çiğnemesi için aspirin verilmelidir.
Ağızdan ağıza verilecek soluk ve kalp masajı ise kalp durmalarında uygulanan yeniden canlandırma işleminin parçalarıdır.

 

Hayatta kalma zinciri
Avrupa Resüsitasyon Konseyi, kalbi duran kişinin yaşamdan kopmamasını sağlayan eylemler dizisini hayatta kalma zinciri olarak adlandırıyor. Bu zincirin ilk halkasında kalp durması risklerinin belirlenip önlenmesi ve yardım istenmesi gelmektedir. İkinci halka, şok aleti bulunana kadar beyni canlı tutmak için yapılan kalp masajıdır. Gerektiği gibi, hiç ara vermeden yapıldığında yaşama şansını 2 veya 3 kat artırır. Üçüncü halka ise, olmazsa olmaz elektroşoktur. Tıbbi adı defiribrilasyon olan bu işlem ilk 3-5 dakika içinde yapılacak olursa kalbi duran insanların yarısı hatta üçte ikisinin hayatı kurtarılabilir. Zincirin son halkası hayata döndürülen kişinin iyileşmesi ve normal yaşantısına dönmesi için yapılacak tedavidir.

 

Temel yaşam desteği
Kalbi duran kişiyi yeniden canlandırmak için ilk çabalar yarım yüzyıl önce başladı. Amerikan Kalp Birliği, Avrupa Resüsitasyon Konseyi ve benzeri kuruluşlar sadece sağlık görevlilerine yol göstermenin yanı sıra yaygın kamu eğitimleriyle halkın da bu çabaya katılmasını teşvik ediyor. Ülkemizde de Türk Resüsitasyon Derneği, Türk Kardiyoloji Derneği, Acil Hekimlik Derneği ve Sağlık Bakanlığı başta olmak üzere birçok kuruluş aynı yönde çalışıyor. Ülkemizdeki eğitim çalışmaları daha çok sağlık görevlilerine yönelik. Ama daha çok insana, daha çabuk hayat kurtarıcı hizmet götürmek istiyorsak, halka temel yaşam desteği dediğimiz işlemleri öğretmeli ve uygulatmalıyız.

 

Kalp durması 
Kalp durması mutlaka kalbin hiç hareketsiz kalması anlamına gelmez. Aksine, kalbin hemen hiç kan pompalayamayacak kadar hızlı çarptığı durumlarda ortaya çıkar. Kalbin alt odalarından kaynaklanan, dakikada 180-200’den fazla attığı, daha doğrusu çırpındığı durumlardır bunlar. Ya da artık kalpte hiçbir ahengin kalmadığı, kalbin alt odalarının sadece titreştiği haller vardır. Kalp mekanik olarak tamamıyla durmamış olsa da fonksiyon bakımından durmuştur. Çünkü, vücuda ya çok az kan atılıyordur ya da hiç atılmıyordur. Kan basıncı hızla düşer, beyin kansız kaldığı için bilinci kaybolan hasta yere yığılır. Beyin hücreleri hızla ölmeye başlar. Her geçen dakika tahribatı artırdığı için bir an önce durumu düzeltmek gerekir. Bunun için kalbe şok vermekten başka çare yoktur. Ama şok aletini bulana kadar çok zaman kaybedilebilir. Geçen her dakikayla hayatta kalma şansının azalıp kaybolmaması için yaşam desteği uygulanmalıdır. Böylece beyin hücreleri hayatta kalacak kadar oksijen alacağından, şok aleti bulunduğunda iş işten geçmemiş olacaktır.
Türkiye’de her gün yüzlerce kişi ani ölümle hayatını kaybediyor. Kalbi durup yere yığılan kişiye hemen ulaşıp yeniden canlandırma işlemine başlayabilirsek birçoğunun hayattan kopmasını önleyebiliriz.

