Bu pazar size kendi yazdıklarımdan ve Ders-sevmez Hamdi’nin fıkralarından bir karne fıkraları derlemesi yaptım. Bakalım sizi güldürebilecek mi?
* * *
Bir arkadaşımın iki çocuğu var. Büyüğü kız, küçüğü erkek. Abla beşinci sınıfta. Küçük ise ilköğretime bu yıl başladı. Ama biraz yaramaz; ele avuca sığmaz, inanılmaz biri. Tabii ablanın karnesinde bütün dersler pekiyi. Küçüğün ise tam üç tane ortası var. Takılmak için, “Mustafa, ablanın karnesi pekiyi doluymuş, getir bir de seninkini görelim, bakalım ne var, ne yok!” dedim.
Ne yanıt verse beğenirsiniz?
“Benim de hepsi pek-orta!..”
* * *
Elif çalışkan bir çocuk. Geçen yıl takdir getirmiş. Nedense bu yıl iki tane kırığı varmış. Tabii annesi bu işe çok üzülmüş:
“Kızım, geçen yıl takdir getirdin diye sevinmiş, bütün komşularımızın, arkadaşlarının annelerinin yanında göğsümü gere gere, ‘Kızım takdir getirdi!’ diyerek sevinç içinde dolaşmıştım. Şimdi söyler misin, ben ne diyeceğim bu insanlara?” demiş.
Bunun üzerine Elif, annesine hemen şu yanıtı vermiş:
“Hep sen sevinecek değilsin ya... Bırak bu yıl da arkadaşlarımın anneleri sevinsinler!..”
* * *
Öğretmen, karnesini almaya gelmeyen öğrencisinin evine telefon etmiş:
“Ateş bugün okula gelmedi. Merak ettim de, onun için arıyorum.”
Karşıdaki ses, “Ateş’in hasta olduğunu,” söylemiş.
Öğretmen, “Çok üzüldüm. Demek ki gelemeyecek! Peki, şimdi ben kiminle görüştüm?” diye sorunca, karşıdaki ses, “Babamla!..” yanıtını vermiş.
* * *
Babası, Ders-sevmez Hamdi’nin okuldan karnesiz geldiğini görünce ona sorar:
“Oğlum, karnen nerede?”
“Şey... Bir arkadaşıma verdim, babasını korkutmak istiyormuş da!..”
* * *
Ders-sevmez’in büyükbabası, babasına şöyle söyler:
“Eğer derslerine çalışmazsan, sana tatil için bisiklet almam!”
“Fark etmez, nasıl olsa öteki kardeşim yine sınıf birincisi olacak!..”
* * *
Ders-sevmez’in babası, oğlunun okul bilgilerine baktıktan sonra şaşırır:
“Oğlum, bu ne hal? Bakıyorum da her konuda sınıftaki 30 öğrenci arasında 30’uncu olmuşsun!..”
“Ye iç de dua et baba, ya sınıfta 40 öğrenci olsaydı?..”
* * *
Öğretmen Sertçıkış ümitsiz bir şekilde sorar:
“Ders-sevmez, çalışmaların yavaş, anlaman yavaş, öğrenmen yavaş!.. Sen hiç hızlı bir şey yapamaz mısın?”
“Çok çabuk yoruluyorum!..”
Bul

Satıcının kapısı açık olur, zilli olmaz 