Kıbrıs

02.05.2017 - 16:26 | Son Güncelleme: 02.05.2017-16:29

Kıbrıslı Türk işadamı Başel dünyanın da gündeminde

Kıbrıslı Türk Başel, dünyada prestij sahibi girişimci ve yatırımcıların takip ettiği Entrepreneur Dergisi’ne konuk oldu.

Sitene Ekle

GİRİŞİMCİLİĞİ ÖRNEK OLDU: Kıbrıs’tan dünyaya teknoloji satacak düzeye ulaşan ve Kıbrıslı Türklerin gururu olan Burak Başel, ABD’deki yatırımları ile dikkat çekti. Yatırımcıları yakından takip eden Entrepreneur Dergisi ve onun web sitesi olan www.entrepreneur.com son sayısında Burak Başel’i konuk etti

YENİ PROJEYE ORTAK OLDU: San Francisco’daki Silikon Vadisi’nde yer alan  JuiceBot www.juicebot.com isimli start up firması, gıda teknolojileri konusunda geliştirmekte olduğu projenin hayata geçirilmesi için Basel Holding ile ortaklık anlaşması imzaladı.

Los Angeles’ta kırk yıldır yayın yapan girişimci ve yatırımcıların yakından izlediği Entrepreneur Dergisi ve onun web sitesi olan www.entrepreneur.com yazarı Jonathan Long, Kıbrıslı Türk Girişimci Burak Başel ile yaptığı röportajı yayınladı.

Attığı adımlarla Kıbrıslı Türklerin gururu olan Başel, Silikon Vadisi’ndeki başarıları ile, dünyada da ilgi görmeye başladı.

Hedef büyüten ve Kıbrıs’tan dünyaya teknoloji anlamında bir köprü vazifesi gören Başel, aynı anda teknoloji sektöründeki uluslararası yatırımlarına da devam ediyor.

Kıbrıslı iş adamı Burak Başel’e ait Basel Holding, Amerika Birleşik Devletleri’nde bulunan Silikon Vadisi şirketleri ile sürdürmekte olduğu ortak projelerine de hız verdi. 

San Francisco’daki Silikon Vadisi’nde yer alan  JuiceBotwww.juicebot.com isimli start up firma, foodtech (gıda teknolojileri) konusunda geliştirmekte olduğu projenin hayata geçirilmesi için Basel Holding ile ortaklık anlaşması imzaladı. 

Start- Up konusunda öneriler…

Röportajda girişimci Burak Başel Start-Up firmaları ve risk sermayedarları arasındaki ilişkiler konusundaki düşüncelerini açıkladı.

Entrepreneur Dergisi ve onun web sitesi olan www.entrepreneur.com'da Jonathan Long’a konuk olan Başel, yatırım alanında aldığı riskle de takdir topladı. Başel, neden yatırım kararı aldığını, hedef ve beklentilerini Long’a aktardı.

Yazar Jonathan Long, Başel’den esinlenerek kaleme aldığı yazısında “Risk sermayedarlarının yatırım yapmadan önce dikkate aldığı 6 önemli unsur” bulunduğunu belirterek , Start Up’ların sadece yüzde birinin risk sermayedarlarından yatırım alabildiğine işaret etti ve bu yüzden birinin içerisine nasıl girilebileceği sorusuna Burak Başel’den yanıt istedi.

Sürekli girişimcilerle konuştuğunu belirten Jonathan Long girişimcilerin hepsinin de aynı engelle karşılaştığını,bunun da fikirlerinin fonlanması ile ilgili zorluklar olduğunu yazdı.

Yazısında insanın kendi işini kendi imkanlarıyla başlatabilmesinin gerçekleşebilir bir seçenek olmadığına işaret eden Long, “Geleneksel olarak borç veren organizasyonlar genelde yeni girişimcilere dönük borç vermeye çok sıcak bakmıyorlar. Bu yüzden de risk alacak sermaye sahiplerine ihtiyaç duyuluyor” dedi.