 


Masaja başlamak için hastanın yanında diz çökün ve bir elinizi göğüs kemiğinin (iman tahtası) alt yarısının üstüne, diğer elinizi de onun üstüne koyun. Kollarınızı bükmeden dakikada 100 kere, göğsü 5 santimetre kadar çöktürecek bir güçle kalp masajı yapmaya başlayın. Her masaj arasında ellerinizi deriden ayırmadan göğsün gevşemesine izin verin.

En önemlisi dolaşımın sağlanması
2010 yılında yeniden canlandırma ve temel yaşam desteği protokollerini gözden geçiren uzmanlar aralıksız olarak devam ettirilen kalp masajının öneminin altını çizdiler.
Eğer yeniden canlandırma için uğraşan bir vatandaş, suni solunum yapamıyor veya yapmak istemiyorsa tek başına da olsa mutlaka kalp masajına devam edilmesi tavsiye ediliyor.
Ancak böylece dolaşımı bir ölçüde de olsa sağlanmış olan hastaya şok verildiğinde yeniden canlanması beklenebilir.
Her şey normal kalp atımını geri getirmek için
Etkin ve kesintisiz olarak yapılan kalp masajı ve suni solunumun amacı, kalbin hızlı ve düzensiz ritmi normale döndürülünceye kadar zaman kazanmaktır.
Bu nedenle ya eğitilmiş acil sağlık görevlilerinin kullanacağı ya da giderek yaygınlaşan kolay kullanılır şok aletlerinden birinin bir önce getirilmesi şarttır.
Bu sonuca ulaşmak için aşılması gereken birçok engel var. Elektroşok uygulanana kadar geçen her dakikanın hayatta kalma şansını yüzde 10 azalttığı göz önüne alındığında bu engelleri aşmanın ne denli önemli olduğu anlaşılır.
Bunları da gelecek hafta konuşacağız.

 

Cansız yatan kişinin de, sizin de güvenli bir ortamda olduğunuzdan emin olmalısınız. Örneğin, karayolunun ortasında kendinden geçen birine yardım edeyim derken siz de canınızdan olabilirsiniz.  

Kişinin bilinçsiz olduğunu saptamanız gerekir. Hareketsiz yatan insanı hafifçe sarsarak bilincinin açık olup olmadığını kontrol etmenizde yarar var. Yoksa bayılmış olsa da kalbi çalışan birine masaj yapmaya başlayabilirsiniz.

Hayat kurtarma çabalarınızın başarıyla sonuçlanması için yardıma ihtiyacınız var. Yüksek sesle çevrenizden yardım isteyin.

Dikkatinizi hastaya çevirip ağzında soluk almasını engelleyici bir şey olup olmadığını kontrol edin. Sonra rahat hava girişini sağlamak için alnında tutup başını nazikçe geri itin, çenesini kaldırın. 

Normal soluk alıp almadığını anlamak için göğsü inip kalkıyor mu diye bakın, nefesini dinleyin, hatta eğilip nefesini yanağında hissetmeye çalışın.

Normal soluk almıyorsa 112’yi arayıp haber vermelerini söyleyin. Şok vermek için gerekli olan otomatik defibrillator denilen cihazlardan varsa getirilmesini isteyin. Kimse yoksa cep telefonunuzla 112’yi arayın.

Dakikada 100 kere, göğsü 5 santimetre kadar çöktürecek bir güçle kalp masajı yapmaya başlayın. Her seferinde göğüsteki baskıyı tümüyle kaldırıp yeniden başlayın, ellerinizin göğüsle temasını kesmeyin.

30 kez masaj yaptıktan sonra ağzın içine göğsü görünür biçimde şişirecek şekilde 2 soluk verin. Yaşam belirtileri yoksa hiç beklemeden kalp masajına devam edin.

Yazarlarda Ara
Bul
Homeros'un M.Ö yazmış olduğu İlyada adlı yapıtında bahsedilen spor hangisidir?
      ©Copyright 2011 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.