Trafik kaosuna yönetici çözümleri

İstanbul trafiğinde geçen zamanı kaybetmemek için çeşitli çözüm yolları bulan yöneticiler, arabalarında gazete ve dergi okuyor, telefon görüşmelerini yapıyor ve maillerine yanıt veriyor

Trafik kaosuna yönetici çözümleri

İstanbul’un trafik çilesi çekilir dert değildir. Yaz dönemi, okulların kapanması ve hatta tatilcilerin şehir dışına çıkmış olması bile engel olamaz bu kaosa. Yazın da yol yapım çalışmaları geçit vermez. Zira İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ın geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamadan da şu sonuç çıkmıştı: Viyadükler, FSM Köprüsü’ndeki güçlendirme çalışmaları ile metrobüs hattı yapımı nedeniyle trafikte zor saatler bitmek bilmeyecekti; ki zaten bu tabloya da alışıktı İstanbullu, çok şaşırmadı.

Peki, iş dünyası bu sorunla nasıl mücadele ediyor? Milliyet İK’nın sorularını yanıtlayan işadamları ve işkadınlarının verdiği cevaplardan anlaşılıyor ki, çözüm için en geçerli iki yoldan biri, iş ile evi yakın -hatta mümkünse yürüme mesafesinde- tutmak ve diğeri otomobili ‘mobil ofis’ haline getirmek. Bülent Eczacıbaşı, Cem Boyner, Bülent Bulgurlu gibi İstanbul Boğazı’ndan yararlananların, motosiklet gibi ulaşım araçlarını seçenlerin sayısı da az değil.

Çok sayıda şiir yazdı

Reis Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Reis: “Evim Florya’da, sabahları çok erken kalkar ve işe gitmeden önce bir saat Florya parkında yürürüm. Saat 07.00 gibi eve döner ve kahvaltımı yaparım. Şirket Bağcılar’da olduğu için her zaman trafik sorunu yaşamıyorum ama yine de bazen yol çok uzun sürebiliyor. Arabada geçen zamanı değerlendiririm. Yolda çalışmam ama mutlaka kafamı da boşaltmak için kâğıda bir şeyler karalarım; bu o an aklıma gelen bir söz de olabiliyor, bir şiir de. Trafikte yazdığım şiirlerin sayısı çok fazla.”

 Arabası da ofis oldu

Medicana Sağlık Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Bozkurt: “Bahçeşehir’de oturuyorum. Evden genelde erken saatlerde -07.30 gibi- çıkmaya çalışıyorum. Bahçeşehir’den özellikle Çamlıca’daki hastaneye gitmek bazen 2 saatime mal oluyor. Eskiden arabada yapacak pek bir şey bulamazdım ve bu nedenle trafikte kaybettiğim zaman için öfkelenirdim ama şimdi arabada da çok rahat çalışabiliyorum. Küçük bir ofis kurdum arabaya. Oradan internete bağlanıp tüm hastanelerle irtibata geçebiliyorum. Yazışmalarımı ve telefon görüşmelerimi yapabiliyorum.” 

Hayata trafik ayarı

Acıbadem Sağlık ve Hayat Sigorta AŞ Genel Müdürü Dr. Ömer Karahan: “Sıkışık trafikli yerlere, eşim uyduğu sürece, motorla giderim. Tüm randevularımı ve sosyal hayatımı trafiğe göre ayarlarım. İş saatlerinde şoförle gidiyorsam mutlaka laptopum açıktır. Arabanın arkası ufak bir ofis gibidir. Hatta ön sağ koltuğun kafa dayama yastığını çıkartıp yerine marangoza laptop masası yaptırdık. Telefonların yanında laptopun ve Ipod’un da şarjı var. Uzun süre ve karanlıkta gidiyorsak laptopa bir film koyar, kulaklıkla izlerim. Daha da yorgunsam laptopun hafızasındaki müzikleri dinlerim.”

