Kardeş kıskançlığı  adeta  doğa  kanunudur, yani neredeyse olmazsa olmaz. Eğer çocuklar arasında çok az yaş farkı varsa çocukların yaşları ne kadar küçükse problemler de o kadar çok olur. Ancak eğer  anne-babalar  bazı hususlara  dikkat  ederlerse sorun  çok  daha kolay  ve  hasarsız  bir  şekilde  çözülecektir.

Kardeş Kıskançlığı Önlenebilir  mi?

Kardeş kıskançlığını önlemek ya da en aza indirebilmek için buyrun size 10 altın  kural…

1. Kardeşi Olacağını Önceden Bilsin

Çocuklar  beklemedikleri  tatsız  sürprizlerden  hoşlanmazlar, açık olun. Eğer çocuğun kardeşi olacaksa, bebek daha doğmadan önce çocuğa anlayabileceği bir dille bir kardeşinin olacağı anlatılmalıdır. Kardeşi  doğsa da, bunun onun sevilmeyeceği anlamına gelmediğini, onu hep çok seveceğinizi anlatmalısınız.

2. Ortak Paylaşımlar Bulun

Yeni bebek doğmadan önce, çocuğa keyif alabileceği bazı  görevler  verin: “Kardeşin doğduktan sonra  sen onu oyuncaklarınla oynatmaya ne dersin”, “Altını temizlerken malzemeleri  taşıyarak,  sen de bana yardım etmek ister misin?, “küçük bebişi beraber yıkamak  da  çok eğlenceli olabilir” vs. Bu tür yaklaşımlar sayesinde büyük  çocuğun  güvenini kazanabilirsiniz. Böylece  kardeşi  doğduktan  sonra  dışlanmayacağını ve birçok şeyi paylaşabileceğini fark eder  ve  rahatlar.

3. Özel Eşyalarını Kardeşine Vermeyin

Anne-babalar,  büyük çocuğun eşyalarını  onlara belli ederek, yeni kardeşe vermemelidir. Bu  durum artık  değerli  olmadığı ve 2. plana atıldığı hissini uyandırabilir.

4. Onu Hızla Büyütmeyin

Büyük  çocuğunuza “sen artık abla olacaksın” ya da “sen artık abi oldun” tarzı hatırlatmalar yapmayın. Sonuçta, abi ya da abla da  olsa söz konusu olan hala 3-4 yaşlarında, gelişim aşamalarını tamamlamaya çabalayan, hala yaşama uyum gösterebilmeye çalışan küçük bir çocuk. Çocuklarınızı ne  olur çarçabuk büyütmeyin, bırakın layıkıyla çocukluklarını yaşasınlar.

5. Olumsuz Şakalara İzin Vermeyin

Türk  toplumunda  ne  yazık ki “ Eee artık  kardeşin  oluyor,  anne-baban seni  eskisi  gibi  sevmeyecek” ya da “Senin pabucun  dama  atıldı” gibi  şakalar  eş-dost  ve  aile  büyükleri  tarafından  sıkça  yapılır.  Bu  gibi  şakalar çocuğun  gönlünde  derin  yaralar  açar, zaten  var  olan  endişelerinin  daha  da  büyümesine  sebep  olur.  Çocuklar şaka  ile  gerçeği  pek  ayırt edemezler.

6. Kendi Kıskançlıklarınızı Göstermeyin

Ebeveyn  olarak kendi kıskançlıklarınızı çocuklarınıza fark ettirmeyin. Çünkü çocuklar sizi örnek  alırlar ve taklit ederler. Kocası tarafından fazlaca kıskanılan bir kadının erkek çocuğu da, ileride  annesinin kıyafetlerine,  saç  şekline,  boyasına,  makyajına  karışmaya başlarsa  hiç  şaşırmayın.

7. Hayatındaki Büyük Değişiklikleri Çok Önceden Yapın

Eğer  büyük  çocuğunuzla  aynı  odada  yatıyorsanız , odasını  bebek  doğunca ayırmayın, okula  bebek  doğunca  başlatmayın, çocuğun  hayatında bu tür büyük değişiklikler, bir  bebeğin  doğacağı haberi  verilmeden çok önce  yapılmalıdır.

8. Sevginizin Bitmeyeceğini Kanıtlayın

Kardeş kıskançlığı çok  olağan  ve  beklenen bir  durumdur. Çocuğunuza sevginizin bitmeyeceğini  gösterin. Sakin  ve sabırlı  olun  Kardeşimi sevmiyorum diyorsa azarlamayın, ona hak verin, hatta “bazı  zamanlar beni de yoruyor  ve  üzüyor” diyerek çocuğunuzu şaşırtıp rahatlatabilirsiniz.

Sözlerinizi davranışlarla destekleyin. Yeni  bebek yokken büyük çocuğunuzu kucağınıza alın, onu  sevin, onunla oyunlar oynayın. Bebeğe aşırı sevgi gösterilerini büyük  çocuğun  gözü  önünde  yapmayın. bulunmamalıdırlar.

9. Kavgalarında Araya Girmeyin

Çocuklar büyüdüklerinde, kavga ediyorlarsa araya girmeyin, sorunlarını kendi aralarında çözümlemeleri gerektiğini anlatın. Hele de Asla bir çocuklardan birini koruyup, diğerini asla suçlamayın.

10. Çocuklarınızı Mukayese Etmeyin

Anne-babalar, çocukların yanında, bir diğerini övmemeli, mukayese etmemelidir. Büyük çocuk yeni kardeşini kıskanabileceği gibi,  yeni kardeşin de ağabeyini veya ablasını kıskanabileceğini  aklınızdan çıkarmayın.”Bak  abin  nasıl  odasını  topluyor” ya da “abin  yemeğini çabucak bitirdi” gibi  söylemeler  kıskançlığı  daha  da  körükleyecektir.  Bunun yerine olumlu tavırları ön plana çıkarın,Mesela “Tebrik  ederim, bak artık yemeğini kendi başına dökmeden yiyebiliyorsun” gibi.

      Kaynak:  http://www.doktoramcam.com/kardes-kiskancligi-onlenebilir-mi/

Bu  bölüm de  ilginizi çekebilir:

           Çocuk Eğitimi