4 Şubat Dünya Kanser Günüydü. Bu amansız hastalık geçen hafta toplumun gündemindeydi. Dünyanın en önemli problemi kanser fakat obezite de aynı ölçüde insanlığı tehdit ediyor.  En önemlisi bazı kanser  türlerini tetikliyor.  Rakamlar ürkütücü boyutta. Dünya sağlık örgütü  (WHO) verilerine göre 1.7 milyar insan fazla kilolu, obez yada morbid obez. 200 milyon erkek ve 300 milyon bayan obezite hastalığından muzdarip. Tüm dünyada yıllık 300 milyar dolar zayıflama ürünlerine,bitkisel ilaçlara, egzersiz programlarına harcanıyor. Buna rağmen obezite sıklığı paradoksal bir biçimde artmaya devam ediyor. WHO verilerine göre 2012 yılında 14.1 milyon yeni kanser vakası saptanmış, 8.2 milyon kişi kansere bağlı olarak hayatını kaybetmiş ve 32.6 milyon birey de kanserle yaşıyor.
 
Obezite kansere yol açar mı?
Obezitenin kansere yol açtığı bilimsel verilerle ile kanıtlanmış. Aşırı şişmanlık, başta gastrointestinal (mide-barsak sistemi) kanserler olmak üzere, jinekolojik ve meme kanserlerine neden olan kronik inflamatuar bir hastalıktır.  Yağ dokusu çok önemli bir endokrin (hormon salgılayan) organdır. Yağ dokusundan çok sayıda  serbest yağ asitleri, kemokin, adipositokin gibi metabolik ve inflamatuar mediatörler  salgılanır. Ayrıca yağ dokusu kaynaklı leptin, adiponektin, insülin benzeri büyüme faktörü ve ghrelin gibi kanser gelişimine neden olan polipeptidler de salgılanmaktadır.
 
Tedaviyi olumsuz yönde etkiliyor
İngiltere’de Dünya Kanser Araştırma Fonu (World Cancer Research Fund) obezite ile  ilişkili dokuz kanser türü olduğunu ve obezitenin bu kanserlerin oluşmasında yüzde 4-38 oranında etkisinin olduğunu belirtiyor. Nedir bu kanser türleri? Yemek borusu, kalın barsak ve rektum , safra kesesi, pankreas, meme, endometrium (rahim) yumurtalık, prostat ve böbrek kanserleri.
 
Obezite hem kansere neden olmakta, hem de kanser tedavisini olumsuz yönde etkilemektedir. Örneğin  obezite ve fazla kilolu olmanın meme kanseri için kötü bir prognostik faktör olduğu gösterilmiştir. Obez olan meme kanseri hastalarının kemoterapi ya da  radyoterapiye verdiği yanıt daha kötüdür.
 
Hem  obez hem kanser  olmak!
Obezite bu kadar ciddi bir problem iken ve kanser kadar tehlikeli iken, toplumuzdaki obezitenin hastalık olamadığı algısı maalesef tedaviyi geciktirmektedir. Böylece obez bireylerin hem kansere yakalanma riski artmakta hem de kanser tedavisindeki başarı oranı azalmakta. Bir kişiye kanser tanısı koysanız hemen tedavi olmak için  doktor ve hastane araştırmaya başlar. Aynı kişiye sen morbid obezsin (hastalıklı şişmanlık) tedavi olma lazım dediğinizde ama benim şikayetim yok demekte maalesef.
 
 Ne yazık ki; toplumda bazı meslektaşlarımız dahi bu bilimsel verilerden bihaber  olup obezite cerrahisini her fırsatta kötüledikleri için; obezitenin hastalık olduğu algısını toplum tarafından kabul edilmemekte,. Obezite ve tedavisi konusunda herhangi bir uzmanlığı, deneyimi ve bilgi birikimi olmayan; sadece ve sadece reklam peşinde koşarak kendi yazdığı  zayıflama ve bitkisel tedaviler ile ilgili kitaplarının satışını arttırma peşinde olanlar; toplumun sağlığı ile ciddi derecede oynuyorlar.  Bilimden sapmamak lazım. Bilim en doğru yolu gösterir insanlara. Bilimden uzaklaşan toplum umut tacirlerinin eline terk edilmiş olur. Bu konuda herkesin duyarlı olması lazım.
 
Doç. Dr.  Aziz Sümer
 
Genel ve Obezite Cerrahisi Uzmanı
 
Yüzüncü Yıl Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi
 
Antalya OFM Hastanesi Cerrahi Direktörü
 
http://www.azizsumer.com/
 
email:drazizsumer@gmail.com
 
İletişim: 0 536 649 78 02