Yatırımcı çok az

Yazısında “Gerçeklere bakılacak olursa, Amerikan şirketlerinin yüzde birinden de azı risk sermayedarlarından yatırım alabildi. Risk sermayedarlarından gelen para aslında bulunmaz hint kumaşı gibi bir şeydir. Benim son bir kaç yılda bir kaç risk sermayedarı ile görüşebilme şansım oldu. Bunlardan biri de Burak Başel’di. Başel’e yatırım yapmadan önce dikkate aldığı önemli unsurları sordum” diye devam eden Long, Başel’in Start-Up firmalarına finansman sağlama kararı vermeden dikkate aldığı unsurları şöyle sıraladı:

1-İş ortaklarının karakteristik yapısı
Bir fikrin ya da bir şirketin  arkasındaki insanlar önemlidir ama  karakter yapısı daha da önemlidir. Dünyadaki en iyi fikri siz bulmuş olabilirsiniz ama bu fikir ancak iyi bir ekiple hayat bulabilir. Fikir sahiplerinin güvenilirlikleri, dürüstlükleri ve uzun süreçli etik değerlere dayalı bir ilişki kurma potansiyeli bunda bir rol oynar. Kendi rolünü iyi anlayan ve rolünü sevgi, aşk  ve tutku ile yapan bir ekipten daha iyisi olamaz. Bir ekibe yatırım yapmadan o ekibin yetenek ve karakterine tamamen güvenmeliyim.

2- İş ortaklarının kapasitesi

Start up pozisyonlarını sırf bir takım yaratıp da başlatmış olmak için dağıtamayız. Takım içindeki her bireyin fazlası ile kalifiye (nitelikli  ve donanımlı) ve işi ileriye, bir üst seviyeye taşıyabilecek yeteneğe sahip olduğundan emin olmanız gerekir. Örneğin, sınırlı finans deneyimi olan bir finans müdürü ile aynı şekilde beceriksiz bir pazarlama müdürü sizin için felaket olabilir.

Başarı için işi geliştirip büyütme potansiyeline sahip bir ekibiniz olmalı. Deneyim ve geçmişte başarılanlar da güveni artıran diğer önemli etkenlerdir.

Desteklenecek doğru ekibi kurmak, risk alan sermayedarların paralarının doğru yere giderek finansman sağlanması şansını yükseltir.   

3- Yaratıcı Fikirler

Her yeni start-up kendi alanının ‘UBER’idir. Bu hep böyle olur. Bu sermayeyi Amerikan şirketlerinin yüzde birinden bile azının alabildiğini göze alacak olursak, ortaya koyacağınız yaratıcı fikirlerle dikkat çekmeniz ve fark yaratmanız lazımdır. Bunu yapmanın da yolu gerçekten yaratıcı ve benzeri olmayan fikre sahip olmanızdan geçer. Eğer fikriniz risk sermayedarının önceden hiç duymadığı bir şey ise, o zaman ortaya koyacağınız yaratıcı fikirle onun dikkatini çekmeyi başarmalısınız.  Bu fikrin yeni bir fikir olması ve kesinlikle daha önce başka bir kimsenin bu fikri ortaya koyup başarmadığı bir şey olması gerekir. Kapsamlı bir  AR-GE çalışması ile gelen yenilikçi bir fikir benim  en azından sunumuna  bakmam için dikkatimi çeker.

4- Kamusal yarar

İnsanlar genelde yüzde 80 ya da 90 oranında start-up girişimlerinin başarısız olduğunu iddia eder. Gerçekten başarılı olan start-upların ise topluma büyük yararı olur ve bunlar toplumda yaşanan bazı sorunlara çözüm getirir, hayatı kolaylaştırır. ‘Uber’ ulaşımı kolaylaştırdı. Snapchat ise iletişimi, Airbnb seyahati kolaylaştırdı. Gerisini siz anlayın.

