Son dönemlerin popüler konularından birisi “Karmik yasa” ve “Karmik Borçlar”
Ne demek Karmik yasa?
En kısa tabirle “Yaşam dersi”
Yaşam dersleri kişiye bir ceza değil öğrenmedir!
Astrolojide Satürn; Karma yasasının yöneticisidir! Yani bir diğer adı ile “sebep- sonuç yasası.”
Satürn’ün simgesi “Orak”
Simge aslında olayı bize gayet açık anlatıyor!  “Zamanı geldiğinde herkes ektiğini biçer!”
 
“Karmik dersleriniz” çoğunlukla doğum haritanızda Satürn’ün yerleştiği burç ve evle ilgilidir. 
Bu demek oluyor ki daha biz bu dünyaya gelirken sizin fıtratınıza göre almanız gereken dersler belirleniyor. Ve sırasıyla siz bu dersleri (tıpkı bir okul gibi) görmeye başlıyorsunuz. Her bir dersi verene kadar gerekirse tekrar ediyorsunuz, farklı kişiler farklı olaylar ama konu özde aynı…
Yani sizi tekâmül yolunuzda ilerletmek için bu derslere ihtiyacınız var.
Astrolojinin size faydası bu noktada şu olur!
Yaşayacağınız dersleri önceden bilgilenerek dönüştürebilirisiniz. 
“Tedbir Takdiri kaldırır” derler…
Dolayısıyla bu derslerle nasıl başa çıkacağınızı öğrenirsiniz.
 
Yaşar Nuri Öztürk’ün çok sevdiğim bir sözü vardı:
Bir çizgi koymuştur Yaradan. Tekamül noktası. Bu noktaya çıkacaksın diyor.
Yokuşu geri yürümeye kalkma.
O yokuşu sana tamamlatacaklar.
Sabr et tahammül et, yokuşu tamamla.
 
Bunun için direnç göstermek yerine doğum haritamızda Satürn hangi evdeyse o konu ile çalışmak gerekir!
Çünkü bizim karşımıza çıkacak insanlar tam da o yönümüzü dengelemek için bizi zorlayacak türde kişiler olacaktır. Eğer biz bunun bilincinde olursak kendimizde keskin yönleri törpüleyerek bu enerjileri dönüştürebiliriz.
Edgar Cayce der ki; “bir planetin zararlı olmasını beklersek zararlı olacaktır. Buna rağmen planetin yararlı olmasını oturup beklemekte yetmez! Onu aynı zamanda yararlı olacak şekilde kullanmak gerekir! Hayatınız sizin elinizdedir. Kendilerini dönüştürme yeteneğine sahiptir. Planetlerden gelen bu yönlendirmeleri sıçrama taşları olarak kullan. Hayat deneyiminde onların önünde bir engel olarak bulunmasına müsaade etme!”
 
İlahi Nizam ve Kâinatta bu konu şöyle bir örnekle çok güzel anlatılıyordu
Çarşıdan gelirken elinizdeki paketleri evinize taşımak için bir küfeciye verirsiniz. Küfeci onları evinize kadar niçin taşır? Size yardım etmek için mi? Hayır. Onun böyle bir kaygısı yoktur. O bu işi Sadece sizden alacağı 5-10 kuruşu koparmak için yapar. İşte bu sizin ona otomatik olarak yaptırdığınız bir iştir. Otomatizmanın çeşitli karakterleri arasından bir tanesi de işte bu örnekte olduğu gibi birisini aklın ermediği bir maksat uğrunda aldatıcı veya oyalayıcı birtakım bedellerle yürütmek olur. Buna göre bir insanın otomatik olarak Tekamül yolunda yürümesi demek varması gereken hedefe bilerek veya isteyerek gitmek kudretini gösteremeyen o insanın nefsaniyetlerine göre önüne ya cazibeli oyuncaklar sererek ya da korkutucu sindirici pozisyonlar çıkararak istenilen yolda yürümesini sağlamak demektir
 
Karmik borç ne demek?
Eğer siz bir takım eylemleriniz sonucu bilerek veya bilmeyerek birilerine zarar verdiyseniz kendi hayatınızda da bunu yaşamak üzere kendinize çekersiniz. Yani bunu bilerek bilmeyerek yaptığınızda aynısının size de yapılmasını kabul etmiş olursunuz!
Bu tamamen bizim anlayacağımız şekilde söyleyeyim; bir Kul Hakkıdır.
İnsan farkında bile olmadan o kadar çok başkalarının hakkına giriyor ki…
Başkalarının arkasından konuşmak, eleştirmek, hatta nasıl yapmış böyle bir şeyi diye kınamak, yargılamak bile bir karmik borç oluşturuyor!
Ve Karma Yasası ‘’Evrende hiçbir borç ödenmeden bitmez’’ der.
 
--Diyelim ki Levhi Mahfuzda, aleyhine bir hüküm gördün. O hükmün değişmesi için direnebilir, kaderi yırtma savaşına girebilirsin. (Harputlu Kemal Efendi)
 
Buradan şunu anlıyoruz demek ki bu benim kaderim neyse çekerim diye bir şey yok!
 
Evrende zaman diye bir şey yok.. Her şey an'da gerçekleşir.. Bu yüzden geçmiş ve gelecekten bahsetmek doğru değil... Dolaysıyla gelecek her zaman değişebilir… Siz düşüncelerinizi eylemlerinizi değiştirdikçe geleceğiniz de değişebilir.
 
Karmik borcu sağaltmanın yani iyileştirmenin 2 yolu var.
Biri yüzleşmek.
Önce kendinize şu soruyu sormalısınız?
”Bu bana niye oluyor? Bana verilen mesaj ne? 
Eğer sorunu biliyorsanız, kul hakkı dedik ya, o kişiden helallik alarak direk olayı kökten çözmek!
Bunu yapamam diyorsanız…
Diğer bir yol ise
Gerçekten yaptığınız şeyden pişman olduğunuzu beyan edip bir daha böyle bir şeye asla meyletmeyeceksiniz. 
 
Sahip olduklarına şükrederek akışa bırakmak… 
Yaşadıklarınızı büyüterek kendinize acımayı bırakmak… 
Anda kalmak. Endişeyi bırakmak!
Çünkü yaşadığınız şey sizi Spiritüel olarak büyütmek için hayatınızda! Hangi konularda artık geliştiğinize bakın!
Hayıflanmak yerine size ne öğrettiğini anlamaya çalışmalı…
Hiçbir şey bilmiyorsanız bile şikayetlenmeyi bırakmanız kabule geçmeniz yeterli!
Bu çok önemli bir adımdır. Bunu başardığınızda karmik bağınızı koparırsınız.
O zaman yaşadığınız olumsuz deneyimler yinelenmeyecektir!
Sizin o durumla hemhal olduğunuzu gördüklerinde şöyle denilecektir!
Bu ders öğrenildi tekrarına gerek yok!
 
*“Ha, birde sizin adınıza karmanızı temizlemek” diye bir saçmalık var!
Mümkün mü sizce Allahaşkına, bir başkası sizin günahlarınızı temizleyebilir mi?
Bu konuya hiç girmiyorum bile…