Kısa boylu olması Scarlett Johansson'un bile yüzüne vuruluyor

Scarlett Johansson birçok saygın magazin dergisi tarafından defalarca 'yaşayan en seksi kadın' seçildi. Buna rağmen kısa boylu olmak onun bile kaçamadığı bir durum. 1.60 metre olan Johansson, onu gören hayranlarının "ne kadar kısaymışsın" dediğinden ve bunun onu şaşırttığından bahsediyor.

Kısa boylu olması Scarlett Johansson'un bile yüzüne vuruluyor

Kısa güzel

Kısa güzel

Umut Sarıkaya'nın klasikleşmiş 'kısa yakışıklı' karikatüründen yola çıkarsak Scarlett Johansson da 'kısa güzel'lerden olduğunu söyleyebiliriz. 

Onların sayıları hiç de az değil. 'Kısa yakışıklı' gibi nadir görülmüyorlar. Varlar, varlar...

Fakat Scarlett Johansson'un hayranlarıyla karşılaşmasında aldığı en garip tepki güzelliğiyle değil de boyuyla ilgili olduğuna göre, insanların 'kusursuz güzellik' algısında net bir boy takıntısı olduğunu düşünebiliriz.

Çünkü insan Scarlett Johansson'u görünce boydan bahsetmek yerine büyülenmeli, aşık falan olmalı. Ama öyle olmuyormuş.

Muhtemelen Johansson'u kendi kafalarında öyle bir yere koydular ki hiçbir kusuru olmayan tanrıça gibi bir kadın beklediler.

'Kısa boylu olmak'
da hayranları tarafından bir eksiklik olarak görülüyor olsa gerek; kendisine yakıştıramayıp bunu dile getiriyorlar.

Kompleks mi yapıyor?

Kompleks mi yapıyor?

Scarlett Johansson ise kısa boyluluğunun bir kusur gibi yüzüne vurulması karşısında "Birine böyle bir şey nasıl söylenir!" diye düşündüğünü belirtiyor.

Demek ki "Düşündüğümden kısa boyluymuşsun" tepkisini alan Scarlett Johansson bile olsa insan bozuluyor, hatta içerliyor.

Kısa boylu diye Scarlett'i üzen hayat bize neler yapmaz?

Nihayetinde güzelliği tescilli, başarılı, kariyerli, zengin ve dünyaca ünlü bir kadın o. Hem de Avengers hayranı yeni nesil çocuklar kendisinin bir süper kahraman olduğuna inanıyor.

Tüm bunlara rağmen boyunun kısa olması onun da hoşnut olmadığı bir durum.

Zaten kim selvi boylu olmayı istemez ki?

Herkesin hassas noktası vardır

Herkesin hassas noktası vardır

Scarlett Johansson ya da güzeliği/yakışıklılığı dünyaca kabul görmüş bir başka isim, biz onları ancak televizyonda, sinemada en bakımlı halleriyle gördüğümüz için haliyle her seferinde çok güzel ve çok yakışıklı buluyoruz.

Fakat onlar kendilerini yıllardır görüyorlar. Hem bir alışmışlık hem de kendilerinin en kötü hallerini bile bilme durumları söz konusu. Bu da haliyle kendilerinde bir kusur bulmalarına yol açıyor.

Milyonların beğendiği bir insanın bile kendisinde kafasına taktığı bir kusuru, hassas noktası vardır.

Bunu başkalarından duymaya tahammül edebilmek ise, kendiyle barışık olmak dediğimiz duygu durumu oluyor zaten.

Bu makaleye ifade bırak