Ben insanlığa katma değer sağlayan start-upları severim. Geniş çapta bir soruna çözüm üretiyor mu, nüfusun büyük bir çoğunluğuna bir yarar sağlıyor mu sorularının cevabına bakarım. Bu sorulara cevap evet ise o zaman dikkat çekme şansları çok daha fazla olacaktır.

5- Sürdürülebilirlik

Start-up fikrinin yatırımcı için değerli olabilmesi için  sürdürülebilir olması gerekir.

Kısa süreli bir fikir de hala daha uygulanabilir ve kar getirebilir olabilir ama genelde risk sermayedarının bakış açısına göre sürdürülebilirlik önemlidir. Risk sermayedarları milyonlarca lira harcar ve harcadıklarının karşılığını defaatle almak ister. Bu yüzden sermayedarlar fikrin sürdürülebilirliğine önem verir. Fikrin uzun ömürlü olduğunu düşünmedikleri ortamda risk sermayedarları yatırım yapmazlar.

6- Finansal görünümü

Risk sermayedarları para kazanacakları fikirlere yatırım yaparlar. yatırım yapmalarının başka bir nedeni yoktur. Bu onlar için bir iş yapma ve para kazanma yöntemidir. Önemli olan girişimin finansal görünümüdür, yani ne zaman kar getirmeye başlayacağıdır. Girişimci ile yatırımcı arasındaki anlaşmanın finansal olarak anlamlı olması ve kısa sürede geriye dönüşünün olması gerekir. Amaç ilk yatırımın kendi kendisini ödemesi ve ondan sonra da başka projelere yatırım yapma olanağı sağlamasıdır. Her fırsat bir gecede geri dönüş sağlamaz. Risk getiri oranı her zaman dikkate alınır. Her anlaşma farklı olsa da getiri potansiyeli ve  kara geçme  potansiyeli her zaman öncelikli olarak değerlendirilir.

Kıbrıslı işadamı Burak Başel’e ait Basel Holding, Amerika Birleşik Devletleri’nde San Francisco’daki Silikon Vadisi’nde yer alan  JuiceBot www.juicebot.com isimli start up firması ile, foodtech (gıda teknolojileri) konusunda geliştirmekte olduğu projenin hayata geçirilmesi için bir süre önce bir ortaklık anlaşması imzalamıştı. 

JUICEBOT’LA BİİLK
Böylece Juicebot, Dünya da ilk olarak Amerikan Sağlık Bakanlığı’na bağlı FDA (Food and Drug Administration- http://www.fda.gov/ ) tarafından sertifikalı taze organik meyve suyu dağıtım cihazını üretmek üzere Basel Holding bünyesinde bulunan California merkezli JOVA Digital firması ile anlaşmış oldu.  Cihazın, organik gıda ve sağlıklı beslenme trendinin hızla yükseldiği Amerika pazarında ciddi bir ilgi ve etki yaratması üzerine, JuiceBot, start up firmaların en üst seviyesi olan ‘unicorn’ (https://en.wikipedia.org/wiki/Unicorn_(finance) ) statüsüne kavuştu ve ciddi miktarda yatırım alarak ticari faaliyetlerine başlamak üzere harekete geçti. Söz konusu cihazlar öncelikle, Silikon Vadisi’nde yer alan en büyük firmalardan Facebook, Twitter, Amazon, LinkedIn gibi Dünya’nın en büyük teknoloji firmalarının California merkezli kampüslerinde devreye alınmaya başlayan self servis cihazları, aynı zamanda Amerika’nın en büyük organik perakende zinciri Whole Foods’da (http://www.wholefoodsmarket.com/ ) da 1 Mart 2017 tarihi itibari ile mağazalarda kullanıma açıldı.


Hacivat'ın en yakın arkadaşı kimdir?
©Copyright 2019 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.
İlginizi ÇekebilirX