EgeRSS
18 Nisan 2010 - 22:38

Kimliksizleşme!

Geçenlerde bir kahvaltılı toplantıda, Dokuz Eylül Üniversitesi eski rektörlerinden Prof. Dr. Emin Alıcı bize bir sunum yaptı. Sunumun konusu “Boş Kimlik/Kimliksizleşme” idi. Emin hoca bir hekim olmakla birlikte sosyal ve siyasal olaylara da ilgi duyan ve bu konulara kafa yoran birisi.
Boş kimlik veya kimliksizleşme olayını Emin Alıcı hoca şöyle açıklıyordu:
“Son zamanlarda kişileri tanımlamak zorlaştı. Yirmi yıl önce şöyleydi, sonra böyle oldu, şimdi de başka bir şey. Hangisiyle tanımlayacağız bu kişiyi? Bir de kişinin kendini tanımlaması ile yapıp ettikleri arasında da çelişkiler var. Öte yandan gerçekte öyle olmadığı halde, bir de ‘mış gibi’ gözükme sorunu da var.”
Hocamıza göre, bütün bunlar insanların birçoğunun tutarlı bir kimliğe sahip olmasını engellemektedir. Neden giderek böyle olduğunu birlikte tartışmaya çalıştık.
Çok önemli altüst oluşlar yaşadığımız bir çağda sosyal ve kültürel kimliklerimizin bundan etkilenmemesi mümkün değil. Yaşadığımız yerler değişiyor, işlerimiz değişiyor, sosyal çevremiz ve gündelik yaşamımız değişiyor. Kimliklerimizin sabit kalması mümkün değil.
Sahip olduğumuz sosyal ve kültürel kimliklerimizin sabit olmadığını, sürekli olarak yeniden üretildiğini unutmamamız gerekir.
Örneğin, yirmi yıl önce kendini sosyalist veya komünist olarak tanımlayan bir kişinin bugün sosyal demokrat veya liberal olması söz konusu olabilir. Çünkü hem çağımızdaki gelişmeler ve hem de ülkemizin geçirdiği dönüşümler bizim siyasal eğilimlerimizi doğrudan etkileyebilir. Öte yandan kişisel tarihimizde meydana gelen değişmeler ve yaşımıza bağlı olarak da bazı düşünce ve tavırlarımızda farklılaşmalar olması doğaldır.
O halde ortada sorun veya bir kimlik krizi yok mu? Kuşkusuz var. Uzun sayılabilecek bir döneme yayılan toplumsal ve siyasal krizlerimiz kaygıların, korkuların artmasına yol açıyor. Belirsizlik ve güvensizlik duyguları yükseliyor.
Diğer bir sorun bir süredir yönsüzlük sorunu yaşamamızdır. Büyük ideoloji ve ideallerin yönlendirme gücü azalınca, güvenlik ve sığınma ihtiyacını başka kurumlarda arama eğilimi güçleniyor.
Belirsizlik ve yönsüzlükle baş edebilmek için din ve ordu gibi kurumların güvenliğine sığınma eğilimi güçleniyor. Tüm dünyada gözlenen bu durum, kimliksizleşmeden çok bir değersizleşme tehdidi olarak algılanıyor. Bazı geleneksel değerlerin yitirilmesi daha radikal ve muhafazakar bir siyasallaşma için önemli bir zemin oluşturuyor. 

Reklamlar & Kişisel Ürünler
Yazarlarda Ara
Bul
Hangisi "Misak-ı Milli" ifadesinin Türkçe karşılığıdır?
Markapon
©Copyright 2010