Sevgili ebeveynler;
 
  Kekemelik konuşma akıcılığının istem dışı motor hareketlerle ses tekrarı, uzatma ya da sözcüklerin arasında oluşan duraksamalar nedeniyle meydana gelen bir bozukluktur. Bunun yanında göz kırpma, tikler, dudak ve yüz hareketleri, kafa hareketleri, sıkıntılı nefes alma davranışları ya da yumruk sıkma gibi motor davranışlar eşlik edebilir. Öte yandan tourette sendromu, bedensel ve sesli tiklerin bir arada bulunduğu bir hastalıktır. Hastalık tanısı koyarken ayırıcı tanı olarak mutlaka bu durum iyi değerlendirilmeli ve buna bağlı süreçte uygun tedavi yöntemleri uygulanmalıdır.
 
  Kekemeliğin genel toplumda yaygınlığı yaklaşık %1 olarak bildirilmektedir. Bireyin yaşam boyu kekemelik olasılığı %3-4’tür. Erkeklerde kızlara oranla 3-4 kat daha sık görülür. Başlangıç yaşı çoğu kez 2-7 yaşları arasında olup kendiliğinden düzelme olasılığı yaklaşık %80 gibi yüksek bir oranda olduğu belirtilmektedir.
 
   Kekemeliğin nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte obsesif, özgüveni yetersiz kişilik özelliğine sahip olma, ailenin ilk çocuğu olma ya da merkezi sinir sistemi anomalileri bu bozukluğun oluşmasında risk etmenleri olarak karşımıza çıkmaktadır. Ayrıca okul başarısı, mesleki başarı ve toplumsal iletişim bu durumdan oldukça olumsuz etkilenmektedir.
Nörolojik veya fizyolojik olarak gelişen bu süreç tamamen psikolojik olarak da gerçekleşebilmektedir. 
 
   Biz yetişkinler günlük yaşantımızda herhangi bir problemle karşılaştığımızda bu problemi yaşamımıza neden olan engelleri ortadan kaldırmaya çalışır ya da bu probleme karşı savunma mekanizmalarımızı kullanırız. Bunlar  problemi sahiplenmeden yansıtmak, problem durumuna ilişkin saldırgan davranışlar sergilemek, problemden kaçma ya da probleme karşı bahaneler bulma gibi savunma dirençleri olabilir.
 
Ancak çocuklar ilk kez karşılaştıkları bir probleme karşı ne türden bir tepki vereceğini bilemeyebilir ve herhangi bir savunma direnci oluşturamadığında bayılma, kekeleme ya da titreme gibi fizyolojik durum bozuklukları meydana gelebilir.
 
 
Ne Yapmalıyım?

* Kekeleyen çocukla yavaşça konuşun.
* Konuşma baskısı yaratmadan ilgiyle odaklanarak dinleyin.
* Konuşma biçimi ile değil, anlattığı konu ile ilgilenin.
*Yavaş konuş ,sakin ol gibi uyarılarda bulunmayın ancak siz rahat ve sakin olarak sürece katkıda bulunun.
* Konuşmayı başlatmadan önce kısa cevaplar verebileceği sorular sorarak konuşmaya cesaretlendirin.
* Kekeleyen çocuk konuşurken özellikle jest ve mimiklerinize lütfen dikkat ediniz.(acıma, üzüntü duyma, sabırsızlık, sıkıntılı olma halinden kaçınınız.)
* Çocuğun kekeleyerek söylemeye çalıştığı kelimeleri tamamlamayın.
* Kekeleyen çocuğun sözlerini tamamlamasını sabırla bekleyin.
* Konuşmak istemezken konuşturmaya ısrar etmeyiniz.
* Tek başına rahat edebileceği bir ortamda şarkı söylemesini sağlayın.
* İşitsel nörolojik bir problem olmadığından emin olun.
* Topluluk karşısında ve yabancı bir ortamda konuşurken kekemelik artacaktır ve buna bağlı stresle duygusal bozukluklar yaşanabilir. Lütfen ilk aşamada bu türden iletişimlerden kaçının.

 
Pedagog
Sümeyra Yapıcı