‘Ölesiye korkutuyor’

Dexter Türkiye/Kazaz Dış Ticaret Genel Müdürü ve 2006-2007 Türkiye Ralli Şampiyonu Ercan Kazaz: “Merkez ofisimiz Şişli’de, evim ise Akatlar’da; seçerken birçok başka unsurun yanında hem benim hem de eşimin işine kolayca gidebilmesini de göz önünde bulundurmuştuk. Gün içinde trafikte kaldığım süre zarfında ise kulaklıkla telefon görüşmelerimi yapıyorum. Trafiğin durduğu anlarda ise Blackberry’im sayesinde tüm mail trafiğimi yönlendiriyor ve işlerimi halletmeye çalışıyorum.  İstanbul trafiği her geçen gün çekilmez bir hal alıyor. Açıkçası şu an içinde yaşadığımız site güzel ama çocuklarımız büyümeye başladığından, yakın bir süre zarfında, bahçeli bir siteye geçmek gibi bir planımız var. Fakat bu trafik işi bizi ölesiye korkutuyor.”

Motosikleti seçti

AvivaSA Genel Müdürü Meral Egemen: “İşyerim, evi seçtikten sonra değişti. Şu anda Kemerburgaz’da oturuyorum, işim ise Ümraniye’de. Ayrıca Sabancı Holding’e çok sık gidip geliyorum. Günde ortalama 3 ya da 4 saatim trafikte geçiyor. Arabada gazete, dergi, kitap okuyor, telefon görüşmelerimi yapıyor, tüm maillerimi cevaplıyorum. Dizüstü bilgisayardan sunumlara bakıp gideceğim toplantılara hazırlıklarımı arabada yapıyorum ya da birlikte gideceğim arkadaşlarımı da alıp arabada toplantı yapıyorum. Bunlar dışındaki yeni çözümüm ise motosiklet ehliyeti almak oldu. Belki de zaman içinde motosikletle işe gidip geleceğim.”

Şirkette referandum

Numarine Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Malaz: “Anadolu Hisarı’nda oturuyor, Gebze de çalışıyorum. Sabah trafiğine takılmamak için saat 06.30’da evden çıkıyorum ve en geç 07.00’de işte oluyorum. Akşam ise 17.00-17.15 arası çıkıyorum ve en geç 18.00’de evde oluyorum. Bunun için tüm şirketin çalışma saatini 4 sene önce 07.00-17.00 yaptık. Bu sene biraz itiraz geldi ve bizde şirkette bir referandum yaptık; yüzde 80 tekrar 07.00-17.00’yi tercih etti. Mavi yaka, beyaz yaka kimse trafik istemiyor. Genel olarak fabrikada zaman geçirdiğim için trafikte her zaman takılmıyorum, fakat zaman zaman şehre indiğimde trafik çıldırtıcı oluyor. Yaz aylarında boğazda tuttuğumuz tekne sayesinde trafik sorununun üstesinden geliyorum, ama kışın hakikaten zor.”

‘5 yıllık rüyam’

Brightwell Holdings BV Yönetim Kurulu Başkanı Alphan Manas: “Evimle işim arası takriben 10 dakikanın altında sürüyor. Son 18 yıldır tüm oturduğum evleri işime yakın tercih ettim. Hatta 10 yıl boyunca ev ile işyeri arasında bir şarkıyı tam dinleyemeden seyahat ettim. Ancak günde ortalama 1.5 saat trafikte olabiliyorum. Trafiği düşünerek bazı çözüm önerileri de geliştirdim. 21 Mayıs’ta İDO’yla gerçekleştirdiğimiz basın toplantısıyla, 5 yıllık rüyam Deniz Taksi’yi İstanbul halkına kazandırmanın gururunu yaşadım.”

Tercihini etkiledi

Akfen Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Akın: “Evim ile işyerlerimin arası oldukça yakın, dolayısıyla bir trafik sorunu yaşamıyorum. Trafik sorununu dikkate alarak bir tercih yaptık aslında... Trafikte çok fazla zaman kaybetmiyorum. İstanbul trafiğinin, şehrin hızlı büyümesinden ve altyapının bu büyümeyle orantılı olarak yapılandırılmamasından kaynaklandığını düşünüyorum.”

