İş hayatı çok yoğun tempoyla devam ediyor. Yılsonu yaklaşıyor, bitmesi gereken işler var. Proje bitsin, hedefleri tutturalım, ekibi kuralım derken iş hayatının içinde akışa kapılıp gidiyoruz. Özellikle kadınların yükü çok daha fazla, bir de destek olanı yoksa yükü katlanıyor. Kendine zaman ayırmak büyük lüks haline geliyor. Zaman o kadar kıymetli hale geliyor ki, parayla satılsa alır mıydık veya satın almaya gücümüz yeter miydi acaba?

Kadınlar bu anlamda erkeklere nazaran daha fazla yüke sahip. İş yerinde çalışıyor, mesaisi bitiyor ama eve dönüş yolunda yeni mesaisi eve girmeden evin ihtiyaçlarını düşünmekle başlıyor. Yemek, evin düzeni, çocukların okulu, temizlik, ütü vb. Bu işlerin yanında sosyal çevresine, akrabalarına, komşularına da zaman ayırıyor, ayırmak da zorundayız.

İş ve özel yaşam dengesini kurarken kadınlar olarak çok daha fazla enerji harcadığımız bir gerçek. Özel yaşamında mutlu olan, iş hayatında da mutlu oluyor bu bir gerçek. Erkeklerin eşlerini mutlu etmesi çok önemli, mutlu anne - mutlu eş, mutlu bir aile - mutlu bir yuva anlamına geliyor. Erkekler eşlerini mutlu ettiklerinde aslında geleceklerine ve kendi özel yaşamlarına da yatırım yapmış oluyorlar, maddi kazançtan daha da önemli bence.

Çalışan kadınlar olarak hem iş hayatında başarılı olmak hem de iyi bir anne&eş olmak için çaba harcıyor. İş özel yaşam dengesini kurabilmek iş yerinde ki performansı etkilediği gibi özel yaşamında da mutluluğu getiriyor.

Danışanlarıma şunu hep sorarım Bugün kendiniz için ne yaptınız?” Bu kadar kısıtlı ve değerli zaman arasında kadınlar olarak hiç kendinize zaman ayırıp ayırmadığınızı düşündünüz mü? Neye ne kadar zaman ayırıyorsunuz? İşleriniz doğru bir şekilde önceliklendirip yapacaklarınıza dair listenizi kısaltabiliyor musunuz?

·       Öncelikle işten çıkıp eve geldiğinizde iş hayatınıza dair şapkanızı evin dışında bırakın, evde işinizi düşünmeyin. Anne-eş-birey şapkanızı takın. Kendinize ait şapkanızı takmazsanız bir müddet sonra yorulur, yıpranır ve sağlık-psikolojik sorunlar yaşayabilirsiniz. Biliyorum teknoloji ve kurum kültürleri buna izin vermese de bunu minimize etmek sizin elinizde.

·       Yapmak zorunda olduklarınızı, keyif aldığınız veya alabileceğiniz aktiviteleri belirleyin. Aile ziyaretleri, sosyal ziyaretleri vb. Hepimizin yapması gereken kendine göre yapması gerekenler var. Gerektiğinde destek almaktan çekinmeyin. Belki aileniz, belki eşiniz belki de bir yardımcı. Yardıma ihtiyacınız olduğunu söylemezseniz bu gerçek bilinmez, yine siz yorulursunuz.

·       Gününüzü mutlaka planlayın, yapacaklarınızı listeleyin. Hangi işi yapmak için ne kadar zamana ihtiyacınız var, belirleyin. Keyif aldıklarınızı da sakın ha atlamayın. Ev işleri, çocukların ödevleri, yemek yapmak bunların yanına belki bir hobi ekleyebilir veya ara sıra kadın kadına yapılan görüşmeleri ekleyebilirsiniz.Kendinize ayırdığınız vakti periyodik olarak bu listeye ekleyin. Zaman kısıtı varsa en azından bir yarım saat sevdiğiniz bir yazarın kitabını mutlaka okuyun.

·       En önemliden en önemsize bu listeyi önceliklendirin ve kendinize haksızlık etmeden zamana yayın bazı işleri. En önemliler en önce, acelesi olmayanları arkaya atarak gerektiğinde kendinizi rahatlatın.

·       Neye ne kadar vakit ayırmanız gerektiğini biliyorsunuz, yapacaklarınızı takvimlendirin, yazın bir kâğıda ve buzdolabına yapıştırın örneğin. İş yerinde iş planı yapıyorsanız özel hayatınızda niye bu iş planı olmasın. Aklınızda yeteri kadar yük varken birde bu liste zihninizi yormasın.

·       Bu planlara uymaya çalışın ki kendinize de daha çok vakit ayırın. İşlerinizi delege edin, teknolojiyi kullanın.

·       Kendinize saygı duyun, duyulmasını sağlayın, talep edin. Bazen hayır demek, evet demekten daha hayırlı olabilir.

·         En önemlisi yetişmeyecek endişesinden kurtulun. “'hurry sickness'' acelecilik hastalığı diye her işi hızlıca çözmek, fazla iş edinmek ve sonrasında nasıl üstesinden geleceğini bilmemek durumuna düşebilirsiniz. Bu durumda yine siz stres yüzünden gerginleşirsiniz. (https://www.psychologytoday.com/blog/the-time-cure/201302/hurry-sickness)

Bir nefes alın ve bugün kendim için ne yapsam sorusunu cevaplayın?

Çıkın arkadaşlarınızla birkaç saatliğine dışarı ve kahvenizi keyifli bir ortamda dostlarınızla geçirin. Ben bu hafta sonu böyle yaptım. Kadıköy’ de Cadı Kafe de çok danışanlarıma ve işlerime ayırdığım vaktin daha kaliteli geçmesi için kendime de vakit ayırdım. Keyifli, eğlenceli bir mekân olması yanında kadınların keyifli sohbet ettiklerini görmek çok güzeldi. Masalarda olan maskeler, cadı şapkaları ile çektiğiniz fotolarla keyifli vakit geçirmek sizin elinizde.

Haftanızı planlarken kendinize vakit ayırmayı unutmayın. Yaşadığınız her andan keyif alıp, iş hayatına taptaze devam etmeniz dileğiyle…

 

KARİYERİNİZ PARLASIN

Kurumsal ve bireysel danışmanlık talepleriniz için esra@cvcheckup.com e-posta adresinden iletişime geçebilirsiniz.

ESRA KEMER

Kariyer Danışmanı, İnsan Kaynakları Profesyoneli