En sevdiğin insana sarıldığında ne hissediyorsun? Şimdi lütfen birkaç saniye için gözlerini kapat ve o en sevdiğin insana sıkı sıkı sarıldığını hayal et. Denemeden bir sonraki cümleyi okuma. Denemekten çekinme lütfen. Evet! Bunu hayal ederken bile belki de tebessüm ettiğini fark etmişsindir ve eminim ki daha iyi hissediyorsun. Peki yoğunlukla hissettiğin duygu neydi? Şefkat, merhamet, sevgi… Peki o sarıldığın kişinin şefkat, merhamet ve sevgiye ihtiyacı varsa nasıl sarılırsın? Sanırım daha çok, daha güçlü, daha anlayışlı…

Kişinin kendisiyle ilişkisi, hem psikolojik sağlığını hem de çevresiyle kurduğu ilişkiyi şekillendiren önemli faktörlerdendir. Kendinle nasıl bir ilişkin var, düşündün mü? Bu soruyu daha da somutlaştırmak istersen eğer, daha öncede bahsettiğim gibi bir kağıda kendinle ilgili olumlu ve olumsuz, duygu ve düşüncelerini yazabilirsin.  Şimdi yüzleşme zamanı! Ağır basan taraf hangisi; olumlular mı olumsuzlar mı?

Hayat istediğin gibi gitmediğinde; hata yaptığında, kötü hissettiğinde, canın yandığında bazılarımız kendine kızar, suçlar, canını yakar. Adeta kendimizi cezalandırırmışçasına kendimizi anlayıştan uzak ve olabildiğince acımasız bir şekilde yargılarız. Ya sen, sen ne yapıyorsun? Şefkat, merhamet, anlayış ve sevgi… Tam da en çok ihtiyacımız olan şeyler. Başkasından değil önce kendimizden almamız gerek şeylerken sen kendine neden kıyıyorsun?

En önemli nokta bence kendine karşı duyarlı olabilmen. Kendini tanıman ve ihtiyaçlarını fark edebilmen. Peki kendime karşı nasıl duyarlı olabilirim diyorsan eğer; genel anlamda yaşadığın zor zamanlarda, kendini çaresiz hissettiğinde, zayıf anlarında kendine karşı duygusal olarak anlayışlı olmandır diyebilirim. Kendini desteklediğin, anlayışlı olduğun bir sen; acımasızca yargılamaktan uzak, hoş görü ile yaklaştığın, en yakın arkadaşına şefkat verir gibi yaklaştığın sen. ‘’Öz-anlayış, Dr. Kristin Neff’in Budist felsefeden esinlenerek psikoloji literatürüne kazandırdığı bir kavram. Özünde bireyin kendisine karşı merhametli, destekleyici, şefkatli ve anlayışlı olmasını anlatan bir kavramdır. Öz-anlayış, kişinin kendi acılarına karşı açık ve duyarlı, kendisine karşı nazik ve şefkatli olması, yaptığı hatalar karşısında affedici olurken, başarısızlık ve yetersizlikleri karşısında yargılayıcı olmaması; yaşanılan sıkıntı verici durumları tüm insanların yaşadığı tecrübeler olarak görmesi ve içinde bulunulan anı yargılamadan olduğu gibi kabullenebilmesidir.’’ * (Atalay, Z. (2011). Öz-anlayış ve Bilinçli Farkındalık. Maya Akademi)

Öz-anlayış, Neff üç boyutuyla ele alıyor: öz-şefkat, ortak paydaşım ve bilinçli farkındalık. Öz-şefkat, kendine karşı yargılayıcı ve acımasız olmaktansa kendine şefkatle yaklaşabilme. Ortak paydaşım, kendini diğer bireylerden uzakta ve yalnız hissetmek yerine yaşanan zor zamanların normal olduğunu başka insanlarında bu şekilde hissedebileceğini ve bunun insan olmanın bir parçası olduğunu görürler. Bilinçli farkındalık, şu anda tam olarak hayatında ne oluyorsa bunun farkında olmaktır. Ayrıca bilinçli farkındalık, şefkat ve bağışlayıcılık ile sevgi aşılayarak bireyi öz şefkate yaklaştırır.

Ve bütün bunlar; yaşanan kötü olayları, hissedilen kötü duyguları, kötü düşüncelerini görmezden gelmek, bastırmak, kaçmak demek değildir. Tam tersi! Büyük bir kabulle gelen iyilik halidir diyebilirim. Kendine karşı öz-anlayışa sahip kişiler, kendine karşı öz- anlayışa sahip olmayan kişilere göre  olumsuz yaşantılara karşı duygusal risklere karşı daha dayanıklıdırlar.

Yapılan pek çok araştırma öz-anlayış, öz-şefkat ve bilinçli farkındalığın psikolojik sağlığımıza etkisini gösteriyor. Yaşamdan alınan doyumu, anı yaşayabilmeyi, tadını çıkarabilmeyi, kendine şans verebilmeyi ve ilişkileri geliştiriyor. Düşün lütfen, geçmişte bir sorun yaşadığından sevdiğin bir insan yanında olduğunda gücüne güç katılmış, umut dolu, sevgi dolu hissetmiyor musun? İşte tıpkı o zor zamanlarda başkasından almaya alıştığın o desteği şimdi kendin yaratabilirsin. Zamanla, sabırla… abracadabra! gibi bir sihir değil, bu kabul ve farkındalık becerisi; hayata bakış açında içten, özden gelen büyük bir beceri.

 

”Sen kendin, tüm evrendeki herkes kadar, kendi sevgi ve şefkatini hak ediyorsun.”Buda

 

DEV HİZMET : )  Dr. Kristin Neff’in konuyla ilgili TEDx konuşmasına linkten ( https://www.youtube.com/watch?v=lQjmQfYkJHg ) ulaşabilirsiniz ve lütfen YouTUBE’a da şefkat gönderelim hep birlikte çünkü dilersen videonun üzerindeki ayarlar simgesinden alt yazı butonunu açarak Türkçe alt yazılı ile seyredebilirsin.

 

Sevgiyle..

Psk. Dan. Gizem KOLÇAK

www.gizemkolcak.com

@pskdangizemkolcak

@gizemkolcak

pskdangizemkolcak@gmail.com