Sesini kaydediyordu

Koç Bilgi Grubu Genel Müdürü Mehmet Nalbantoğlu: “İstanbul’da hangi saatte, hangi yolun açık olabileceğini biliyorum. Vakit buldukça da, bir gün işime yarayabilir düşüncesiyle, daha önce hiç denemediğim yollardan gitmeyi tercih ediyorum. Trafikte harcanan süreye çok üzülüyorum. Bir dönem de şöyle bir yol bulmuştum: Bir ses kaydedici almıştım ve araba kullanırken aklıma gelen ilginç fikirleri, yapacağım aktivelere yönelik düşüncelerimi kaydediyor, böylece o zamanı değerlendiriyordum.”

Gazete, dergi okuyor

Türk Tuborg Carlsberg CEO’su Damla Birol: “Evim Kemerburgaz’da, ofisim ise Maslak’ta olduğundan sabah trafikte pek sorun yaşamıyorum. Trafik için çözümü ev ve işyeri mesafesini doğru planlamakta bulduğumu söyleyebilirim. Bunun mümkün olmadığı durumlarda ise saatleri doğru ayarlamak, olabildiğince erken yola çıkmak gibi çözümler uygulanabilir. Sabah işe giderken trafik sorunu yaşamasam da, iş ve özel hayatım gereği gün içinde trafikte oldukça fazla kalıyorum. Trafikte geçirdiğim bu süreleri genellikle müzik dinleyerek, gazete ve dergileri okuyarak, kendim kullanmıyorsam bazı telefon görüşmelerimi yaparak ve tabi e-mail’lerimi okuyarak değerlendiriyorum.”

Sisteme bağlanıyor

Fujitsu Siemens Computers Genel Müdürü Cem Soysal: “Evim ile işim arasındaki tek yön mesafe 55 km ve 1.5 saat sürüyor. Evimi seçerken trafiği dikkate almadım; kendimi bildim bileli Kadıköy’de oturuyorum. Sabah trafiğine takılmamak için farklı bir çözümüm maalesef yok. Ne kadar erken yola çıksak da sabahları 2. köprü trafiğine yakalanıyoruz. Akşamları dönüş trafiği daha da zorlu olduğundan ofisten geç çıkmayı tercih ediyorum. Günde ortalama 3 saatimi trafikte geçiriyorum. Trafikte kaldığım zamanlarda GPRS network’ü üzerinden ana sistemlerimize bağlanıp işlerimi yapıyor, mesajlaşmalarımı tamamlıyorum. Ayrıca sektörel dergileri okuyarak vakit geçiriyorum. El bilgisayarım üzerinden telefon görüşmelerimi yapıyorum. Yani araba benim için tam bir ‘mobil ofis’ durumunda.”

Yöneticilerden öneriler

İstanbul’da trafik sorunu nasıl çözülür?

  • Şehir trafiği ancak entegre bir metro sistemiyle çözülebilir. (Ömer Malaz)
  • Kamera sistemi EDS mutlaka yaygınlaşmalı, kimsenin gözünün yaşına bakmadan ceza yağdırılmalı. Motosiklet özendirilmeli, yasaları düzenlenmeli. Deniz ulaşımı yaygınlaşmalı. Dijital dönemin nimetlerinden yeteri kadar yararlanıldığında devletin en önemli gelirlerinden biri, TMV (trafik magandası vergisi) olur. Buraya harcanacak altyapı maliyeti kendisini çok süratle amorti edecektir.(Ömer Karahan)
  • Trafiği olumsuz yönde etkileyen park yerleri kaldırılmalı. Çok katlı otoparkların sayısı artırılmalı. (Hamdi Akın)
  • Ana caddelere gelişi güzel park edenlere öncelikle alternatif parklar daha sonra gerçekten caydırıcı park cezaları (600 YTL ve üstü) gerekiyor. (Ercan Kazaz)
  • Dünyadaki gelişmiş metropollere bakmak çözümü bize gösterecektir: Yeraltından ve deniz üzerinden sağlanacak toplu taşıma alternatifleriyle araba denilen bireysel araca ihtiyacı minimize etmek. (Cem Soysal)
  • İstanbul’da iki yaka arasında sadece dağıtım amaçlı nakliye geçişine dönüp bakın. Eğer 100 araç geçiyorsa bu -iyi bir lojistik planlama yapılması halinde- 20, 30 araca indirilebilir. (Mehmet Nalbantoğlu)
8 Aralık 2019 Magazin Bülteni8 Aralık 2019 Magazin Bülteni

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber