Geçtiğimiz hafta ve bu hafta vizyona giren filmler Oscar'a yaklaşırken adeta birbiriyle yarışıyor.

İster Türk filmleri olsun ister yabancı bu ara sinema salonları izleyicilerini tatmin edecek nitelikte filmlere ev sahipliği yapıyor.

Öyle ki izlemek istediğim çok film var, yoğun iş temposundan kaçırdığım da bir o kadar.

Pi'nin Yaşamı düne kadar kaçırdıklarımdandı. Ya da öyle düşünüyordum.

İzlemek istediğim Tarantino filmi Zincirsiz (Django Unchained) ya da geçtiğimiz Cuma günü vizyona giren ünlü aktör Daniel Day-Lewis'in canlandırdığı Lincoln filmi tercihimdi.

Fakat Pi'nin Yaşamı'nın hala vizyonda olduğunu görünce fikrimi değiştirip tercihimi ondan yana kullandım.

Diğerleri elbette izlenecek. 

Gelelim kısacık da olsa Pi'nin Yaşamı'na....

Eminim çoğu kişi çoktan izlemiş ve bir Ang Lee filmi keyfine varmıştır. O yüzden çok detaya girip sizi sıkmayacağım.

Ama bir kaç ayrıntıyı da söylemeden geçemeyeceğim.

Tam bir görsel şov diyebileceğim filmde; ismiyle başı hep derde girmiş Hintli birinin hikayesini keyifle izliyorsunuz. 

Hikayeyi bizzat kendisi anlatıyor bize... (Daha doğrusu yıllar sonra evine gelen bir yazara anlatıyor).

Yaşam ile inanç arasındaki ilişkiyi, umut ve hayalkırıklığı hislerinin dengesini, başından geçen bir gemi kazasında ailesini kaybedip bir Bengal kaplanıyla (yani Richard Parker'la) kayığını paylaşmak zorunda kalınca onu terbiye edip birlikte uyuyabilecek hale gelişini anlatırken, günlük hayatla, ilişkilerle ve kafamızdaki sorularla bir bağ kuruyor ve sizi tam kalbinizden vuruyor.

11 dalda Oscar adayı olan edebiyat uyarlaması bu filmi hala izlemeyenler varsa, gösterimden tamamen kalkmadan mutlaka izlemelerini tavsiye ederim.

!f Yaklaşyor...

Bu kadar sinemadan ve film dolu bir haftadan bahsetmişken yılın en önemli film etkinliklerinden birisi olan 12. Uluslararası Bağımsız Filmler Festivali'nden bahsetmemek olmaz.

14-24 Şubat tarihlerinde gerçekleşecek film festivalinde dünyanın farklı ülkelerinden gelen filmlerin ve yönetmen konuklarının yanı sıra Türkiye'den Kısalar bölümüyle yüzlerce genç yönetmeni yine bir araya getiriyor.

Sohbetler, tartışmalar, atölyeler ve partilerin yanı sıra 16-17 Şubat'ta Yaşayan Kütüphane'ye de yer veriyor.

Yaşayan Kütüphane'de kitaplar gerçek insanlar. Okuyucularıyla kişisel bir diyalog kurarak onların bilgilenmelerini sağlıyorlar.Farklı bir deneyim anlayacağınız.

Sıradışı filmlere, iddialı yapımlara ve keşfetmeye hazır olun.

Etkinlikler ve program için ayrıntılı bilgiye festivalin kendi sitesinden ulaşabilirsiniz.

http://www.ifistanbul.com/tr/index.asp

Herkese film dolu günler diliyorum...

 

 

www.twitter.com/hulyoalkan