Model grubunun davulcusu Kerem Sedef, grubun dağılmasının ardından sahnenin arkasından sahne önüne çıkma kararı aldı. Yeni yılın ilk ayında ilk single’ını müzikseverlerle buluşturacak olan Kerem Sedef’le müzikteki yeri kariyer planlarını konuştuk...

- Öncelikle nasılsınız? Biraz bize kendinizden bahseder misiniz?

Bomba gibiyim, teşekkür ediyorum. 1982 yılında İstanbul’da doğdum. Özellikle babamın eski bir solist olması ve evimizde hiç müziğin esik olmaması ile çok erken yaşlarda müzikle tanıştım. Babamın grup arkadaşı Tekin Arcayürek sayesinde davula ilgi duymaya başladım. Sonrasında Bülent Akbay’dan davul dersi aldım. 17 yaş itibari ile bugüne kadar uzanan müzik kariyerim böylelikle başlamış oldu. Bu arada annemin genlerinden gelen çizim katkısı ile de mimarlığı bitirdim. Ama müzik her zaman ağır gelen taraf oldu.

- Model Grubu’nda davul çaldınız? Bir araya gelme hikayenizi kısaca öğrenebilir miyiz? Şimdi Model’in dağılması ile kendiniz yeni bir şeyler yapıyorsunuz diye duydum. Neler değişti?

Model, kariyerimde çok önemli bir yere sahip. Hayatımda ilk defa bir grup üyesi olmanın tadına vardım. Süper günlerimin olduğu dolu dolu yıllardı. Grup, davulcuları ile yollarını ayırdığında, beni aileye dahil ettiler. Gerisini hepimiz biliyoruz. Çok yoğun geçen bir dönemin ardından grubun dağılması ile biraz geri çekilip büyük resme bakma şansım oldu. Bu arada -birkaç güvendiğim kişinin de zorlaması ile diyeyim- sahnenin arkasından önüne doğru bir yatay geçiş denemesi yapmaya kalkıştım. Bu, davul çalmayı bırakıyorum demek değil. Ama artık biraz daha Kerem Sedef ismine yeni şeyler katmaya çalışıyorum diyelim. Böylece solist olarak ilk single’ımın kaydını yaptım.

- Single yolda öyleyse… Biraz bahseder misiniz?

Az önce söylediğim gibi, birbirinden bağımsız çok güvendiğim birkaç kişinin ‘Sen neden söylemiyorsun?’ diye aklıma girmeleri ile böyle bir karar verdim. Bu kararımı yakın arkadaşlarım Suat Yılmaz ve Övünç Dan’a açtığımda onlar da destek oldular. Çikolata Müzik Fabrikası’nda inanılmaz işler yapıyorlar. Benim için de güvenli bir ortam yaratılmış oldu işin açıkçası. Ayrı dili konuştuğumuz, işinde başarılı iki yakın arkadaşımla çalışmak çok keyifliydi. Laf aramızda, şu an ikinci single için çalışmalara başladık bile... Motivasyonu yüksek, modern sound’a sahip, hareketli bir şarkı çıktı ortaya. Ocak ayı sonuna doğru müzikseverlerle buluşturacağız. Olgu Baran ile güzel bir klip konsepti de yarattık. Ocak başı gibi klibi çekersek 2018’e harika bir giriş olacak.

- Sporla da iç içe yaşıyorsunuz. Antrenman düzeniniz nasıl ve bu yoğunlukta nasıl zaman buluyorsunuz?

Spor çocukluğumdan beri hayatımın içinde. Bazı dönemler çok kilo aldım. Özellikle son 3-4 senedir dikkatli yaşamaya çalışıyorum. 20’leri yeterince rock’n roll geçirdikten sonra 30’larda daha çok düzenli bir hayatı benimsedim. Antrenman yapmak ve farklı disiplinleri denemek hoşuma gidiyor. Hatta yurt dışında sertifika programı bitirip, sporcu beslenmesi koçluğu sertifikası aldım. Şu sıralar Yağız Özcan ile fitness programı, Okan Süngü ile plyometric (zıplama) antrenmanları ve Ertan Balaban ile jiu-jitsu antrenmanları yapıyorum. Önümüzdeki yıl içinde Ironman planlarımız var, bakalım.

- 2018 yılı içinde albüm yapmayı düşünüyor musunuz?

Şu anki planımız sık aralıklarla single çıkarmak şeklinde. Tabii her an her şey değişebilir. Bu arada, Övünç Dan ile oluşturduğumuz iki kişilik grubumuz ‘Gaddar’ın da 2018’de ilk single’ı yayınlayacak. Davulu bırakmıyorum demiş miydim? Ayrıca önümüzdeki sene için farklı farklı mecralarda ayrıca kişisel projelerim var. Bunları da yavaş yavaş hayata geçireceğiz. İnanılmaz güzel bir ekip ile çalışıyorum. Talent istanbul, Emrah Günkaya ve Senem Kaya menajerlik tarafında süper işler yaparken, PR ve iletişim tarafında Burcu Bulut harikalar yaratıyor.

- Kimler dinleyici kitleniz olacak bu single’da?

İşin açıkçası kestirmesi zor bir durum bu. Çünkü sound olarak ne kadar modern ve hareketli ise söz olarak da o kadar motive edici ve içten olduğunu düşünüyorum. Gönlüm tabii ki geniş bir demografiye hitap etmesi. Beraber göreceğiz artık.

- Türkiye’de insanlar şu sıralar neler dinliyor?

Çoğu kişi ile sosyal medya ortamlarında, gittiğim söyleşi ve konuşmalarda, hatta sokakta bağlantı halindeyim. Bu karşılaşmaların sonucunda hep çok geniş bir yelpazesi içinde müzik dinlendiğini gördüm. Bu harika bir şey. Müziğin birleştirici gücü demek hala büyüsünü kaybetmemiş. Bir şekilde insanların hayatında ve onlara dokunabiliyor.

- Mesleğinizle ilgili etkilendiğiniz isimler kimler?

Davul ve solist olarak ayırıp uzun olarak yazmadan tek bir isim verebilirim. Hatta beni tanıyanlar sanırım cevap verdiler bile bu soruya, Michael Jackson... Çocukluğumdan beri hayranıyım. Küçükken dansları ve müziğinden inanılmaz etkilenirken, büyüyüp hayat ile tanışınca başka şeyler ifade etmeye başladı. Hayatımı değiştiren şarkılarından biri olan ‘Man in the mirror’ göğsümde dövme olarak yerini almıştır. Hatta bu single da kendisine saygı amacı ile bir göndermem vardır.

- Ayrıca 12 yıldır davul eğitmenliği yapıyorsunuz. Biraz bize bu eğitimlerden bahseder misiniz?

Davul çalmak kadar öğretmek de benim için çok keyifli. Uzun yıllar Drum Club ve kendi stüdyomda ders verdikten sonra şimdi Zuhal Müzik ile güçlerimizi birleştirdik. Zuhal Müzik’in Akasya AVM’deki mağazasında haftanın 3 günü eğitim veriyorum. Ders almak ve başlamak isteyenler burası ile iletişime geçip benimle saatlerini ayarlayabilirler. Herkesi bekliyorum…