Karl Lagerfeld: Dünyada iz bırakmak böyle bir şey

Üç markaya aynı anda koleksiyon hazırlayabilen Karl Lagerfeld, eşsiz yeteneği sayesinde moda dünyasındaki en saygın tasarımcılardan biri oldu. Aynı zamanda, çalışmaları önemli dergilerde ve reklam kampanyalarında yer alan bir fotoğrafçı ve yönetmendi de. 2005 yılında ise zayıflama kitabı 'The Karl Lagerfeld Diet' sayesinde, ülkesinde en çok satan yazar olmuştu.
 

Karl Lagerfeld: Dünyada iz bırakmak böyle bir şey

İş adamı Otto Lagerfeld ve Elisabeth Bahlmann'ın oğlu olarak Almanya'da doğan Karl Lagerfeld, çizim ve tarih odaklı eğitim veren Lycée Montaigne'den mezun oldu.

Sektöre 1955 yılında Pierre Balmain'ın yanında asistan olarak başladı. 3 yıl sonra, Maison Jean Patou'da çalışmaya devam etti, ardından Tiziano, Chloé ve 1965'te Fendi markaları geldi. Hatta Fendi'de, ölümüne kadar, yani 50 yıldan fazla kaldı.

Ancak en çok bilinen ve takdir edilen başarısı, 1983'te Chanel'deki hükümdarlığı devralmasıdır.
 

Birçok insan "Sakın bu işi kabul etme" demesine rağmen Karl Lagerfield, Chanel markasını devralmayı kabul etti ve New York Times’a şunları söyledi: "Herkes bana 'Chanel öldü, sakın bu işe bulaşma, asla diriltemezsin' dedi. Bu sözlerden sonra bu işe girmeye karar verdim." 
 

Ölü bir markayı canlandırmayı başardı

Ölü bir markayı canlandırmayı başardı

Lagerfeld başına geçmeden yıllar önce önemini yitiren Chanel markası, hakikaten de ölüydü. Tasarımcının söylediği gibi, “Artık kimse Chanel ile ilgilenmiyordu. Dünyadaki en demode markaydı." Ancak Lagerfeld klasik tasarımlara taze, modern bir his vererek, tuhaf podyum şovları yaratarak, en karizmatik süpermodellerle çalışarak ve podyuma güncel meseleleri taşıyarak (mesela 1991 yılındaki hip hop şovu düzenlemek, 2014 yılında feminist protestocuları podyuma çıkarmak gibi) ölü bir markayı canlandırmayı başardı. 
 

Chanel’e geldikten bir yıl sonra, yani 1984’te kendi adını taşıyan markası Karl Lagerfeld’i kurdu ve 2004’te H&M için bir koleksiyon tasarlayıp kişisel olarak ön plana çıkmaya tercih etti.

Böylece modadan kazandığı parayı yine modaya yatırarak perakende alanına yerleşen ilk tasarımcılardan biri oldu.

H&M için tasarladığı ürünler sınırlı sayıda üretildiği için hayalkırıklığı yaşasa da, bu hikaye de aslında bir başarı hikayesiydi. Lagerfeld sayesinde başlayan yüksek marka/orta sınıf marka işbirlikleri hala devam ediyor.
 

Moda tasarımına ek olarak, Lagerfeld, çalıştığı markaların tüm reklam kampanyalarında da yer alan bir fotoğrafçı ve video yönetmeniydi.

Claudia Schiffer, Kristen Stewart, Keira Knightley gibi sektördeki bütün üst düzey model ve oyuncularıyla çalıştı. Ünlülerin çocuklarını podyuma çıkaran ilk tasarımcı da kendisiydi. Johnny Depp ve Vanessa Paradis’in kızı Lily Rose Depp, Sylvester Stallone’ın kızı Sistine, Lionel Richie’nin kızı Sofia Richie ve son olarak da, Cindy Crawford’ın kızı Kaia Gerber, ikonik Chanel podyumlarına onun sayesinde çıktı.
 

"Geçmiş kimin umurunda ki?”

"Geçmiş kimin umurunda ki?”

Karl Lagerfeld'ın dünyanın önde gelen tasarım evlerinden ikisindeki görev süresi muazzamdır. Özellikle de tasarımcıların önemli markaların başına geçip sadece birkaç yıl kalabildiği moda sektöründe...

Ancak Chanel'i asla bir 'miras' olarak algılamıyordu. 2017 tarihli röportajında 'miras' terimiyle ilgili şunları söylemişti: “Ne korkunç bir kelime. Cenazeye benziyor.”

Başarısının sırrı sorulduğunda ise, "Günümüzün en büyük hastalıklarından biri, geçmişe bakmaktır. Hayır, unut gitsin. Moda şimdi ve yarındır! Geçmiş kimin umurunda ki?” diye yanıt vermişti.
 

"Kendimi geliştirmek zorundayım"

<strong>&quot;Kendimi geliştirmek zorundayım&quot;</strong>

Karl Lagerfeld dehasının en belirgin özelliği, kendi çalışmalarından bile asla memnun kalmamasıydı. “Tatmin olmuyorum” demişti bir röportajında: “Her zaman daha iyisini yapabileceğimi düşünüyorum. Yaptıklarından memnun olmak çok kötü bir şeydir. Güç zehirlenmesi yaşamadım çünkü kendimi görebiliyorum. Kendimi geliştirmek zorunda olduğumu düşünüyorum. Kulağa saçma geliyor, ama doğru… Biliyorsun, şov dünyasında 'son gösterin ne kadar iyiyse o kadar iyisindir' derler. Hayır, ben buna inanmıyorum. Son değil, bir sonraki gösterim kadar iyi olmalıyım.”
 

Karl Lagerfeld'ın bu sözlerinden sonra asla emekli olmayı düşünmediğini tahmin edersiniz. Evet, çalışmayı hiç bırakmayacağını söylemişti. Hatta 'çalışarak öleceğini' söyleyerek, Coco Chanel'in nasıl bir sonraki koleksiyonunu yetiştirmeye çalışırken öldüğünü anlatmıştı.

Lagerfeld, Ocak 2018'de tasarladığı son Paris Haute Couture şovunun sonunda podyuma çıktığında, yorgunluğu dikkat çekiciydi. O sırada Chanel de bir açıklama yaparak tasarımcının 'yorgun hissettiğini' söylemişti.

Karl Lagerfeld tıpkı devraldığı markanın kurucusu olan Coco Chanel gibi sonuna kadar tasarladı, sonuna kadar çalıştı...

Dünyanın dört bir yanında moda tutkunlarını üzüntüye boğan bu kayıp, bakalım Chanel'in geleceğini nasıl etkileyecek?

Bu makaleye ifade bırak